قَالَ لَئِنِ اتَّخَذْتَ اِلٰهًا غَیْرٖی لَاَجْعَلَنَّكَ مِنَ الْمَسْجُونٖینَ
Diyanet meali
Firavun, "Eğer benden başka bir ilah edinirsen, andolsun seni zindana atılanlardan ederim."
Kelime meali
Diyanet bu metni 29-33 âyetleri için birlikte vermiştir.
Eski Mısır inancında Firavun hem kral hem de tanrının oğlu ve dolayısıyla tanrı sayılıyordu. Bu sebeple, onun tanrılığını kabul etmemek veya tanrısallığına karşı meydan okumak mevcut dine karşı çıkmak anlamına geliyordu (Firavun hakkında bilgi için bk. A‘râf 7/103); Allah tarafından seçilerek gönderilmiş bir peygamberin, Firavun’un tanrılığını kabul etmesi ise söz konusu olamazdı. Hz. Mûsâ’nın getirdiği deliller karşısında çaresiz kalan Firavun, kaba kuvvete başvurarak onu zindana atmakla tehdit etti. Bununla birlikte Mûsâ aleyhisselâm Firavun’un iman edeceği ümidiyle ona tatlı dille konuştu, Allah da mûcizeler gönderdi (32 ve 33. âyetlerde belirtilen mûcizeler hakkında bilgi için bk. A‘râf 7/107-108; Tâhâ 22/22, 56-76).
Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 151
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
Şuarâ 26/30 · aynı tefsir grubu
قَالَ اَوَلَوْ جِئْتُكَ بِشَیْءٍ مُبٖینٍ
Mûsâ, "Sana apaçık bir delil getirmiş olsam da mı?" dedi.
Şuarâ 26/31 · aynı tefsir grubu
قَالَ فَاْتِ بِهٖٓ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقٖینَ
Firavun, "Doğru söyleyenlerden isen haydi getir onu," dedi.
Şuarâ 26/32 · aynı tefsir grubu
فَاَلْقٰى عَصَاهُ فَاِذَا هِیَ ثُعْبَانٌ مُبٖینٌۚ
Bunun üzerine Mûsâ, asasını attı, bir de ne görsünler asa açıkça kocaman bir yılan olmuş.
Şuarâ 26/33 · aynı tefsir grubu
وَنَزَعَ یَدَهُ فَاِذَا هِیَ بَیْضَٓاءُ لِلنَّاظِرٖینَࣖ
Elini koynundan çıkardı, bir de ne görsünler, bakanlara bembeyaz olmuş.
A'râf 7/103 · tefsir atıfı
ثُمَّ بَعَثْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ مُوسٰى بِاٰیَاتِنَٓا اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا࣑ئِهٖ فَظَلَمُوا بِهَاۚ فَانْظُرْ كَیْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُفْسِدٖینَ
Sonra onların ardından Mûsâ'yı, apaçık mucizelerimizle Firavun'a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber olarak gönderdik de onları (mucizeleri) inkar ettiler. Bak, bozguncuların sonu nasıl oldu.
A'râf 7/107 · tefsir atıfı
فَاَلْقٰى عَصَاهُ فَاِذَا هِیَ ثُعْبَانٌ مُبٖینٌۚ
Bunun üzerine Mûsâ asasını yere attı. Bir de ne görsünler, apaçık bir ejderha.
A'râf 7/108 · tefsir atıfı
وَنَزَعَ یَدَهُ فَاِذَا هِیَ بَیْضَٓاءُ لِلنَّاظِرٖینَࣖ
Elini (koynundan) çıkardı. Bir de ne görsünler o, bakanlar için, bembeyaz olmuş.
Tâhâ 22/22 · tefsir atıfı
كُلَّمَٓا اَرَادُٓوا اَنْ یَخْرُجُوا مِنْهَا مِنْ غَمٍّ اُعٖیدُوا فٖیهَا وَذُوقُوا عَذَابَ الْحَرٖیقِࣖ
Her ne zaman cehennemden, o ızdıraptan çıkmak isteseler, oraya geri döndürülürler ve onlara, "Tadın yangın azabını" denilir.
Tâhâ 22/56 · tefsir atıfı
اَلْمُلْكُ یَوْمَئِذٍ لِلّٰهِؕ یَحْكُمُ بَیْنَهُمْؕ فَالَّذٖینَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فٖی جَنَّاتِ النَّعٖیمِ
İşte o gün mülk (hükümranlık) Allah'ındır. O, insanların arasında hükmünü verir. Artık iman edip salih ameller işlemiş olanlar Naîm Cennetleri'ndedirler.
Tâhâ 20/25 · bu âyete atıf yapan tefsir
قَالَ رَبِّ اشْرَحْ لٖی صَدْرٖیۙ
Mûsâ dedi ki: "Rabbim! Gönlüme ferahlık ver."
Tâhâ 20/27 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِنْ لِسَانٖیۙ
"Dilimdeki tutukluğu çöz ki sözümü anlasınlar."
Tâhâ 20/28 · bu âyete atıf yapan tefsir
یَفْقَهُوا قَوْلٖیࣕ
"Dilimdeki tutukluğu çöz ki sözümü anlasınlar."
Tâhâ 20/29 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاجْعَلْ لٖی وَزٖیرًا مِنْ اَهْلٖیۙ
"Bana ailemden birini yardımcı yap,"
Tâhâ 20/35 · bu âyete atıf yapan tefsir
اِنَّكَ كُنْتَ بِنَا بَصٖیرًا
"Çünkü sen bizi hakkıyla görmektesin."
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.