Kur’an çalışması
16

Nahl

النَّحْلِ

128 âyet iniş 70 cüz 14 sayfa 267

Önceki Sonraki
← Önceki Nahl 37 sayfa 271 · Diyanet tefsir grubu 37 Sonraki →

اِنْ تَحْرِصْ عَلٰى هُدٰیهُمْ فَاِنَّ اللّٰهَ لَا یَهْدٖی مَنْ یُضِلُّ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِرٖینَ

Diyanet meali

Sen onların doğru yola erişmelerine aşırı istek göstersen de şüphesiz Allah saptırdığı kimseyi doğru yola iletmez. Onların yardımcıları da yoktur.

Kelime meali

اِنْ تَحْرِصْ عَلٰى Hırslı olsan da
هُدٰیهُمْ فَاِنَّ Onların hidayete ermelerine
اللّٰهَ Şunu bil ki Allah
لَا یَهْدٖی Hidayete iletmez
مَنْ O kim- seyi ki
یُضِلُّ Saptırıyor
وَمَا لَهُمْ Ve onlar için yoktur
مِنْ نَاصِرٖینَ Yardımcılar

Hz. Peygamber, Allah’ın kendisine yüklediği tebliğ ve irşad görevini eksiksiz yerine getirme sorumluluğunun bir gereği olduğu kadar yüce ahlâkının, derin insanlık sevgisinin de bir tezahürü olarak, kendisine son derece haksız ve insafsız muameleleri revâ görenler de dahil olmak üzere, bütün insanların dünya ve âhiret esenliğine kavuşmaları için büyük bir istek taşıyor, elinden geleni yapıyor, Kur’an’ın anlatımıyla bu uğurda âdeta kendini tüketiyordu (Şuarâ 26/3). Konumuz olan âyette de Hz. Peygamber’in, putperestlerin hidayete ermelerini ne kadar çok istediğine işaret edilmektedir. Fakat burada şu husus özellikle hatırlatılmaktadır: İnsanların kurtuluşu için Peygamber’in böyle bir istek ve gayret içinde olması yetmez. İnsanlar bu dünyada bir imtihan hayatı yaşamakta olup kurtuluşu hak etmeleri, Allah’a karşı sorumlu oldukları bu imtihanı başarmaları ve iradelerini o yönde kullanmaları sonucunda, O’nun kendilerine hidayeti nasip etmesine bağlıdır; bu hususta insanların Allah’tan başka yardımcıları da yoktur. Şu halde kurtuluşu hak etmeyene Peygamber’in bile yardımı dokunamaz.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 396-397

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Şuarâ 26/3 · tefsir atıfı

لَعَلَّكَ بَاخِعٌ نَفْسَكَ اَلَّا یَكُونُوا مُؤْمِنٖینَ

Ey Muhammed! Mü'min olmuyorlar diye adetâ kendini helak edeceksin!

A'râf 7/164 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَاِذْ قَالَتْ اُمَّةٌ مِنْهُمْ لِمَ تَعِظُونَ قَوْمًاۙࣙ اللّٰهُ مُهْلِكُهُمْ اَوْ مُعَذِّبُهُمْ عَذَابًا شَدٖیدًاؕ قَالُوا مَعْذِرَةً اِلٰى رَبِّكُمْ وَلَعَلَّهُمْ یَتَّقُونَ

Hani onlardan bir topluluk demişti ki: "Siz Allah'ın helak edeceği veya şiddetli bir azaba uğratacağı bir kavme ne diye (boş yere) öğüt veriyorsunuz?" Onlar da, "Rabbinize bir mazeret beyan etmek için, bir de belki Allah'a karşı gelmekten sakınırlar diye (öğüt veriyoruz)" demişlerdi.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?