Kur’an çalışması
32

Secde

السَّجْدَةِ

30 âyet iniş 75 cüz 21 sayfa 415

Önceki Sonraki
← Önceki Secde 3 sayfa 415 · Diyanet tefsir grubu 2-3 Sonraki →

اَمْ یَقُولُونَ افْتَرٰیهُۚ بَلْ هُوَ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ لِتُنْذِرَ قَوْمًا مَٓا اَتٰیهُمْ مِنْ نَذٖیرٍ مِنْ قَبْلِكَ لَعَلَّهُمْ یَهْتَدُونَ

Diyanet meali

Yoksa "Onu Muhammed uydurdu" mu diyorlar? Hayır o, kendilerine senden önce hiçbir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi uyarman için, doğru yolu bulsunlar diye Rabbin tarafından indirilmiş gerçektir.

Kelime meali

اَمْ Yoksa
یَقُولُونَ Diyorlar mı?
افْتَرٰیهُ Onu uydurdu
بَلْ Bilakis
هُوَ O
الْحَقُّ Haktır
مِنْ رَبِّكَ Senin Rabbinden
لِتُنْذِرَ Uyarman için
قَوْمًا Bir kavmi ki
مَٓا اَتٰیهُمْ Onlara gelmedi
مِنْ نَذٖیرٍ Hiçbir uyarıcı
مِنْ قَبْلِكَ Senden önce
لَعَلَّهُمْ Ta ki onlar
یَهْتَدُونَ Hidayete ersinler

Diyanet bu metni 2-3 âyetleri için birlikte vermiştir.

Resûlullah’ın tebliğ görevine başlamasının üzerinden epeyce bir zaman geçmesine rağmen, Mekkeli putperestler hâlâ Kur’an’ı kendisinin uydurduğu iddiasını yayarak etrafındakileri hak dine girmekten alıkoymaya çalışıyorlardı. Sûreye, dikkat çekme ve uyarma anlamı da taşıdığı kabul edilen “elif-lâm-mîm” harfleriyle başlanıp hemen ardından bu kitabın bütün evrenin görüp gözeticisi olan Allah katından geldiği ve kendilerine uzun bir süredir bir uyarıcı gelmemiş bu ilk muhatapların, onu bir nimet sayacakları yerde hak peygamberi uydurmacılıkla itham etmelerinin çelişki olduğu vurgulanmaktadır.

Hz. Muhammed aleyhisselâmın ilk muhataplarına kendisinden önce uyarıcı gelmemiş olmasından maksadın ne olduğu açıklanırken genellikle bu toplumun ümmî oluşu (okuma yazma bilmeyişi, ilâhî bir kitaba sahip olmayışı) üzerinde durulur. Her ne kadar âyetin ifade tarzı bu topluma baştan beri hiçbir peygamberin gelmemiş olduğu anlamını düşündürüyorsa da, naklî ve aklî deliller burada kastedilenin şu olduğunu göstermektedir: Bunların hidayet yolunu tanımalarından sonra içine düştükleri dalâlet döneminden beri kendilerine bir uyarıcı gelmemişti. Öte yandan âyetten, Resûlullah’ın sırf bu toplumu uyarmak için gönderildiği gibi bir mâna çıkarılması yanlış olur; bu ifadede amaç muhatap kitlesiyle ilgili bir sınırlandırma getirmek değil, ilk muhataplar hakkında özel bir vurgu yapmaktır. Benzeri bir durum Hz. Peygamber’e gelen ilk vahiylerde uyarma görevine yakınlarından başlamasını isteyen ifadelerde (Şuarâ 26/214) görülür (Râzî, XXV, 166-167). Burada Hz. Îsâ ile Hz. Muhammed arasında geçen zaman diliminde yaşayan toplumların (fetret ehli) kastedildiği yönünde bir yorum da yapılmıştır (Şevkânî, IV, 284).

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 348-349

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Secde 32/2 · aynı tefsir grubu

تَنْزٖیلُ الْكِتَابِ لَا رَیْبَ فٖیهِ مِنْ رَبِّ الْعَالَمٖینَؕ

Kendisinde hiçbir şüphe bulunmayan bu Kitab'ın indirilişi, âlemlerin Rabbi tarafındandır.

Şuarâ 26/214 · tefsir atıfı

وَاَنْذِرْ عَشٖیرَتَكَ الْاَقْرَبٖینَۙ

(Önce) en yakın akrabanı uyar.

Sebe' 34/44 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَمَٓا اٰتَیْنَاهُمْ مِنْ كُتُبٍ یَدْرُسُونَهَا وَمَٓا اَرْسَلْنَٓا اِلَیْهِمْ قَبْلَكَ مِنْ نَذٖیرٍؕ

Oysa biz onlara okuyup inceleyecekleri kitaplar vermedik. Onlara senden önce hiçbir uyarıcı da göndermedik.

Sebe' 34/45 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَكَذَّبَ الَّذٖینَ مِنْ قَبْلِهِمْۙ وَمَا بَلَغُوا مِعْشَارَ مَٓا اٰتَیْنَاهُمْ فَكَذَّبُوا رُسُلٖیࣞ فَكَیْفَ كَانَ نَكٖیرِࣖ

Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Halbuki bunlar onlara verdiğimiz şeylerin onda birine bile ulaşamamışlardır. Elçilerimi yalanladılar. Peki, beni inkar etmenin sonucu nasıl oldu!

Yâsîn 36/6 · bu âyete atıf yapan tefsir

لِتُنْذِرَ قَوْمًا مَٓا اُنْذِرَ اٰبَٓاؤُ࣑هُمْ فَهُمْ غَافِلُونَ

Kur'an, ataları uyarılmamış, bu yüzden de gaflet içinde olan bir kavmi uyarman için mutlak güç sahibi, çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?