Kur’an çalışması
40

Mü'min

الْمُؤْمِنِ

85 âyet iniş 60 cüz 24 sayfa 467

Önceki Sonraki
← Önceki Mü'min 32 sayfa 470 · Diyanet tefsir grubu 30-33 Sonraki →

وَیَا قَوْمِ اِنّٖٓی اَخَافُ عَلَیْكُمْ یَوْمَ التَّنَادِۙ

Diyanet meali

«Ey kavmim! Gerçekten sizin için, o bağrışıp çağrışma gününden, arkanıza dönüp kaçacağınız günden korkuyorum. (O gün) sizi, Allah'(ın azabın)dan kurtaracak kimse yoktur. Allah, kimi saptırırsa, artık onu doğru yola iletecek de yoktur.»

Kelime meali

وَیَا قَوْمِ Ey kavmim!
اِنّٖٓی Muhak- kak ki ben
اَخَافُ Korkuyorum
عَلَیْكُمْ Sizin üzeri- nize
یَوْمَ التَّنَادِ Çağrışma/kıyamet gününden

Diyanet bu metni 30-33 âyetleri için birlikte vermiştir.

Mümin kişi, halkını iki büyük tehlike konusunda uyarmaktadır: İlki, peygamberlerine karşı gelip inkâr ve kötülüklerinde ısrar eden eski toplulukların kötü âkıbetleridir. Allah, onları hak ettikleri için cezalandırmıştır, çünkü O, kullarına haksızlık yapılmasını istemez. İkinci uyardığı tehlike ise “insanların (dehşet içinde) çığlıklar atacağı” mahşer gününde yardımsız, koruyucusuz kalacakları sıradaki çaresizlikleridir. 30-31. âyetlerdeki ifadeden, Kıptîler’den oluşan Mısırlılar’ın, Nûh kavmi, Âd ve Semûd gibi eski kavimlerin başlarına gelenlerden haberdar olduklarını göstermektedir. Zira Nûh tûfanı her dönemde bilinen meşhur bir olaydı; Mısır’a yakın bir coğrafî bölgede yaşamış olan Âd ve Semûd’un başına gelen büyük felâketlerden haberdar olmamaları da mümkün değildi.

“Allah, kulları için hiç bir zulmü istemez” cümlesindeki zulüm hem şirk ve inkârı hem de her türlü haksız muameleyi ifade etmekte olup âyette her iki anlamı da kastedilmiştir. Ayrıca zulüm kelimesinin nekre olması her türlü zulmü kapsar. Buna göre yüce Allah ne kendisi kullarına zulmeder ne de kullarının herhangi bir şekilde haksızlığa tevessül etmelerine razı olur (İbn Âşûr, XXIV, 135).

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 658

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Mü'min 40/30 · aynı tefsir grubu

وَقَالَ الَّذٖٓی اٰمَنَ یَا قَوْمِ اِنّٖٓی اَخَافُ عَلَیْكُمْ مِثْلَ یَوْمِ الْاَحْزَابِۙ

İman etmiş olan adam dedi ki: "Ey kavmim! Şüphesiz ben, Nûh kavmi, Âd kavmi, Semûd kavmi ve onlardan sonra gelen toplulukların başına gelen olayların sizin de başınıza gelmesinden korkuyorum. Allah kullarına asla zulmetmek istemez."

Mü'min 40/31 · aynı tefsir grubu

مِثْلَ دَاْبِ قَوْمِ نُوحٍ وَعَادٍ وَثَمُودَ وَالَّذٖینَ مِنْ بَعْدِهِمْؕ وَمَا اللّٰهُ یُرٖیدُ ظُلْمًا لِلْعِبَادِ

İman etmiş olan adam dedi ki: "Ey kavmim! Şüphesiz ben, Nûh kavmi, Âd kavmi, Semûd kavmi ve onlardan sonra gelen toplulukların başına gelen olayların sizin de başınıza gelmesinden korkuyorum. Allah kullarına asla zulmetmek istemez."

Mü'min 40/33 · aynı tefsir grubu

یَوْمَ تُوَلُّونَ مُدْبِرٖینَۚ مَا لَكُمْ مِنَ اللّٰهِ مِنْ عَاصِمٍۚ وَمَنْ یُضْلِلِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ هَادٍ

"Ey kavmim! Gerçekten sizin için, o bağrısıp çagrısma gününden, arkanıza dönüp kaçacagınız günden korkuyorum. Sizi Allah'tan (O'nun azabından) kurtaracak kimse yoktur. Allah kimi saptırırsa, artık onu dogru yola iletecek de yoktur."

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?