Kur’an çalışması
3

Âl-i İmrân

اٰلِ عِمْرٰنَ

200 âyet iniş 89 cüz 3 sayfa 50

Önceki Sonraki
← Önceki Âl-i İmrân 33 sayfa 54 · Diyanet tefsir grubu 33-34 Sonraki →

اِنَّ اللّٰهَ اصْطَفٰٓى اٰدَمَ وَنُوحًا وَاٰلَ اِبْرٰهٖیمَ وَاٰلَ عِمْرٰنَ عَلَى الْعَالَمٖینَۙ

Diyanet meali

Şüphesiz, Allah, Adem'i, Nûh'u, İbrahim ailesini (soyunu) ve İmran ailesini (soyunu) birbirinden gelmiş birer nesil olarak seçip âlemlere üstün kıldı.Allah her şeyi hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Kelime meali

اِنَّ اللّٰهَ Muhakkak ki Allah
اصْطَفٰٓى Seçkin kıldı
اٰدَمَ Ademi
وَنُوحًا Ve Nuhu
وَاٰلَ اِبْرٰهٖیمَ Ve İbrahim ailesini
وَاٰلَ عِمْرٰنَ Ve İmran ailesini
عَلَى الْعَالَمٖینَ Alemler üzerine

Diyanet bu metni 33-34 âyetleri için birlikte vermiştir.

Kur’an-ı Kerîm’in birçok âyetinde peygamberlerin Allah’ın seçkin kulları olduğunu belirten ifadeler vardır. Bu hususu özellikle belirten “ıstafâ” fiili için: a) Onların bütün yaratılmışların özü kılındığı,

b) onların kötü sıfatlardan arındırılıp övgüye lâyık hasletlerle bezendiği şeklinde yorumlar yapılmıştır (Râzî, VIII, 20-22).

Tefsirlerde ve genel olarak İslâm düşüncesine dair eserlerde, bu gibi âyetlerde geçen “ıstafâ” fiili, varlıkların oluşum ve gelişim süreci ile ilgili “ıstıfâ” kanunu arasında bağ kurularak peygamberlerin üstünlüğü konusunda geniş açıklamalar yapılmıştır (meselâ bk. Elmalılı, II, 1081 vd.).

Âyette geçen “âlemîn” kavramı kendi zamanındaki veya kendi cinsinden olan yaratılmışlar şeklinde yorumlandığı gibi, bütün yaratılmışlar şeklinde de açıklanmıştır (Râzî, VIII, 19-21; ayrıca bk. İsrâ 17/70).

Bu iki âyette peygamberlerin seçilmiş üstün özelliklere sahip kişiler ve hep Hz. Âdem’in soyundan gelmiş oldukları hususuna değinilmesini, Hz. Îsâ’nın yaratılışı konusuna fikrî hazırlık sağlama şeklinde açıklamak mümkündür. Hatırlanacağı üzere, hıristiyanların bazı inanç ve tutumlarının yanlışlığını ortaya koyma bu sûrenin ana hedefleri arasında bulunmaktadır. İşte müteakip âyetlerde, babasız olarak dünyaya gelmiş olması Hıristiyanlık’ta tek tanrı inancından sapmanın hareket noktası haline getirilen Hz. Îsâ’nın ailesine, doğumuna ve hayatına dair bilgiler yer aldığından, burada zihnin sırf tabiat kanunlarının tek düzeliğine saplanıp kalmaması ve tabiat kanunundan önce gelen yaratma fiilinin göz ardı edilmemesi gerektiği, buna göre dilediğini dilediği biçimde yaratmaya kadir olan yüce Allah’ın iradesini kısıtlayabilecek hiçbir güç bulunmadığı hatırlatılmaktadır (Elmalılı, II, 1087).

