Kur’an çalışması
78

Nebe

النَّبَأِ

40 âyet iniş 80 cüz 30 sayfa 582

Önceki Sonraki
← Önceki Nebe 30 sayfa 582 · Diyanet tefsir grubu 29-30 Sonraki →

فَذُوقُوا فَلَنْ نَزٖیدَكُمْ اِلَّا عَذَابًاࣖ

Diyanet meali

Kafirlere şöyle denilir: "Şimdi tadın. Artık bundan sonra yalnızca azabınızı artıracağız."

Kelime meali

فَذُوقُوا Tadın!
فَلَنْ نَزٖیدَكُمْ Bundan böyle size arttırmayacağız
اِلَّا عَذَابًاࣖ Ancak azabı

Diyanet bu metni 29-30 âyetleri için birlikte vermiştir.

Ağırlıklı yoruma göre 29. âyette kayıt altına alındığı bildirilen “her şey” ile insanların sorumluluğu gerektiren inanç ve amelleri, iyilik ve kötülükleri; bunların kaydedildiği “kitap” ile de amel defteri veya levh-i mahfûz kastedilmiştir. Âyet, insanların dünyada yaptıklarından hiçbir şeyin Allah’a gizli kalmayacağını, yaptıkları her şeyden hesaba çekileceklerini gösterir. Hesapları görüldükten sonra yukarıda kendilerinden “azgınlar”, “hesaba çekileceklerini beklemeyenler” ve “Allah’ın âyetlerini yalanlayanlar” diye söz edilenlere, “Tadın artık! Bundan sonra size arttırarak vereceğimiz şey ancak azaptır” diye hitap edilir. Hz. Peygamber’in, Kur’an’da en ağır hitabın bu âyet olduğunu söylediği rivayet edilmiştir (Kurtubî, XIX, 182). Durumu açıklayan başka âyetlere göre onların derileri yandıkça yenilenecek (Nisâ 4/56), cehennemin ateşi hafifledikçe de ateş arttırılarak azapları devam edecektir (İsrâ 17/97).

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 537-538

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Nebe 78/29 · aynı tefsir grubu

وَكُلَّ شَیْءٍ اَحْصَیْنَاهُ كِتَابًا

Biz ise, her şeyi bir kitapta (Levh-i Mahfûz'da) tamamiyle sayıp tespit ettik.

Nisâ 4/56 · tefsir atıfı

اِنَّ الَّذٖینَ كَفَرُوا بِاٰیَاتِنَا سَوْفَ نُصْلٖیهِمْ نَارًاؕ كُلَّمَا نَضِجَتْ جُلُودُهُمْ بَدَّلْنَاهُمْ جُلُودًا غَیْرَهَا لِیَذُوقُوا الْعَذَابَؕ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَزٖیزًا حَكٖیمًا

Şüphesiz âyetlerimizi inkar edenleri biz ateşe atacağız. Derileri yanıp döküldükçe, azabı tatmaları için onların derilerini yenileyeceğiz. Şüphesiz, Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

İsrâ 17/97 · tefsir atıfı

وَمَنْ یَهْدِ اللّٰهُ فَهُوَ الْمُهْتَدِۚ وَمَنْ یُضْلِلْ فَلَنْ تَجِدَ لَهُمْ اَوْلِیَٓاءَ مِنْ دُونِهٖؕ وَنَحْشُرُهُمْ یَوْمَ الْقِیٰمَةِ عَلٰى وُجُوهِهِمْ عُمْیًا وَبُكْمًا وَصُمًّاؕ مَاْوٰیهُمْ جَهَنَّمُؕ كُلَّمَا خَبَتْ زِدْنَاهُمْ سَعٖیرًا

Allah kimi doğru yola iletirse işte o, doğru yolu bulmuştur. Kimi de saptırırsa böyleleri için O'nun dışında dostlar bulamazsın. Onları kıyamet günü körler, dilsizler ve sağırlar olarak yüzüstü haşredeceğiz. Varacakları yer cehennemdir. Cehennemin ateşi dindikçe, onlara çılgın ateşi artırırız.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?