Kur’an çalışması
9

Tevbe

التَّوْبَةِ

129 âyet iniş 113 cüz 10 sayfa 187

Önceki Sonraki
← Önceki Tevbe 34 sayfa 192 · Diyanet tefsir grubu 34-35 Sonraki →

یَٓا اَیُّهَا الَّذٖینَ اٰمَنُٓوا اِنَّ كَثٖیرًا مِنَ الْاَحْبَارِ وَالرُّهْبَانِ لَیَاْكُلُونَ اَمْوَالَ النَّاسِ بِالْبَاطِلِ وَیَصُدُّونَ عَنْ سَبٖیلِ اللّٰهِؕ وَالَّذٖینَ یَكْنِزُونَ الذَّهَبَ وَالْفِضَّةَ وَلَا یُنْفِقُونَهَا فٖی سَبٖیلِ اللّٰهِۙ فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ اَلٖیمٍۙ

Diyanet meali

Ey iman edenler! Hahamlardan ve rahiplerden birçoğu, insanların mallarını haksız yollarla yiyorlar ve Allah'ın yolundan alıkoyuyorlar. Altın ve gümüşü biriktirip gizleyerek onları Allah yolunda harcamayanları elem dolu bir azapla müjdele.

Kelime meali

یَٓا اَیُّهَا الَّذٖینَ اٰمَنُٓوا Ey iman edenler!
اِنَّ كَثٖیرًا Muhakkak ki bir çoğu
مِنَ الْاَحْبَارِ Hahamlardan
وَالرُّهْبَانِ Ve Rahiplerden
لَیَاْكُلُونَ Elbette yerler
اَمْوَالَ النَّاسِ İnsanların mallarını
بِالْبَاطِلِ Batıl yolla
وَیَصُدُّونَ Ve alıkoyarlar
عَنْ سَبٖیلِ اللّٰهِؕ Allah yolundan
وَالَّذٖینَ Ve o kimseler ki
یَكْنِزُونَ Biriktirirler
الذَّهَبَ Altını
وَالْفِضَّةَ Ve gümüşü
وَلَا یُنْفِقُونَهَا Ve onları harcamazlar
فٖی سَبٖیلِ اللّٰهِ Allah yolunda
فَبَشِّرْهُمْ Artık onları müjdele
بِعَذَابٍ Bir azabla ki
اَلٖیمٍ Can yakıcı

Diyanet bu metni 34-35 âyetleri için birlikte vermiştir.

İlk âyette önce, yahudi din âlimlerinden ve hıristiyan din adamlarından birçoğunun, dini istismar etmek suretiyle haksız kazanç elde ettiklerine ve bu şekilde sağladıkları güçle insanları Allah’ın gösterdiği yoldan alıkoyma çabası içinde olduklarına dikkat çekilmiştir. Bu kimselerin din üzerinden çıkar sağlamalarıyla ilgili olarak, verdikleri hükümler için rüşvet almaları, ilâhî kitapta değişiklik yapıp yazdıkları tahrif edilmiş nüshaları satmaları, Allah katında duaların kabulüne aracı olacağı izlenimi vererek bağış almaları, günah çıkarma karşılığında bir gelir elde etmeleri ve birçok dolambaçlı yollarla kendileri için malî kaynaklar oluşturmaları gibi izahlar yapılmıştır. Allah yolundan alıkoymanın şekli ile ilgili olarak da tefsirlerde, zaman ve mekâna göre değişik çabaların sarfedildiğine dair açıklamalar yer alır (Taberî, X, 117; Reşîd Rızâ, X, 395-402). Âyette daha sonra, topluma iyi örnek olacak yerde kişisel ihtiraslarını bütün değerlerin üstünde tutan bu din temsilcileriyle birlikte, –özellikle o günkü şartlarda– temel iktisadî mübâdele araçları olan altın ve gümüşü stok ederek ekonomiyi durağanlaştıran ve böylece toplumun çeşitli mahrumiyetlere mâruz kalmasına sebebiyet veren kimselerin de acı veren bir azaba çarptırılacakları bildirilmiştir. Müteakip âyette de, bu cezanın ne kadar ağır olacağını gösteren bir tasvire yer verilmiştir. 34. âyette, Allah’ın hoşnut olacağı yollara harcamak üzere mâkul birikim sağlayan kişilerin bu kapsamda düşünülmemesi için konan özel kayıttan, burada, iktisadî hayatın canlılığını sağlayan mübâdele araçlarını sırf kişisel servetlerini artırma amacıyla kilitleyenlerin kastedildiği anlaşılmaktadır. Bu ifadenin tefsiri sırasında Hz. Peygamber’e ve sahâbîlere atfen zikredilen birçok rivayet de, başta zekât ödemeleri olmak üzere gereken vecîbeleri ihmal etmeksizin ve üzerinde kul hakkı bulundurmaksızın servete sahip olmanın buradaki yergi ifadesinin kapsamında olmadığını göstermektedir. İbn Âşûr, esasen âyetin bu konuya sırf servet sahibi olma ve mal stoklamayı yerme veya hayır yollarına harcama yapmayı övme bağlamında değinmediğini, âyetteki tehdit ifadesinin harcama yapmaksızın (ekonominin tıkanmasına yol açacak tarzda) servet biriktirmeyle ilgili olduğunu belirtir (X, 177).

