Kur’an çalışması
13

Ra'd

الرَّعْدِ

43 âyet iniş 96 cüz 12 sayfa 249

Önceki Sonraki
← Önceki Ra'd 37 sayfa 254 · Diyanet tefsir grubu 37 Sonraki →

وَكَذٰلِكَ اَنْزَلْنَاهُ حُكْمًا عَرَبِیًّاؕ وَلَئِنِ اتَّبَعْتَ اَهْوَٓاءَهُمْ بَعْدَ مَا جَٓاءَكَ مِنَ الْعِلْمِۙ مَا لَكَ مِنَ اللّٰهِ مِنْ وَلِیٍّ وَلَا وَاقٍࣖ

Diyanet meali

Böylece biz onu (Kur'an'ı) Arapça bir hüküm olarak indirdik. Sana gelen bu ilimden sonra eğer sen onların heva ve heveslerine uyarsan, Allah tarafından senin için ne bir dost vardır, ne de bir koruyucu.

Kelime meali

وَكَذٰلِكَ Böylece
اَنْزَلْنَاهُ O’nu indir- dik
حُكْمًا Bir hüküm/hakim
عَرَبِیًّاؕ Arapça
وَلَئِنِ اتَّبَعْتَ Eğer uyarsan
اَهْوَٓاءَهُمْ Onların arzularına
بَعْدَ مَا جَٓاءَكَ Sana geldikten sonra
مِنَ الْعِلْمِ İlimden
مَا لَكَ Sana yoktur
مِنَ اللّٰهِ Allah’tan
مِنْ وَلِیٍّ Hiçbir veli
وَلَا وَاقٍࣖ Ve de hiçbir koruyucu

Hz. Peygamber ve yakın çevresinin Arap olması Kur’an’ın Arapça olarak indirilmesinin başlıca sebeplerindendir (bilgi için bk. Yûsuf 12/2); Allah her peygambere kendi kavminin diliyle hitap etmiş, vahyini onların diliyle göndermiştir ki peygamber Allah’ın emir ve yasaklarını kavmine rahatça anlatsın (İbrâhim 14/4). Kur’an’ın Arap dili ile indirilmiş olması onun sadece Araplar’a indirilmiş olduğunu ifade etmez. Nitekim bazı âyetler onun, bütün insanlığa hitap eden evrensel bir mesaj olduğunu göstermektedir (meselâ bk. Bakara 2/185; Âl-i İmrân 3/138; A‘râf 7/158; Sebe’ 34/28).

Bu âyette “dili Arapça olarak” değil, “hükmü Arapça olarak” denilmiştir. Hükmü dil olarak yorumlamak mümkün olmakla beraber, hakiki mânasına daha yakın olarak şöyle anlamak da mümkündür: Kur’an’da beşerî tasavvur, ihtiyaç ve kültür olarak Araplar’a hitap edilmiş, evrensel mesaja vasıta kılınan bu kültüre uygun bir kurgu yapılmıştır. Bu şekilde Araplar’ın kolayca anladıkları, içinde kendilerini buldukları, ihtiyaçlarını karşıladıkları Kur’an’ın evrensel mesajı da onlar aracılığı ile insanlığa ulaşmıştır.

Allah Teâlâ hikmetinin gereği olarak Kur’an’ı gönderip önceki kitapların bazı hükümlerini kaldırmış, bazılarını tekrarlamış, bu arada gerektiği kadar da yeni hükümler ve bilgiler göndermiştir. Bu sebeple Kur’an’dan önceki ilâhî kitapların hükümlerinden Kur’an’ın özüne ters düşen herhangi bir hükümle amel etmek câiz değildir (Bu konuda bk. Mâide 5/45).

Kur’an tercümelerinden hüküm çıkarmak isteyenlerin de metindeki mâna ve nüansların tercümede olabildiğince iyi bir şekilde aktarıldığından emin olmaları gerekir. Bunun için en azından tefsirlere bakmak ve uzmanlara danışmak kaçınılmazdır.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 294-295

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Yûsuf 12/2 · tefsir atıfı

اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ قُرْءٰنًا عَرَبِیًّا لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ

Biz onu, akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur'an olarak indirdik.

Bakara 2/185 · tefsir atıfı

شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذٖٓی اُنْزِلَ فٖیهِ الْقُرْاٰنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَبَیِّنَاتٍ مِنَ الْهُدٰى وَالْفُرْقَانِۚ فَمَنْ شَهِدَ مِنْكُمُ الشَّهْرَ فَلْیَصُمْهُؕ وَمَنْ كَانَ مَرٖیضًا اَوْ عَلٰى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَیَّامٍ اُخَرَؕ یُرٖیدُ اللّٰهُ بِكُمُ الْیُسْرَ وَلَا یُرٖیدُ بِكُمُ الْعُسْرَؗ وَلِتُكْمِلُوا الْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُوا اللّٰهَ عَلٰى مَا هَدٰیكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah'ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir.

Âl-i İmrân 3/138 · tefsir atıfı

هٰذَا بَیَانٌ لِلنَّاسِ وَهُدًى وَمَوْعِظَةٌ لِلْمُتَّقٖینَ

Bu (Kur'an), insanlar için bir açıklama, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için bir hidayet ve bir öğüttür.

