وَاِذَا تُتْلٰى عَلَیْهِمْ اٰیَاتُنَا قَالُوا قَدْ سَمِعْنَا لَوْ نَشَٓاءُ لَقُلْنَا مِثْلَ هٰذَٓاۙ اِنْ هٰذَٓا اِلَّٓا اَسَاطٖیرُ الْاَوَّلٖینَ
Diyanet meali
Onlara karşı âyetlerimiz okunduğu zaman, "Duyduk, istesek biz de bunun benzerini elbette söyleriz. Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir" dediler.
Kelime meali
Kur’an-ı Kerîm defalarca müşriklere meydan okumuş (el-Bakara 2/23), Kitab’ın Allah’tan geldiğine inanmıyorlarsa bir benzerini yapmalarını istemişti. Hz. Peygamber’i durdurmanın en kısa yolu insanlığın bu meydan okumaya cevap vermek ve Kur’an benzeri bir kitap ortaya koymaktı. Müşrikler bunu yapamadılar, ancak gerçeği kabul edip teslim olmak yerine “yapmak isteseydik yapardık” tavrı içine girdiler. İçlerinden biri, İran’a yaptığı seyahatlerinde Acem destan ve masallarını öğrenmiş bulunan Nadr b. Hâris, hem üslûbu hem de içeriği bakımından Kur’an’la karşılaştırılması bile abes olan Acem masallarını ileri sürerek “İşte Kur’an benzeri kitap, o da geçmişlerin masalı, bu da!” dedi. Ancak masallar masal olarak kaldı, Kur’an ise asırlar boyu yoluna ışık tuttu, İslâm medeniyetinin omurgasını teşkil etti (masallar konusu için bk. el-En‘âm 6/25).
Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 686-687
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
Bakara 2/23 · tefsir atıfı
وَاِنْ كُنْتُمْ فٖی رَیْبٍ مِمَّا نَزَّلْنَا عَلٰى عَبْدِنَا فَاْتُوا بِسُورَةٍ مِنْ مِثْلِهٖࣕ وَادْعُوا شُهَدَٓاءَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِقٖینَ
Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sûre getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz, Allah'tan başka şahitlerinizi çağırın (ve bunu ispat edin).
En'âm 6/25 · tefsir atıfı
وَمِنْهُمْ مَنْ یَسْتَمِعُ اِلَیْكَۚ وَجَعَلْنَا عَلٰى قُلُوبِهِمْ اَكِنَّةً اَنْ یَفْقَهُوهُ وَفٖٓی اٰذَانِهِمْ وَقْرًاؕ وَاِنْ یَرَوْا كُلَّ اٰیَةٍ لَا یُؤْمِنُوا بِهَاؕ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاؤُ࣒كَ یُجَادِلُونَكَ یَقُولُ الَّذٖینَ كَفَرُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّٓا اَسَاطٖیرُ الْاَوَّلٖینَ
İçlerinden, (Kur'an okurken) seni dinleyenler de var. Onu anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler (gereriz), kulaklarına ağırlık koyarız. Her türlü mucizeyi görseler de onlara inanmazlar. Hatta tartışmak üzere sana geldiklerinde inkâr edenler, "Bu (Kur'an) evvelkilerin masallarından başka bir şey değil" derler.
Tûr 52/29 · bu âyete atıf yapan tefsir
فَذَكِّرْ فَمَٓا اَنْتَ بِنِعْمَتِ رَبِّكَ بِكَاهِنٍ وَلَا مَجْنُونٍؕ
(Ey Muhammed!) O halde, sen öğüt ver. Rabbinin nimeti sayesinde, sen ne bir kâhinsin, ne de bir deli.
Tûr 52/30 · bu âyete atıf yapan tefsir
اَمْ یَقُولُونَ شَاعِرٌ نَتَرَبَّصُ بِهٖ رَیْبَ الْمَنُونِ
Yoksa onlar, "O bir şairdir; onun, zamanın felaketlerine uğramasını bekliyoruz" mu diyorlar?
Tûr 52/31 · bu âyete atıf yapan tefsir
قُلْ تَرَبَّصُوا فَاِنّٖی مَعَكُمْ مِنَ الْمُتَرَبِّصٖینَؕ
Onlara de ki, "Bekleyin. Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim."
Tûr 52/32 · bu âyete atıf yapan tefsir
اَمْ تَاْمُرُهُمْ اَحْلَامُهُمْ بِهٰذَٓا اَمْ هُمْ قَوْمٌ طَاغُونَۚ
Bunu kendilerine akılları mı emrediyor, yoksa onlar azgın bir topluluk mudur?
