Kur’an çalışması
18

Kehf

الْكَهْفِ

110 âyet iniş 69 cüz 15 sayfa 293

Önceki Sonraki
← Önceki Kehf 29 sayfa 297 · Diyanet tefsir grubu 29 Sonraki →

وَقُلِ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكُمْ فَمَنْ شَٓاءَ فَلْیُؤْمِنْ وَمَنْ شَٓاءَ فَلْیَكْفُرْۙ اِنَّٓا اَعْتَدْنَا لِلظَّالِمٖینَ نَارًاۙ اَحَاطَ بِهِمْ سُرَادِقُهَاؕ وَاِنْ یَسْتَغٖیثُوا یُغَاثُوا بِمَٓاءٍ كَالْمُهْلِ یَشْوِی الْوُجُوهَؕ بِئْسَ الشَّرَابُؕ وَسَٓاءَتْ مُرْتَفَقًا

Diyanet meali

De ki: "Hak, Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkar etsin." Biz zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki, onun alevden duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. (Susuzluktan) feryat edip yardım dilediklerinde, maden eriyiği gibi, yüzleri yakıp kavuran bir su ile kendilerine yardım edilir. O ne kötü bir içecektir! Cehennem ne korkunç bir yaslanacak yerdir.

Kelime meali

وَقُلِ Ve de ki
الْحَقُّ Hak
مِنْ رَبِّكُمْ Rabbinizdendir
فَمَنْ Öyleyse her kim ki
شَٓاءَ Diledi
فَلْیُؤْمِنْ İman etsin
وَمَنْ Her kim ki
شَٓاءَ Diledi
فَلْیَكْفُرْ İnkâr etsin
اِنَّٓا Muhak- kak ki biz
اَعْتَدْنَا Hazırladık
لِلظَّالِمٖینَ Zalimler için
نَارًا Ateş
اَحَاطَ Kuşatıyor
بِهِمْ Onları
سُرَادِقُهَاؕ Onun duvarları
وَاِنْ یَسْتَغٖیثُوا Eğer imdat dileseler
یُغَاثُوا İmdada ko- şulur
بِمَٓاءٍ Bir su ile
كَالْمُهْلِ Erimiş maden gibi
یَشْوِی Haşlıyor
الْوُجُوهَؕ Yüzleri
بِئْسَ الشَّرَابُؕ Ne fena içecektir o!
وَسَٓاءَتْ Ve ne kötüdür!
مُرْتَفَقًا Rahat edilecek yer olma yönünden

Burada da Resûlullah’ın onlara şu gerçekleri hatırlatması istenmektedir: Bu din, Allah katından gelmiş bir dindir. Bunun karşısında zengin-fakir, güzel-çirkin, ünlü-ünsüz, güçlü-güçsüz ayırımı yapmaksızın herkes eşittir. Kur’an, insanlar arasında hiçbir ayırım gözetmeksizin herkese aynı şekilde ve eşit olarak hitap eder. Dileyen ona inanır, dileyen de inkâr eder. İnananın faydası, inanmayanın da zararı kendisine aittir. İnsanlara inanmaları için herhangi bir baskı yapılamayacağı gibi, putperest zenginlerin keyfi için Allah’a samimiyetle inanan fakirler de ihmal edilemezler ve Peygamber’in huzurundan uzaklaştırılamazlar.

Âyet, inkâr edenlerin uhrevî sorumluluğunu ayrıca vurgulamakla beraber, aynı zamanda din özgürlüğü konusunda önemli bir dayanak oluşturmakta, dünyada inananlar kadar inanmayanların da temel insan haklarına sahip olduğuna işaret etmektedir.

