Kur’an çalışması
6

En'âm

الْاَنْعَامِ

165 âyet iniş 55 cüz 7 sayfa 128

Önceki Sonraki
← Önceki En'âm 35 sayfa 131 · Diyanet tefsir grubu 35-36 Sonraki →

وَاِنْ كَانَ كَبُرَ عَلَیْكَ اِعْرَاضُهُمْ فَاِنِ اسْتَطَعْتَ اَنْ تَبْتَغِیَ نَفَقًا فِی الْاَرْضِ اَوْ سُلَّمًا فِی السَّمَٓاءِ فَتَاْتِیَهُمْ بِاٰیَةٍؕ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَجَمَعَهُمْ عَلَى الْهُدٰى فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْجَاهِلٖینَ

Diyanet meali

Eğer onların yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse; bir delik açıp yerin dibine inerek, yahut bir merdiven kurup göğe çıkarak onlara bir mucize getirmeye gücün yetiyorsa durma, yap! Eğer Allah dileseydi elbette onları hidayet üzere toplardı. O halde sakın cahillerden olma.

Kelime meali

وَاِنْ كَانَ كَبُرَ Şayet ağır geldiyse
عَلَیْكَ Sana
اِعْرَاضُهُمْ Onların yüz çevirmeleri
فَاِنِ اسْتَطَعْتَ Bu durumda güç yetirirsen
اَنْ تَبْتَغِیَ Arayıp-bulmaya
نَفَقًا Bir tünel
فِی الْاَرْضِ Yeryüzünde
اَوْ Ya da
سُلَّمًا Bir merdiven
فِی السَّمَٓاءِ Gökyüzüne
فَتَاْتِیَهُمْ Ki böylece onlara getiresin
بِاٰیَةٍؕ Bir mucize
وَلَوْ شَٓاءَ Şayet dile- seydi
اللّٰهُ Allah
لَجَمَعَهُمْ Elbette onları toplardı
عَلَى الْهُدٰى Hidayet üzerine
فَلَا تَكُونَنَّ Sakın olmayasın
مِنَ الْجَاهِلٖینَ Cahillerden

Diyanet bu metni 35-36 âyetleri için birlikte vermiştir.

İlk âyete göre Hz. Peygamber, bir kısım insanların doğru yolu kabul etmemelerinden dolayı ne kadar üzülse de onun bu husustaki gücü sınırlıdır. O, Allah’ın izni olmadan insanları hidayete kavuşturamayacağı gibi yine Allah murat etmedikçe mûcize de gösteremez. Bütün insanları hidayette toplama kudreti yalnız Allah’a aittir. Bununla birlikte O, insanları hidayette toplanıp birleşmeye zorlamamış; doğru yolu kendi akıl ve iradeleriyle bulmalarını tercih etmiştir. Nitekim 36. âyette “Ancak (samimiyetle) dinleyenler daveti kabul eder. Ölülere gelince, Allah onları diriltecek, sonra da O’na döndürülecekler” buyurularak hakikat karşısında kulakları ve kalpleri açık olanların, akıl ve iradeleriyle doğru yolu bulacakları belirtilirken, İslâm’ın sesine kulaklarını ve gönüllerini kapatanlardan “ölüler” diye söz edilmiş; bunların işinin âhirete kaldığına işaret edilmiştir.

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

En'âm 6/36 · aynı tefsir grubu

اِنَّمَا یَسْتَجٖیبُ الَّذٖینَ یَسْمَعُونَؕ وَالْمَوْتٰى یَبْعَثُهُمُ اللّٰهُ ثُمَّ اِلَیْهِ یُرْجَعُونَ

(Davete), ancak (bütün kalpleriyle) kulak verenler uyar. (Kalben) ölüleri ise (yalnızca) Allah diriltir. Sonra da hepsi ona döndürülürler.

En'âm 6/111 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَلَوْ اَنَّنَا نَزَّلْنَٓا اِلَیْهِمُ الْمَلٰٓئِكَةَ وَكَلَّمَهُمُ الْمَوْتٰى وَحَشَرْنَا عَلَیْهِمْ كُلَّ شَیْءٍ قُبُلًا مَا كَانُوا لِیُؤْمِنُٓوا اِلَّٓا اَنْ یَشَٓاءَ اللّٰهُ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ یَجْهَلُونَ

Biz onlara melekleri de indirseydik, kendileriyle ölüler de konuşsaydı ve her şeyi karşılarında (hakikatın şahidleri olarak) toplasaydık Allah dilemedikçe yine de iman edecek değillerdi. Fakat onların çoğu bilmiyorlar.

Nasr 110/1 · bu âyete atıf yapan tefsir

اِذَا جَٓاءَ نَصْرُ اللّٰهِ وَالْفَتْحُۙ

Allah'ın yardımı ve fetih (Mekke fethi) geldiğinde ve insanların bölük bölük Allah'ın dinine girdiğini gördüğünde, Rabbine hamd ederek tespihte bulun ve O'ndan bağışlama dile. Çünkü O tövbeleri çok kabul edendir.

Nasr 110/2 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَرَاَیْتَ النَّاسَ یَدْخُلُونَ فٖی دٖینِ اللّٰهِ اَفْوَاجًاۙ

Allah'ın yardımı ve fetih (Mekke fethi) geldiğinde ve insanların bölük bölük Allah'ın dinine girdiğini gördüğünde, Rabbine hamd ederek tespihte bulun ve O'ndan bağışlama dile. Çünkü O tövbeleri çok kabul edendir.

Nasr 110/3 · bu âyete atıf yapan tefsir

فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُؕ اِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا

Allah'ın yardımı ve fetih (Mekke fethi) geldiğinde ve insanların bölük bölük Allah'ın dinine girdiğini gördüğünde, Rabbine hamd ederek tespihte bulun ve O'ndan bağışlama dile. Çünkü O tövbeleri çok kabul edendir.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?