Tûr 52/33 · bu âyete atıf yapan tefsir
اَمْ یَقُولُونَ تَقَوَّلَهُۚ بَلْ لَا یُؤْمِنُونَۚ
Yoksa, "O Kur'an'ı kendisi uydurup söyledi" mi diyorlar? Hayır, (sırf inatlarından dolayı) iman etmiyorlar.
Tûr 52/34 · bu âyete atıf yapan tefsir
فَلْیَاْتُوا بِحَدٖیثٍ مِثْلِهٖٓ اِنْ كَانُوا صَادِقٖینَؕ
Eğer doğru söyleyenler iseler, haydi onun gibi bir söz getirsinler!
Tûr 52/35 · bu âyete atıf yapan tefsir
اَمْ خُلِقُوا مِنْ غَیْرِ شَیْءٍ اَمْ هُمُ الْخَالِقُونَؕ
Acaba onlar herhangi bir yaratıcı olmadan mı yaratıldılar? Yoksa kendileri mi yaratıcıdırlar?
Tûr 52/36 · bu âyete atıf yapan tefsir
اَمْ خَلَقُوا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَۚ بَلْ لَا یُوقِنُونَؕ
Yoksa, gökleri ve yeri onlar mı yarattılar? Hayır, onlar kesin olarak inanmıyorlar.
Tûr 52/37 · bu âyete atıf yapan tefsir
اَمْ عِنْدَهُمْ خَزَٓائِنُ رَبِّكَ اَمْ هُمُ الْمُصَیْطِرُونَؕ
Yoksa, Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır? Ya da her şeye hakim olan kendileri midir?
Tûr 52/38 · bu âyete atıf yapan tefsir
اَمْ لَهُمْ سُلَّمٌ یَسْتَمِعُونَ فٖیهِۚ فَلْیَاْتِ مُسْتَمِعُهُمْ بِسُلْطَانٍ مُبٖینٍؕ
Yoksa onların, kendisi vasıtasıyla (ilahi vahyi) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? (Eğer varsa) dinleyenleri, açık bir delil getirsin!
Tûr 52/39 · bu âyete atıf yapan tefsir
اَمْ لَهُ الْبَنَاتُ وَلَكُمُ الْبَنُونَؕ
Yoksa, kızlar O'na (Allah'a) da oğullar size mi?
Tûr 52/40 · bu âyete atıf yapan tefsir
اَمْ تَسْـَٔلُهُمْ اَجْرًا فَهُمْ مِنْ مَغْرَمٍ مُثْقَلُونَؕ
Yoksa sen onlardan (tebliğ görevine karşılık) bir ücret istiyorsun da onlar, borçtan ağır bir yük altında mı kalmışlardır?
Tûr 52/41 · bu âyete atıf yapan tefsir
اَمْ عِنْدَهُمُ الْغَیْبُ فَهُمْ یَكْتُبُونَؕ
Yoksa, gayb ilmi onların yanında da ondan mı yazıyorlar?
Tûr 52/42 · bu âyete atıf yapan tefsir
اَمْ یُرٖیدُونَ كَیْدًاؕ فَالَّذٖینَ كَفَرُوا هُمُ الْمَكٖیدُونَؕ
Yoksa, bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Asıl, inkar edenler tuzağa düşecek olanlardır.
Tûr 52/43 · bu âyete atıf yapan tefsir
اَمْ لَهُمْ اِلٰهٌ غَیْرُ اللّٰهِؕ سُبْحَانَ اللّٰهِ عَمَّا یُشْرِكُونَ
Yoksa onların Allah'tan başka bir ilahı mı var? Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır.
Tûr 52/44 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاِنْ یَرَوْا كِسْفًا مِنَ السَّمَٓاءِ سَاقِطًا یَقُولُوا سَحَابٌ مَرْكُومٌ
Gökten düşmekte olan parçalar görseler, "Bunlar, üst üste yığılmış bulutlardır" derler.
Tûr 52/45 · bu âyete atıf yapan tefsir
فَذَرْهُمْ حَتّٰى یُلَاقُوا یَوْمَهُمُ الَّذٖی فٖیهِ یُصْعَقُونَۙ
Artık sen çarpılacakları günlerine kadar onları kendi hallerine bırak.
Tûr 52/46 · bu âyete atıf yapan tefsir
یَوْمَ لَا یُغْنٖی عَنْهُمْ كَیْدُهُمْ شَیْـًٔا وَلَا هُمْ یُنْصَرُونَؕ
O gün tuzakları kendilerine hiçbir fayda vermeyecektir ve kendilerine yardım da edilmeyecektir.
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.