Bunun yanı sıra –aşağıda açıklanacağı üzere– Hz. Meryem’in babası olan İmrân’ın ailesi peygamberler dizisi içinde anılarak, Hz. Îsâ’nın annesinin de Hz. Âdem ve onu izleyen peygamberler soyundan olduğuna dikkat çekilmektedir.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 1 Sayfa: 544-545

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Âl-i İmrân 3/34 · aynı tefsir grubu

ذُرِّیَّةً بَعْضُهَا مِنْ بَعْضٍؕ وَاللّٰهُ سَمٖیعٌ عَلٖیمٌۚ

Şüphesiz, Allah, Adem'i, Nûh'u, İbrahim ailesini (soyunu) ve İmran ailesini (soyunu) birbirinden gelmiş birer nesil olarak seçip âlemlere üstün kıldı.Allah her şeyi hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

İsrâ 17/70 · tefsir atıfı

وَلَقَدْ كَرَّمْنَا بَنٖٓی اٰدَمَ وَحَمَلْنَاهُمْ فِی الْبَرِّ وَالْبَحْرِ وَرَزَقْنَاهُمْ مِنَ الطَّیِّبَاتِ وَفَضَّلْنَاهُمْ عَلٰى كَثٖیرٍ مِمَّنْ خَلَقْنَا تَفْضٖیلًاࣖ

Andolsun, biz insanoğlunu şerefli kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık. Kendilerini en güzel ve temiz şeylerden rızıklandırdık ve onları yarattıklarımızın bir çoğundan üstün kıldık.

Âl-i İmrân 3/45 · bu âyete atıf yapan tefsir

اِذْ قَالَتِ الْمَلٰٓئِكَةُ یَا مَرْیَمُ اِنَّ اللّٰهَ یُبَشِّرُكِ بِكَلِمَةٍ مِنْهُࣗ اِسْمُهُ الْمَسٖیحُ عٖیسَى ابْنُ مَرْیَمَ وَجٖیهًا فِی الدُّنْیَا وَالْاٰخِرَةِ وَمِنَ الْمُقَرَّبٖینَۙ

Hani melekler şöyle demişti: "Ey Meryem! Allah seni kendi tarafından bir kelime ile müjdeliyor ki, adı Meryemoğlu İsa Mesih'dir. Dünyada da, ahirette de itibarlı ve Allah'a çok yakın olanlardandır."

Nisâ 4/171 · bu âyete atıf yapan tefsir

یَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لَا تَغْلُوا فٖی دٖینِكُمْ وَلَا تَقُولُوا عَلَى اللّٰهِ اِلَّا الْحَقَّؕ اِنَّمَا الْمَسٖیحُ عٖیسَى ابْنُ مَرْیَمَ رَسُولُ اللّٰهِ وَكَلِمَتُهُۚ اَلْقٰیهَٓا اِلٰى مَرْیَمَ وَرُوحٌ مِنْهُؗ فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرُسُلِهٖۚ وَلَا تَقُولُوا ثَلٰثَةٌؕ اِنْتَهُوا خَیْرًا لَكُمْؕ اِنَّمَا اللّٰهُ اِلٰهٌ وَاحِدٌؕ سُبْحَانَهُٓ اَنْ یَكُونَ لَهُ وَلَدٌۘ لَهُ مَا فِی السَّمٰوَاتِ وَمَا فِی الْاَرْضِؕ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَكٖیلًاࣖ

Ey Kitab ehli! Dininizde sınırları aşmayın ve Allah hakkında ancak hakkı söyleyin. Meryemoğlu İsa Mesih, ancak Allah'ın peygamberi, Meryem'e ulaştırdığı (emriyle onda var ettiği) kelimesi ve kendisinden bir ruhtur. Öyleyse Allah'a ve peygamberlerine iman edin, "(Allah) üçtür" demeyin. Kendi iyiliğiniz için buna son verin. Allah ancak bir tek ilahtır. O çocuk sahibi olmaktan uzaktır. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey onundur. Vekil olarak Allah yeter.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?