وَلَقَدْ صَبَّحَهُمْ بُكْرَةً عَذَابٌ مُسْتَقِرٌّۚ
Diyanet meali
Andolsun, onlara sabahleyin erkenden kalıcı bir azap geldi.
Kelime meali
Diyanet bu metni 33-40 âyetleri için birlikte vermiştir.
Kur’an, Lût kavmini ahlâksızlığa boğulmuş, özellikle cinsel sapıklıklarıyla tanınmış ve bu yüzden ağır bir cezaya çarptırılmış toplum örneği olarak muhtelif vesilelerle zikreder (bilgi için bk. A‘râf 7/80-84; Hûd 11/77-83; Hicr 15/57-77).
Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 191
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
Kamer 54/33 · aynı tefsir grubu
كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍ بِالنُّذُرِ
Lût kavmi de uyarıcıları yalanladı.
Kamer 54/34 · aynı tefsir grubu
اِنَّٓا اَرْسَلْنَا عَلَیْهِمْ حَاصِبًا اِلَّٓا اٰلَ لُوطٍؕ نَجَّیْنَاهُمْ بِسَحَرٍۙ
Şüphesiz biz de üzerlerine taşlar savuran bir rüzgar gönderdik. Yalnız Lût'un ailesi başka. Katımızdan bir nimet olarak bir seher vakti onları kurtardık. Şükredenleri işte böyle mükafatlandırırız.
Kamer 54/35 · aynı tefsir grubu
نِعْمَةً مِنْ عِنْدِنَاؕ كَذٰلِكَ نَجْزٖی مَنْ شَكَرَ
Şüphesiz biz de üzerlerine taşlar savuran bir rüzgar gönderdik. Yalnız Lût'un ailesi başka. Katımızdan bir nimet olarak bir seher vakti onları kurtardık. Şükredenleri işte böyle mükafatlandırırız.
Kamer 54/36 · aynı tefsir grubu
وَلَقَدْ اَنْذَرَهُمْ بَطْشَتَنَا فَتَمَارَوْا بِالنُّذُرِ
Andolsun, Lût onları bizim şiddetli azabımızla uyardı. Fakat onlar bu uyarıları kuşkuyla karşıladılar.
Kamer 54/37 · aynı tefsir grubu
وَلَقَدْ رَاوَدُوهُ عَنْ ضَیْفِهٖ فَطَمَسْنَٓا اَعْیُنَهُمْ فَذُوقُوا عَذَابٖی وَنُذُرِ
Andolsun, onlar onun (meleklerden olan) misafirlerinden nefislerindeki kötü arzuları tatmin etmek istediler. Biz de onların gözlerini silme kör ettik. "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" dedik.
Kamer 54/39 · aynı tefsir grubu
فَذُوقُوا عَذَابٖی وَنُذُرِ
"Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" dedik.
Kamer 54/40 · aynı tefsir grubu
وَلَقَدْ یَسَّرْنَا الْقُرْاٰنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍࣖ
Andolsun, biz Kur'an'ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?
A'râf 7/80 · tefsir atıfı
وَلُوطًا اِذْ قَالَ لِقَوْمِهٖٓ اَتَاْتُونَ الْفَاحِشَةَ مَا سَبَقَكُمْ بِهَا مِنْ اَحَدٍ مِنَ الْعَالَمٖینَ
Lût'u da Peygamber olarak gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: "Sizden önce âlemlerden hiçbir kimsenin yapmadığı çirkin işi mi yapıyorsunuz?"
A'râf 7/81 · tefsir atıfı
اِنَّكُمْ لَتَاْتُونَ الرِّجَالَ شَهْوَةً مِنْ دُونِ النِّسَٓاءِؕ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ مُسْرِفُونَ
"Hakikaten siz kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır, siz haddi aşan bir toplumsunuz."
A'râf 7/82 · tefsir atıfı
وَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِهٖٓ اِلَّٓا اَنْ قَالُٓوا اَخْرِجُوهُمْ مِنْ قَرْیَتِكُمْۚ اِنَّهُمْ اُنَاسٌ یَتَطَهَّرُونَ
Kavminin cevabı ise sadece, "Çıkarın bunları memleketinizden! Güya onlar kendilerini fazla temiz tutan insanlar!..." demek oldu.
A'râf 7/83 · tefsir atıfı
فَاَنْجَیْنَاهُ وَاَهْلَهُٓ اِلَّا امْرَاَتَهُؗ كَانَتْ مِنَ الْغَابِرٖینَ
Bunun üzerine biz de onu ve karısı dışında aile fertlerini kurtardık. Karısı ise azab içinde kalanlardan oldu.
