Kur’an çalışması
39

Zümer

الزُّمَرِ

75 âyet iniş 59 cüz 23 sayfa 458

Önceki Sonraki
← Önceki Zümer 34 sayfa 462 · Diyanet tefsir grubu 33-35 Sonraki →

لَهُمْ مَا یَشَٓاؤُ࣒نَ عِنْدَ رَبِّهِمْؕ ذٰلِكَ جَزٰٓؤُا الْمُحْسِنٖینَۚ

Diyanet meali

Onlar için Rableri katında diledikleri her şey vardır. İşte bu, iyilik yapanların mükâfatıdır.

Kelime meali

لَهُمْ Onlar için vardır
مَا O şey ki
یَشَٓاؤُ࣒نَ Diliyorlar
عِنْدَ رَبِّهِمْؕ Rablerinin katında
ذٰلِكَ İşte bu
جَزٰٓؤُا الْمُحْسِنٖینَ Muhsin kulların mükafatıdır

Diyanet bu metni 33-35 âyetleri için birlikte vermiştir.

“Gerçeği getiren” ile Cebrâil’in, “onu tasdik eden” ile Hz. Pey­gamber’in kastedildiği veya gerçeği getirenin Hz. Peygamber, onu tasdik edenin Hz. Ebû Bekir yahut Hz. Ali gibi önde gelen bazı sahâbîler olduğu yönünde görüşler varsa da burada Hz. Peygamber ile onu tasdik eden bütün müminlerin kastedildiği şeklindeki yaygın görüşün daha isabetli olduğu anlaşılmaktadır. İbn Mes‘ûd’dan nakledilen bir kıraat farkına dayanarak âyetin bu bölümünün, insanları Allah’ın birliğine inanmaya çağıran ve Allah tarafından kullarının iyiliği için konulmuş hükümlere uymaları yönünde insanları aydınlatan herkesi içine aldığı da ileri sürülmüştür (İbn Atıyye, IV, 531; Râzî, XXVI, 279; Şevkânî, IV, 350). 33. âyetteki “takvâ sahipleri” bu bağlamda üzerinde durulan tevhid ilkesiyle çelişen inançlara sapmaktan, ilâhî gerçeğe sırt çevirmekten sakınan samimi müminleri ifade etmektedir. Bunların niteliği olarak 34. âyetin metninde geçen “muhsinîn” kelimesinin masdarı olan ihsan kavramı ise her türlü iyi ve güzel davranış için kullanılmakla birlikte, bir hadiste “Allah’a O’nu görüyormuş gibi derin bir saygı ve huşû içinde ibadet etmek” şeklinde açıklanmıştır (Buhârî, “Îmân”, 37; Müslim, “Îmân”, 5, 7). Böylesine yüksek bir kulluk bilincine ve duyarlılığına ulaşan insanın, diğer işlerinin iyi ve güzel olmasında da aynı duyarlılığı göstereceğinde kuşku yoktur.

İnsanın yanlışlarının, günahlarının farkına vararak hatalı yolda olduğunu kabul edip dönüş yapması da günah işlememek kadar önemlidir, değerlidir. İnsan, yanlış yoldan dönüp iyi şeyler yapma fırsatına sahip olduğu sürece İslâm ona kapıyı açık tutmaktadır. Tövbenin başlı başına bir ibadet değeri taşıması da buradan ileri gelir. Bu sebeple 35. âyette yüce Allah, bu şekilde dönüş yapanların geçmişteki en büyük kötülüklerini dahi bağışlayacağı, onları geçmişteki günahlarına göre değil yaptıkları en güzel işlere göre ödüllendireceği müjdesini vermektedir.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 616-617

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Zümer 39/33 · aynı tefsir grubu

وَالَّذٖی جَٓاءَ بِالصِّدْقِ وَصَدَّقَ بِهٖٓ اُو࣑لٰٓئِكَ هُمُ الْمُتَّقُونَ

Dosdoğru Kur'an'ı getiren ile onu tasdik edenler var ya, işte onlar Allah'a karşı gelmekten sakınanlardır.

Zümer 39/35 · aynı tefsir grubu

لِیُكَفِّرَ اللّٰهُ عَنْهُمْ اَسْوَاَ الَّذٖی عَمِلُوا وَیَجْزِیَهُمْ اَجْرَهُمْ بِاَحْسَنِ الَّذٖی كَانُوا یَعْمَلُونَ

(Allah,) işledikleri kötülükleri örtmek ve onlara yaptıklarının en güzeli ile karşılık vermek için (onları böyle mükafatlandırdı).

Aşağıdaki cümleler Diyanet tefsir metninden alınmıştır.

âyetin metninde geçen “muhsinîn” kelimesinin masdarı olan ihsan kavramı ise her türlü iyi ve güzel davranış için kullanılmakla birlikte, bir hadiste “Allah'a O'nu görüyormuş gibi derin bir saygı ve huşû içinde ibadet etmek ” şeklinde açıklanmıştır (Buhârî, “Îmân”, 37;

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?