Kur’an çalışması
48

Fetih

الْفَتْحِ

29 âyet iniş 111 cüz 26 sayfa 511

Önceki Sonraki
← Önceki Fetih 28 sayfa 514 · Diyanet tefsir grubu 28 Sonraki →

هُوَ الَّذٖٓی اَرْسَلَ رَسُولَهُ بِالْهُدٰى وَدٖینِ الْحَقِّ لِیُظْهِرَهُ عَلَى الدّٖینِ كُلِّهٖؕ وَكَفٰى بِاللّٰهِ شَهٖیدًاؕ

Diyanet meali

O, Peygamberini hidayet ve hak din ile gönderendir. (Allah) o hak dini bütün dinlere üstün kılmak için (böyle yaptı). Şahit olarak Allah yeter.

Kelime meali

هُوَ O
الَّذٖٓی O zattır ki
اَرْسَلَ Göndermiştir
رَسُولَهُ Elçisini
بِالْهُدٰى Hidayetle
وَدٖینِ الْحَقِّ Hak dinle
لِیُظْهِرَهُ Onu üstün kılmak için
عَلَى الدّٖینِ Dinler üzerine
كُلِّهٖؕ Bütün dinler üzerine
وَكَفٰى Ve yeter
بِاللّٰهِ Allah
شَهٖیدًاؕ Şahit olarak

Daha önce Tevbe sûresinde (9/33) açıklanan bu âyet, Mâide sûresinde geçen (5/48), Kur’an’ın “müheymin” niteliği ile de yakından ilgilidir. Hepsi aynı kaynaktan gelen ilâhî dinlerin sonuncusu olan İslâm’ın kitabı Kur’an müheymindir; yani önceki kitaplarla ilgili olarak neyin gerçek, neyin gerçek dışı olduğuna şahitlik eden, onları koruyan, gözeten, denetleyen ve düzelten bir kitaptır. Kur’an-ı Kerîm bizzat yüce Allah’ın korumasında olup tahrifat ve bozulmadan korunduğu gibi (bk. Hicr 15/9) diğer kitapların iman ve amel edilmesi gereken bölümlerini de yok olmaktan korumaktadır. Kur’an onların öğretileri kaybolmasın, boşa gitmesin diye onları korur, Allah kelâmı olduklarına dair şahitlik eder, insanların yapmış olduğu katmalardan, te’vil ve tahrifattan onları arındırır; onları tasdik ve teyit eder. Bu konuda kendisine başvurulacak bir kaynaktır. Kitap olarak Kur’an, din olarak da İslâm diğer kitapların ve dinlerin ilâhî ve yürürlükte olan kısmını olmayanından ayırma ölçütü olunca tabii olarak mevcut dinlerin üstünde bir yere de sahip bulunmaktadır.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 81-82

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Hicr 15/9 · tefsir atıfı

اِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّكْرَ وَاِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ

Şüphesiz o zikri (Kur'an'ı) biz indirdik biz! Onun koruyucusu da elbette biziz.

Nisâ 4/80 · bu âyete atıf yapan tefsir

مَنْ یُطِعِ الرَّسُولَ فَقَدْ اَطَاعَ اللّٰهَۚ وَمَنْ تَوَلّٰى فَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ عَلَیْهِمْ حَفٖیظًاؕ

Kim peygambere itaat ederse, Allah'a itaat etmiş olur. Kim yüz çevirirse (bilsin ki) biz seni onlara bekçi göndermedik.

Saff 61/5 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِهٖ یَا قَوْمِ لِمَ تُؤْذُونَنٖی وَقَدْ تَعْلَمُونَ اَنّٖی رَسُولُ اللّٰهِ اِلَیْكُمْؕ فَلَمَّا زَاغُٓوا اَزَاغَ اللّٰهُ قُلُوبَهُمْؕ وَاللّٰهُ لَا یَهْدِی الْقَوْمَ الْفَاسِقٖینَ

Hani Mûsâ kavmine, "Ey kavmim! Allah'ın size gönderdiği peygamberi olduğumu bilip durduğunuz halde niçin bana eziyet ediyorsunuz?" demişti. Onlar yoldan sapınca, Allah da kalplerini (doğru yoldan) saptırdı. Allah fasıklar topluluğunu hidayete erdirmez.

Saff 61/6 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَاِذْ قَالَ عٖیسَى ابْنُ مَرْیَمَ یَا بَنٖٓی اِسْرَٓایٖٔلَ اِنّٖی رَسُولُ اللّٰهِ اِلَیْكُمْ مُصَدِّقًا لِمَا بَیْنَ یَدَیَّ مِنَ التَّوْرٰیةِ وَمُبَشِّرًا بِرَسُولٍ یَاْتٖی مِنْ بَعْدِی اسْمُهُٓ اَحْمَدُؕ فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ بِالْبَیِّنَاتِ قَالُوا هٰذَا سِحْرٌ مُبٖینٌ

Hani, Meryem oğlu İsa, "Ey İsrailoğulları! Şüphesiz ben, Allah'ın size, benden önce gelen Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, Ahmed adında bir peygamberi müjdeleyici (olarak gönderdiği) peygamberiyim" demişti. Fakat (İsa) onlara apaçık mucizeleri getirince, "Bu, apaçık bir sihirdir" dediler.

Saff 61/7 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ وَهُوَ یُدْعٰٓى اِلَى الْاِسْلَامِؕ وَاللّٰهُ لَا یَهْدِی الْقَوْمَ الظَّالِمٖینَ

Kim, İslam'a davet olunduğu halde Allah'a karşı yalan uydurandan daha zalimdir? Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.

Saff 61/8 · bu âyete atıf yapan tefsir

یُرٖیدُونَ لِیُطْفِؤُ࣒ا نُورَ اللّٰهِ بِاَفْوَاهِهِمْ وَاللّٰهُ مُتِمُّ نُورِهٖ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ

Onlar ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kafirler istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır.

Saff 61/9 · bu âyete atıf yapan tefsir

هُوَ الَّذٖٓی اَرْسَلَ رَسُولَهُ بِالْهُدٰى وَدٖینِ الْحَقِّ لِیُظْهِرَهُ عَلَى الدّٖینِ كُلِّهٖ وَلَوْ كَرِهَ الْمُشْرِكُونَࣖ

O, kendisine ortak koşanlar hoşlanmasa da, dinini bütün dinlere üstün kılmak için peygamberini hidayet ve hak din ile gönderendir.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?