Kur’an çalışması
10

Yûnus

يُونُسَ

109 âyet iniş 51 cüz 11 sayfa 208

Önceki Sonraki
← Önceki Yûnus 35 sayfa 213 · Diyanet tefsir grubu 35 Sonraki →

قُلْ هَلْ مِنْ شُرَكَٓائِكُمْ مَنْ یَهْدٖٓی اِلَى الْحَقِّؕ قُلِ اللّٰهُ یَهْدٖی لِلْحَقِّؕ اَفَمَنْ یَهْدٖٓی اِلَى الْحَقِّ اَحَقُّ اَنْ یُتَّبَعَ اَمَّنْ لَا یَهِدّٖٓی اِلَّٓا اَنْ یُهْدٰىۚ فَمَا لَكُمْࣞ كَیْفَ تَحْكُمُونَ

Diyanet meali

De ki: "Allah'a koştuğunuz ortaklarınızdan hakka iletecek olan bir kimse var mı?" De ki: "Hakka Allah iletir." Öyle ise, hakka ileten mi uyulmaya daha layıktır, yoksa iletilmedikçe doğru yolu bulamayan kimse mi? Ne oluyor size? Nasıl hüküm veriyorsunuz?"

Kelime meali

قُلْ De ki
هَلْ مِنْ شُرَكَٓائِكُمْ ortakla- rınızdan var mıdır?
مَنْ O kim- se ki
یَهْدٖٓی Ulaştırıyor
اِلَى الْحَقِّؕ Hakka
قُلِ De ki
اللّٰهُ Allah
یَهْدٖی Ulaştırır
لِلْحَقِّؕ Hakka
اَفَمَنْ O kim- se mi ki
یَهْدٖٓی Ulaştırıyor
اِلَى الْحَقِّ Hakka
اَحَقُّ Daha hak sa- hibidir
اَنْ یُتَّبَعَ Tabi olunmaya
اَمَّنْ Yoksa o kimse mi ki
لَا یَهِدّٖٓی Doğruya ulaşamıyor
اِلَّٓا اَنْ یُهْدٰى Ancak doğruya ulaş- tırıldığında
فَمَا لَكُمْࣞ Size ne oluyor?
كَیْفَ Nasıl
تَحْكُمُونَ Hükmediyorsunuz?

“Gerçek, sabit, doğru, varlığı kesin olan şey” gibi anlamlara gelen hak kelimesi genellikle bâtılın zıddı olarak gösterilir. Râgıb el-İsfahânî, âyetlerden örnekler vererek hakkın Kur’an’da başlıca dört mânaya geldiğini belirtir: 1. Bir şeyi hikmete uygun olarak icat eden; buna göre hak, Allah’ın ismi veya sıfatıdır. 2. Hikmete uygun iş; Allah’ın bütün fiilleri buna göre haktır. 3. Bir şeye aslına uygun ve doğru olarak inanma; bu şekilde kazanılmış inanç, bilgi. 4. Gerektiği şekilde, gerektiği ölçüde ve uygun zamanda yapılan iş (el-Müfredât, “hkk” md.). Bu tariflerden de anlaşılacağı gibi hak kelimesi hem doğru bilgi ve inancı hem de düzgün ve erdemli yaşayışı ifade eden bir terimdir.

Bir önceki âyette Allah’tan başka yaratıcı tanımamak gerektiği ifade buyurulduktan sonra burada da insanların fikirde, inanç ve yaşayışta hakka yani doğru ve iyi olana ulaşma hususunda Allah’ı dışlayarak O’ndan başkasının rehberliğine bel bağlamalarının kesinlikle yanlış olduğu belirtilmektedir. Çünkü “Hakka götüren yalnız Allah’tır.” O’nu inkâr ederek yahut O’na ilgisiz kalarak nihaî hakikate, en iyi yaşayışa ulaşılamaz. Bu sebeple Allah Teâlâ, Fâtiha sûresinde bize, “Ancak sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz. Bizi dosdoğru yola ilet!” diyerek kendisine dua etmemizi öğütlemiştir. Son noktada hidayet de bu anlama gelir. Şu halde insanın hayatını hatta insan olarak varlığını anlamlı kılan bu temel amaca ulaşma hususunda kendisine hiçbir şey kazandırmayan sıradan varlıkları izlemesi yani onları tanrı yerine koyup kul olması ona yaraşır mı? Sonuç olarak Allah, yaratıcı güç olarak bir olduğu gibi kendisine kulluk edilmeye lâyık olması bakımından da ortaksızdır, birdir. Bu inanca da ulûhiyet tevhidi denilmektedir.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 100-101

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Bakara 2/119 · bu âyete atıf yapan tefsir

اِنَّٓا اَرْسَلْنَاكَ بِالْحَقِّ بَشٖیرًا وَنَذٖیرًاۙ وَلَا تُسْـَٔلُ عَنْ اَصْحَابِ الْجَحٖیمِ

Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?