A'râf 7/84 · tefsir atıfı
وَاَمْطَرْنَا عَلَیْهِمْ مَطَرًاؕ فَانْظُرْ كَیْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُجْرِمٖینَࣖ
Onların üstüne bir azap yağmuru yağdırdık." Bak, suçluların akıbeti nasıl oldu.
Hûd 11/77 · tefsir atıfı
وَلَمَّا جَٓاءَتْ رُسُلُنَا لُوطًا سٖٓیءَ بِهِمْ وَضَاقَ بِهِمْ ذَرْعًا وَقَالَ هٰذَا یَوْمٌ عَصٖیبٌ
Elçilerimiz Lût'a gelince onların yüzünden üzüldü, göğsü daraldı ve "Bu çok zor bir gün" dedi.
Hûd 11/78 · tefsir atıfı
وَجَٓاءَهُ قَوْمُهُ یُهْرَعُونَ اِلَیْهِ وَمِنْ قَبْلُ كَانُوا یَعْمَلُونَ السَّیِّــَٔاتِؕ قَالَ یَا قَوْمِ هٰٓؤُ࣑لَٓاءِ بَنَاتٖی هُنَّ اَطْهَرُ لَكُمْ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَلَا تُخْزُونِ فٖی ضَیْفٖیؕ اَلَیْسَ مِنْكُمْ رَجُلٌ رَشٖیدٌ
Kavmi, (konuklarıyla çirkin ilişkide bulunmak üzere) ona doğru koşa koşa geldiler. Zaten onlar önceden de bu tür çirkin işleri yapıyorlardı. Lût dedi ki: "Ey Kavmim! İşte kızlarım. Onlar(la nikahlanmanız) sizin için daha temizdir. Allah'a karşı gelmekten sakının ve konuklarıma karşı beni rezil etmeyin. İçinizde hiç aklı başında bir adam yok mu?"
Hûd 11/79 · tefsir atıfı
قَالُوا لَقَدْ عَلِمْتَ مَا لَنَا فٖی بَنَاتِكَ مِنْ حَقٍّۚ وَاِنَّكَ لَتَعْلَمُ مَا نُرٖیدُ
Onlar, "İyi biliyorsun ki kızlarında bizim gözümüz yok. Sen bizim ne istediğimizi çok iyi biliyorsun" dediler.
Hûd 11/80 · tefsir atıfı
قَالَ لَوْ اَنَّ لٖی بِكُمْ قُوَّةً اَوْ اٰوٖٓی اِلٰى رُكْنٍ شَدٖیدٍ
(Lût da:) "Keşke size karşı (koyacak) bir gücüm olsaydı, ya da sağlam bir desteğe dayanabilseydim" dedi.
Hûd 11/81 · tefsir atıfı
قَالُوا یَا لُوطُ اِنَّا رُسُلُ رَبِّكَ لَنْ یَصِلُٓوا اِلَیْكَ فَاَسْرِ بِاَهْلِكَ بِقِطْعٍ مِنَ الَّیْلِ وَلَا یَلْتَفِتْ مِنْكُمْ اَحَدٌ اِلَّا امْرَاَتَكَؕ اِنَّهُ مُصٖیبُهَا مَٓا اَصَابَهُمْؕ اِنَّ مَوْعِدَهُمُ الصُّبْحُؕ اَلَیْسَ الصُّبْحُ بِقَرٖیبٍ
Konukları şöyle dedi: "Ey Lût! Biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana asla ulaşamayacaklar. Geceleyin bir vakitte aileni al götür. İçinizden kimse ardına bakmasın. Ancak karın müstesna. (Onu bırak.) Çünkü onların (kavminin) başına gelecek olan azap, onun başına da gelecektir. Onların azabla buluşma zamanı sabahtır. Sabah yakın değil midir?!"
Hûd 11/82 · tefsir atıfı
فَلَمَّا جَٓاءَ اَمْرُنَا جَعَلْنَا عَالِیَهَا سَافِلَهَا وَاَمْطَرْنَا عَلَیْهَا حِجَارَةً مِنْ سِجّٖیلٍۙ مَنْضُودٍۙ
(Azap) emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik. Üzerine de Rabbinin katında işaretlenmiş pişirilmiş balçıktan taşlar yağdırdık. Bunlar zalimlerden uzak değildir.
Hûd 11/83 · tefsir atıfı
مُسَوَّمَةً عِنْدَ رَبِّكَؕ وَمَا هِیَ مِنَ الظَّالِمٖینَ بِبَعٖیدٍࣖ
(Azap) emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik. Üzerine de Rabbinin katında işaretlenmiş pişirilmiş balçıktan taşlar yağdırdık. Bunlar zalimlerden uzak değildir.
Hicr 15/57 · tefsir atıfı
قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ اَیُّهَا الْمُرْسَلُونَ
İbrahim, "Ey Elçiler! Göreviniz nedir?" dedi.
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.