Allah insanı akıl ve irade gibi hakkı bâtıldan ayırma yetenekleriyle donatmıştır. İnsan bu yeteneklerini kullanarak gerçeğin ve iyinin arayışı içinde olmaz, aksine bâtılda ısrar ederse kalbi iyice kararır. Allah’ın onu zorla doğru yola sevketmesi mümkünse de bu durum O’nun vermiş olduğu yetki-sorumluluk, ceza-mükâfat düzeniyle uyuşmaz. Bu yüzden, “Gerçek, rabbinizden gelendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin” buyurulmuştur (Allah’ın dilemesi hakkında bilgi için bk. En‘âm 6/39, 107, 111).

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 551-552

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

En'âm 6/39 · tefsir atıfı

وَالَّذٖینَ كَذَّبُوا بِاٰیَاتِنَا صُمٌّ وَبُكْمٌ فِی الظُّلُمَاتِؕ مَنْ یَشَاِ اللّٰهُ یُضْلِلْهُؕ وَمَنْ یَشَاْ یَجْعَلْهُ عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَقٖیمٍ

Âyetlerimizi yalanlayanlar karanlıklar içerisindeki bir takım sağırlar ve dilsizlerdir. Allah kimi dilerse onu şaşırtır. Kimi de dilerse onu dosdoğru yol üzere kılar.

En'âm 6/107 · tefsir atıfı

وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَٓا اَشْرَكُواؕ وَمَا جَعَلْنَاكَ عَلَیْهِمْ حَفٖیظًاۚ وَمَٓا اَنْتَ عَلَیْهِمْ بِوَكٖیلٍ

Allah dileseydi ortak koşmazlardı. Biz seni onların başına bir bekçi yapmadık. Sen onlara vekil (onlardan sorumlu) da değilsin.

En'âm 6/111 · tefsir atıfı

وَلَوْ اَنَّنَا نَزَّلْنَٓا اِلَیْهِمُ الْمَلٰٓئِكَةَ وَكَلَّمَهُمُ الْمَوْتٰى وَحَشَرْنَا عَلَیْهِمْ كُلَّ شَیْءٍ قُبُلًا مَا كَانُوا لِیُؤْمِنُٓوا اِلَّٓا اَنْ یَشَٓاءَ اللّٰهُ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ یَجْهَلُونَ

Biz onlara melekleri de indirseydik, kendileriyle ölüler de konuşsaydı ve her şeyi karşılarında (hakikatın şahidleri olarak) toplasaydık Allah dilemedikçe yine de iman edecek değillerdi. Fakat onların çoğu bilmiyorlar.

Bakara 2/193 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَقَاتِلُوهُمْ حَتّٰى لَا تَكُونَ فِتْنَةٌ وَیَكُونَ الدّٖینُ لِلّٰهِؕ فَاِنِ انْتَهَوْا فَلَا عُدْوَانَ اِلَّا عَلَى الظَّالِمٖینَ

Hiçbir zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Onlar savaşmaya son verecek olurlarsa, artık düşmanlık yalnız zalimlere karşıdır.

Zümer 39/7 · bu âyete atıf yapan tefsir

اِنْ تَكْفُرُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَنِیٌّ عَنْكُمْ وَلَا یَرْضٰى لِعِبَادِهِ الْكُفْرَۚ وَاِنْ تَشْكُرُوا یَرْضَهُ࣑ لَكُمْؕ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىؕ ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ مَرْجِعُكُمْ فَیُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَؕ اِنَّهُ عَلٖیمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

Eğer inkar ederseniz şüphesiz ki Allah sizin iman etmenize muhtaç değildir. Ama kullarının inkar etmesine razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizin için buna razı olur. Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü yüklenmez. Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O da size yaptıklarınızı haber verir. Çünkü O göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir.

İnsân 76/3 · bu âyete atıf yapan tefsir

اِنَّا هَدَیْنَاهُ السَّبٖیلَ اِمَّا شَا‌كِرًا وَاِمَّا كَفُورًا

Şüphesiz biz onu (ömür boyu yürüyeceği) yola koyduk. O bu yolu ya şükrederek ya da nankörlük ederek kateder.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?