Kur’an çalışması
76

İnsân

الْاِنْسَانِ

31 âyet iniş 98 cüz 29 sayfa 578

Önceki Sonraki
← Önceki İnsân 30 sayfa 580 · Diyanet tefsir grubu 29-31 Sonraki →

وَمَا تَشَٓاؤُ࣒نَ اِلَّٓا اَنْ یَشَٓاءَ اللّٰهُؕ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلٖیمًا حَكٖیمًاࣗ

Diyanet meali

Allah'ın dilemesi olmadıkça siz dileyemezsiniz. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Kelime meali

وَمَا تَشَٓاؤُ࣒نَ Ve siz dile- yemezsiniz
اِلَّٓا اَنْ یَشَٓاءَ Ancak dile- mesi hariçtir
اللّٰهُؕ Allah’ın
اِنَّ اللّٰهَ Muhakkak ki Allah
كَانَ Daima olmuştur
عَلٖیمًا Her şeyi bilen
حَكٖیمًاࣗ Hikmet sahibi

Diyanet bu metni 29-31 âyetleri için birlikte vermiştir.

Bu sûrede anlatılanların insanlar için uyarıcı öğütler olduğu ifade buyurulmuş, bunlardan ders çıkarıp Allah’a giden yolu seçmek ise insanların hür iradelerine bırakılmış; böylece insanın din ve vicdan özgürlüğüne sahip olduğuna, bu bakımdan hiç kimsenin bu yollardan birini seçmesi için baskı altında tutulamayacağına işaret edilmiştir. Bununla birlikte başka yerlerde olduğu gibi burada da kulun irade, tercih ve kararından söz edilirken Allah’ın iradesinin mutlaklığı da hatırlatılmış; böylece kulların, rableri karşısında da hür ve bağımsız oldukları gibi hem din hem de mantık bakımından saçma olan bir fikre kapılmaları engellenmek istenmiştir. Çünkü kullara tercih ve karar kabiliyetini veren de Allah’tır, bunu her an yaratarak devam ettiren de Allah’tır. Âyette kulun dilemesinin Allah’a nisbet edilmesinin anlamı budur. Hem ilgili âyet ve hadislerin bütünü hem de akıl, bir inanç ve davranışa mecbur kılınmış insanın ondan sorumlu tutulmayacağı sonucunu vermektedir. İlk bakışta farklı bir hüküm ve sonuç ifade eden âyet ve hadislerin bu genel ilke çerçevesinde anlaşılması ve yorumlanması gerekir. Buna göre Allah kullara dileme, tercihte bulunup karar verme imkânını bahşetmiştir; insanın sorumluluğunun temeli de budur. Allah’ın rızasına göre hareket etmeyi tercih edenler O’nun rahmetine ve cennetine nâil olurlar, aksi yolu tutanlar ise cehenneme giderler.

Son âyetteki “zalimler”den maksat inkârcılardır. Zulüm kavramı gerek burada gerekse başka birçok âyette, “doğru ve gerekli olandan sapmak; dolayısıyla yanlış, asılsız bir şeye inanmak, haksız bir iş yapmak” anlamında kullanılır ve genellikle inanç, ibadet ve ahlâkta hak yoldan sapmışlığı ifade eder. Sûrenin bütününde insanın yaratılışına değinildi; ona doğru ve yanlış yolun tanıtıldığı belirtildi; müminlerin ve inkârcıların davranış özelliklerinden söz edildi; amaç ise akıllı ve iyi niyetli insanın bütün bu aydınlatıcı açıklamalardan nasibini almasını sağlamaktır.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 523

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

İnsân 76/29 · aynı tefsir grubu

اِنَّ هٰذِهٖ تَذْكِرَةٌۚ فَمَنْ شَٓاءَ اتَّخَذَ اِلٰى رَبِّهٖ سَبٖیلًا

İşte bu bir öğüttür. Dileyen, Rabbine ulaştıran bir yol tutar.

İnsân 76/31 · aynı tefsir grubu

یُدْخِلُ مَنْ یَشَٓاءُ فٖی رَحْمَتِهٖؕ وَالظَّالِمٖینَ اَعَدَّ لَهُمْ عَذَابًا اَلٖیمًا

O, dilediği kimseyi rahmetine sokar. Zalimlere ise elem dolu bir azap hazırlamıştır.

Hûd 11/105 · bu âyete atıf yapan tefsir

یَوْمَ یَاْتِ لَا تَكَلَّمُ نَفْسٌ اِلَّا بِاِذْنِهٖۚ فَمِنْهُمْ شَقِیٌّ وَسَعٖیدٌ

O gün geldiği zaman Allah'ın izni olmadan hiçbir kimse konuşamaz. Onlardan mutsuz (cehennemlik) olanlar da vardır, mutlu (cennetlik) olanlar da.

Hûd 11/106 · bu âyete atıf yapan tefsir

فَاَمَّا الَّذٖینَ شَقُوا فَفِی النَّارِ لَهُمْ فٖیهَا زَفٖیرٌ وَشَهٖیقٌۙ

Mutsuz olanlara gelince; cehennemdedirler. Onların orada şiddetli bir soluyuşları vardır.

Hûd 11/107 · bu âyete atıf yapan tefsir

خَالِدٖینَ فٖیهَا مَا دَامَتِ السَّمٰوَاتُ وَالْاَرْضُ اِلَّا مَا شَٓاءَ رَبُّكَؕ اِنَّ رَبَّكَ فَعَّالٌ لِمَا یُرٖیدُ

Onlar, gökler ve yerler durdukça orada ebedi olarak kalacaklardır. Ancak Rabbinin dilemesi başka. Şüphesiz Rabbin istediğini yapandır.

Hûd 11/108 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَاَمَّا الَّذٖینَ سُعِدُوا فَفِی الْجَنَّةِ خَالِدٖینَ فٖیهَا مَا دَامَتِ السَّمٰوَاتُ وَالْاَرْضُ اِلَّا مَا شَٓاءَ رَبُّكَؕ عَطَٓاءً غَیْرَ مَجْذُوذٍ

Mutlu olanlara gelince, gökler ve yerler durdukça içinde ebedi kalmak üzere cennettedirler. Ancak Rabbinin dilemesi başka. Bu onlara ardı kesilmez bir lütuf olarak verilmiştir.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?