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 762-763

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Tevbe 9/35 · aynı tefsir grubu

یَوْمَ یُحْمٰى عَلَیْهَا فٖی نَارِ جَهَنَّمَ فَتُكْوٰى بِهَا جِبَاهُهُمْ وَجُنُوبُهُمْ وَظُهُورُهُمْؕ هٰذَا مَا كَنَزْتُمْ لِاَنْفُسِكُمْ فَذُوقُوا مَا كُنْتُمْ تَكْنِزُونَ

O gün bunlar cehennem ateşinde kızdırılacak da onların alınları, böğürleri ve sırtları bunlarla dağlanacak ve, "İşte bu, kendiniz için biriktirip sakladığınız şeylerdir. Haydi tadın bakalım biriktirip sakladıklarınızı"! denilecek.

Mâide 5/44 · bu âyete atıf yapan tefsir

اِنَّٓا اَنْزَلْنَا التَّوْرٰیةَ فٖیهَا هُدًى وَنُورٌۚ یَحْكُمُ بِهَا النَّبِیُّونَ الَّذٖینَ اَسْلَمُوا لِلَّذٖینَ هَادُوا وَالرَّبَّانِیُّونَ وَالْاَحْبَارُ بِمَا اسْتُحْفِظُوا مِنْ كِتَابِ اللّٰهِ وَكَانُوا عَلَیْهِ شُهَدَٓاءَۚ فَلَا تَخْشَوُا النَّاسَ وَاخْشَوْنِ وَلَا تَشْتَرُوا بِاٰیَاتٖی ثَمَنًا قَلٖیلًاؕ وَمَنْ لَمْ یَحْكُمْ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاُو࣑لٰٓئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ

Şüphesiz Tevrat'ı biz indirdik. İçinde bir hidayet, bir nur vardır. (Allah'a) teslim olmuş nebiler onunla yahudilere hüküm verirlerdi. Kendilerini Rabb'e adamış kimseler ile âlimler de öylece hükmederlerdi. Çünkü bunlar Allah'ın kitabını korumakla görevlendirilmişlerdi. Onlar Tevrat'ın hak olduğuna da şahit idiler. Şu halde siz de insanlardan korkmayın, benden korkun ve âyetlerimi az bir karşılığa değişmeyin. Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler kafirlerin ta kendileridir.

Mâide 5/82 · bu âyete atıf yapan tefsir

لَتَجِدَنَّ اَشَدَّ النَّاسِ عَدَاوَةً لِلَّذٖینَ اٰمَنُوا الْیَهُودَ وَالَّذٖینَ اَشْرَكُواۚ وَلَتَجِدَنَّ اَقْرَبَهُمْ مَوَدَّةً لِلَّذٖینَ اٰمَنُوا الَّذٖینَ قَالُٓوا اِنَّا نَصَارٰىؕ ذٰلِكَ بِاَنَّ مِنْهُمْ قِسّٖیسٖینَ وَرُهْبَانًا وَاَنَّهُمْ لَا یَسْتَكْبِرُونَ

(Ey Muhammed!) İman edenlere düşmanlık etmede insanların en şiddetlisinin kesinlikle Yahudiler ile Allah'a ortak koşanlar olduğunu görürsün. Yine onların iman edenlere sevgi bakımından en yakınının da "Biz hıristiyanlarız" diyenler olduğunu mutlaka görürsün. Çünkü onların içinde keşişler ve rahipler vardır. Onlar büyüklük de taslamazlar.

