Kur’an çalışması
23

Mü'minûn

الْمُؤْمِنُونَ

118 âyet iniş 74 cüz 18 sayfa 342

Önceki Sonraki
← Önceki Mü'minûn 4 sayfa 342 · Diyanet tefsir grubu 4 Sonraki →

وَالَّذٖینَ هُمْ لِلزَّكٰوةِ فَاعِلُونَۙ

Diyanet meali

Onlar ki, zekatı öderler.

Kelime meali

وَالَّذٖینَ Onlar öyle kimselerdir ki
هُمْ Onlar
لِلزَّكٰوةِ Zekâtı
فَاعِلُونَ Vericidirler

İslâm’ın beş temel şartından biri olan zekât ibadetinin, Mekkî olan bu sûrenin inmesinden sonra Medine’de farz kılındığı bilinmektedir. Şu halde buradaki zekât kelimesi geniş anlamıyla sadaka yerine kullanılmış olmalıdır. Kur’an-ı Kerîm’de zekât ve sadaka kelimelerinin zaman zaman birbirinin yerine kullanıldığı görülür. Nitekim farz olan zekâtın kimlere verileceğini açıklayan âyette de zekât yerine sadaka kelimesi kullanılmıştır (Tevbe 9/60). Zekât ibadeti Medine’de farz kılınmakla birlikte Mekke döneminde inen âyetlerde de sadaka, zekât, infak, ihsan, it‘âm gibi kelimelerle müslümanlar malî yardımlaşmaya teşvik edilmekte, bunun üzerinde önemle durulmakta idi.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 10

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Tevbe 9/60 · tefsir atıfı

اِنَّمَا الصَّدَقَاتُ لِلْفُقَرَٓاءِ وَالْمَسَاكٖینِ وَالْعَامِلٖینَ عَلَیْهَا وَالْمُؤَلَّفَةِ قُلُوبُهُمْ وَفِی الرِّقَابِ وَالْغَارِمٖینَ وَفٖی سَبٖیلِ اللّٰهِ وَابْنِ السَّبٖیلِؕ فَرٖیضَةً مِنَ اللّٰهِؕ وَاللّٰهُ عَلٖیمٌ حَكٖیمٌ

Sadakalar (zekatlar), Allah'tan bir farz olarak ancak fakirler, düşkünler, zekât toplayan memurlar, kalpleri İslam'a ısındırılacak olanlarla (özgürlüğüne kavuşturulacak) köleler, borçlular, Allah yolunda cihad edenler ve yolda kalmış yolcular içindir. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?