A'râf 7/158 · tefsir atıfı

قُلْ یَٓا اَیُّهَا النَّاسُ اِنّٖی رَسُولُ اللّٰهِ اِلَیْكُمْ جَمٖیعًاࣙ الَّذٖی لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ یُحْيٖ وَیُمٖیتُࣕ فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِهِ النَّبِیِّ الْاُمِّیِّ الَّذٖی یُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَكَلِمَاتِهٖ وَاتَّبِعُوهُ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

(Ey Muhammed!) De ki: "Ey insanlar! Şüphesiz ben, yer ve göklerin hükümranlığı kendisine ait olan Allah'ın hepinize gönderdiği peygamberiyim. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. O, diriltir ve öldürür. O halde Allah'a ve O'nun sözlerine inanan Resûlüne, o ümmî peygambere iman edin ve ona uyun ki doğru yolu bulasınız."

Sebe' 34/28 · tefsir atıfı

وَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا كَٓافَّةً لِلنَّاسِ بَشٖیرًا وَنَذٖیرًا وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا یَعْلَمُونَ

Biz seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bilmezler.

Mâide 5/45 · tefsir atıfı

وَكَتَبْنَا عَلَیْهِمْ فٖیهَٓا اَنَّ النَّفْسَ بِالنَّفْسِۙ وَالْعَیْنَ بِالْعَیْنِ وَالْاَنْفَ بِالْاَنْفِ وَالْاُذُنَ بِالْاُذُنِ وَالسِّنَّ بِالسِّنِّۙ وَالْجُرُوحَ قِصَاصٌؕ فَمَنْ تَصَدَّقَ بِهٖ فَهُوَ كَفَّارَةٌ لَهُؕ وَمَنْ لَمْ یَحْكُمْ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاُو࣑لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ

Onda (Tevrat'ta) üzerlerine şunu da yazdık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş kısas edilir. Yaralar da kısasa tabidir. Kim de bu hakkını bağışlar, sadakasına sayarsa o, kendisi için keffaret olur. Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler zalimlerin ta kendileridir.

Tâhâ 20/113 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَكَذٰلِكَ اَنْزَلْنَاهُ قُرْاٰنًا عَرَبِیًّا وَصَرَّفْنَا فٖیهِ مِنَ الْوَعٖیدِ لَعَلَّهُمْ یَتَّقُونَ اَوْ یُحْدِثُ لَهُمْ ذِكْرًا

İşte böylece biz onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar, yahut onlara bir uyarı versin diye onda tehditleri teker teker sıraladık.

Tâhâ 20/114 · bu âyete atıf yapan tefsir

فَتَعَالَى اللّٰهُ الْمَلِكُ الْحَقُّۚ وَلَا تَعْجَلْ بِالْقُرْاٰنِ مِنْ قَبْلِ اَنْ یُقْضٰٓى اِلَیْكَ وَحْیُهُؗ وَقُلْ رَبِّ زِدْنٖی عِلْمًا

Gerçek hükümdar olan Allah yücedir. Sana vahyedilmesi tamamlanmadan önce Kur'an'ı okumakta acele etme. "Rabbim! İlmimi arttır" de.

Şûrâ 42/6 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَالَّذٖینَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِهٖٓ اَوْلِیَٓاءَ اللّٰهُ حَفٖیظٌ عَلَیْهِمْؗ وَمَٓا اَنْتَ عَلَیْهِمْ بِوَكٖیلٍ

Allah'tan başka dostlar edinenlere gelince, Allah onları daima gözetlemektedir. Sen onlara vekil değilsin.

Şûrâ 42/7 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَكَذٰلِكَ اَوْحَیْنَٓا اِلَیْكَ قُرْاٰنًا عَرَبِیًّا لِتُنْذِرَ اُمَّ الْقُرٰى وَمَنْ حَوْلَهَا وَتُنْذِرَ یَوْمَ الْجَمْعِ لَا رَیْبَ فٖیهِؕ فَرٖیقٌ فِی الْجَنَّةِ وَفَرٖیقٌ فِی السَّعٖیرِ

Böylece biz sana Arapça bir Kur'an vahyettik ki, şehirlerin anası olan Mekke'de ve çevresinde bulunanları uyarasın. Hakkında asla şüphe olmayan toplanma günüyle onları uyarasın. Bir grup cennette, bir grup ise cehennemdedir.

Şûrâ 42/8 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَجَعَلَهُمْ اُمَّةً وَاحِدَةً وَلٰكِنْ یُدْخِلُ مَنْ یَشَٓاءُ فٖی رَحْمَتِهٖؕ وَالظَّالِمُونَ مَا لَهُمْ مِنْ وَلِیٍّ وَلَا نَصٖیرٍ

Allah dileseydi onları (aynı dine mensup) bir tek ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini rahmetine sokar. Zalimlerin ise bir dost ve yardımcısı yoktur.

Şûrâ 42/9 · bu âyete atıf yapan tefsir

اَمِ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِهٖٓ اَوْلِیَٓاءَۚ فَاللّٰهُ هُوَ الْوَلِیُّ وَهُوَ یُحْيِ الْمَوْتٰىؗ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَیْءٍ قَدٖیرٌࣖ

Yoksa onlar Allah'tan başka dostlar mı edindiler? Halbuki gerçek dost Allah'tır. O, ölüleri diriltir. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?