Mâide 5/83 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَاِذَا سَمِعُوا مَٓا اُنْزِلَ اِلَى الرَّسُولِ تَرٰٓى اَعْیُنَهُمْ تَفٖیضُ مِنَ الدَّمْعِ مِمَّا عَرَفُوا مِنَ الْحَقِّۚ یَقُولُونَ رَبَّنَٓا اٰمَنَّا فَاكْتُبْنَا مَعَ الشَّاهِدٖینَ

Peygamber'e indirileni (Kur'an'ı) dinledikleri zaman hakkı tanımalarından dolayı gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. "Ey Rabbimiz! İnandık. Artık bizi şahitlerle (Muhammed'in ümmeti) ile beraber yaz" derler.

Mâide 5/84 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَمَا لَنَا لَا نُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَمَا جَٓاءَنَا مِنَ الْحَقِّۙ وَنَطْمَعُ اَنْ یُدْخِلَنَا رَبُّنَا مَعَ الْقَوْمِ الصَّالِحٖینَ

"Rabbimizin, bizi salihler topluluğuyla beraber (cennete) koymasını umarken, Allah'a ve bize gelen gerçeğe ne diye inanmayalım?"

Mâide 5/85 · bu âyete atıf yapan tefsir

فَاَثَابَهُمُ اللّٰهُ بِمَا قَالُوا جَنَّاتٍ تَجْرٖی مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدٖینَ فٖیهَاؕ وَذٰلِكَ جَزَٓاءُ الْمُحْسِنٖینَ

Dedikleri bu söze karşılık Allah onlara, devamlı kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetleri mükafat olarak verdi. İşte bu, iyilik yapanların mükafatıdır.

Mâide 5/86 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَالَّذٖینَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰیَاتِنَٓا اُو࣑لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَحٖیمِࣖ

İnkar edenlere ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince işte onlar cehennemliklerdir.

Hadîd 57/26 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا نُوحًا وَاِبْرٰهٖیمَ وَجَعَلْنَا فٖی ذُرِّیَّتِهِمَا النُّبُوَّةَ وَالْكِتَابَ فَمِنْهُمْ مُهْتَدٍۚ وَكَثٖیرٌ مِنْهُمْ فَاسِقُونَ

Andolsun, biz Nûh'u ve İbrahim'i peygamber olarak gönderdik. Peygamberliği ve kitabı onların soylarına da verdik. Onlardan kimi doğru yola ermiştir, ama içlerinden birçoğu da fasık kimselerdir.

Hadîd 57/27 · bu âyete atıf yapan tefsir

ثُمَّ قَفَّیْنَا عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ بِرُسُلِنَا وَقَفَّیْنَا بِعٖیسَى ابْنِ مَرْیَمَ وَاٰتَیْنَاهُ الْاِنْجٖیلَ وَجَعَلْنَا فٖی قُلُوبِ الَّذٖینَ اتَّبَعُوهُ رَاْفَةً وَرَحْمَةًؕ وَرَهْبَانِیَّةًࣙ ابْتَدَعُوهَا مَا كَتَبْنَاهَا عَلَیْهِمْ اِلَّا ابْتِغَٓاءَ رِضْوَانِ اللّٰهِ فَمَا رَعَوْهَا حَقَّ رِعَایَتِهَاۚ فَاٰتَیْنَا الَّذٖینَ اٰمَنُوا مِنْهُمْ اَجْرَهُمْۚ وَكَثٖیرٌ مِنْهُمْ فَاسِقُونَ

Sonra bunların peşinden ardarda peygamberlerimizi gönderdik. Onların arkasından da Meryem oğlu İsa'yı gönderdik, ona İncil'i verdik ve kendisine uyanların kalplerine şefkat ve merhamet duygusu koyduk. (Kendiliklerinden) icat ettikleri ruhbanlığa gelince; biz onu onlara farz kılmamıştık. Allah'ın rızasını kazanmak için onu kendileri icat etmişlerdi. Fakat ona da gereği gibi uymadılar. Biz de içlerinden iman edenlere mükafatlarını verdik. Fakat onlardan birçoğu da fasık kimselerdir.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?