وَیَقُولُونَ اَئِنَّا لَتَارِكُٓوا اٰلِهَتِنَا لِشَاعِرٍ مَجْنُونٍؕ
Diyanet meali
"Biz, deli bir şair için ilahlarımızı mı terk edeceğiz?" diyorlardı.
Kelime meali
Diyanet bu metni 35-37 âyetleri için birlikte vermiştir.
Bir önceki âyette “suçlular” olarak anılan Mekke putperestlerinin, İslâm’ın tevhid ilkesi olan âyet metnindeki, “lâ ilâhe illallâh” (Allah’tan başka tanrı yoktur) ifadesini duyduklarında gösterdikleri tepkinin mahiyetine dikkat çekilmektedir. Çünkü bu ifade sadece onların tanrı inançlarını değiştirmiyor; asıl bu inanç üzerine kurulu bütün Câhiliye telakkisini, değer yargılarını, toplumsal düzenlerini tehdit ediyordu. Bu sebeple de söz konusu ifadeyi duyduklarında, başka bir yerde (Feth 48/26) “hamiyyetü’l-Câhiliyye” (Câhiliye dönemine özgü büyüklenme kompleksi) denilen duygu onların benliklerini sarıyor ve mâkul gerekçelerle davasını çürütemedikleri Resûlullah hakkında delilik, şairlik, kâhinlik gibi saçma ithamlarda bulunuyor, bu tür içi boş iddialarla onu insanların gözünden düşürüp başarısız kılacaklarını zannediyorlardı. Buna karşı Kur’an, kesin bir dille onun gerçeği getirdiğini bildirmektedir. Hz. Muhammed’in, önceki peygamberleri tasdik ettiğinin özellikle belirtilmesi, onun getirdiği dinin, diğer dinlerde de mevcut olan evrensel gerçekleri, ilkeleri içerdiğini göstermektedir. Bunlar, başta “lâ ilâhe illallah” cümlesinin özetlediği tevhid ilkesi olmak üzere, bu sûrede önemle üzerinde durulan ve putperestlerce reddedilen âhiret inancı ve diğer iman esaslarıyla dürüstlük, adalet, hakka saygı, insanların yaratılıştan eşitliği gibi ahlâk ve hukuk prensipleri; kısaca Kur’an’ın başından sonuna kadar putperestlerle tartışıp onlara kabul ettirmeyi, uzun vadede kalıcı hale getirmeyi amaçladığı temel gerçekler ve değerlerdir.
Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 531
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
Sâffât 37/35 · aynı tefsir grubu
اِنَّهُمْ كَانُٓوا اِذَا قٖیلَ لَهُمْ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ یَسْتَكْبِرُونَۙ
Çünkü onlar, kendilerine, "Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur" denildiği zaman inanmayıp büyüklük taslıyorlardı.
Sâffât 37/37 · aynı tefsir grubu
بَلْ جَٓاءَ بِالْحَقِّ وَصَدَّقَ الْمُرْسَلٖینَ
Hayır, öyle değil. O, hakkı getirmiş, (önceki) peygamberleri de tasdik etmiştir.
Hicr 15/6 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَقَالُوا یَٓا اَیُّهَا الَّذٖی نُزِّلَ عَلَیْهِ الذِّكْرُ اِنَّكَ لَمَجْنُونٌؕ
Dediler ki: "Ey kendisine Zikir (Kur'an) indirilen kimse! Sen mutlaka delisin!"
Şuarâ 26/224 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَالشُّعَرَٓاءُ یَتَّبِعُهُمُ الْغَاوُ࣒نَؕ
Şairlere ise haddi aşan azgınlar uyarlar.
Şuarâ 26/225 · bu âyete atıf yapan tefsir
اَلَمْ تَرَ اَنَّهُمْ فٖی كُلِّ وَادٍ یَهٖیمُونَۙ
Görmez misin ki onlar, her vadide şaşkın şaşkın dolaşırlar ve yapmadıkları şeyleri söylerler.
Şuarâ 26/226 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاَنَّهُمْ یَقُولُونَ مَا لَا یَفْعَلُونَۙ
Görmez misin ki onlar, her vadide şaşkın şaşkın dolaşırlar ve yapmadıkları şeyleri söylerler.
Şuarâ 26/227 · bu âyete atıf yapan tefsir
اِلَّا الَّذٖینَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَذَكَرُوا اللّٰهَ كَثٖیرًا وَانْتَصَرُوا مِنْ بَعْدِ مَا ظُلِمُواؕ وَسَیَعْلَمُ الَّذٖینَ ظَلَمُٓوا اَیَّ مُنْقَلَبٍ یَنْقَلِبُونَ
Ancak iman edip salih amel işleyen, Allah'ı çok anan ve haksızlığa uğratıldıktan sonra öçlerini alanlar başka. Zulmedenler hangi akıbete uğrayacaklarını göreceklerdir.
Yâsîn 36/69 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَمَا عَلَّمْنَاهُ الشِّعْرَ وَمَا یَنْبَغٖی لَهُؕ اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ وَقُرْاٰنٌ مُبٖینٌۙ
Biz o Peygamber'e şiir öğretmedik. Bu ona yaraşmaz da. O(na verdiğimiz) ancak bir öğüt ve apaçık bir Kur'an'dır.
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.