فَاَخَذْنَاهُ وَجُنُودَهُ فَنَبَذْنَاهُمْ فِی الْیَمِّۚ فَانْظُرْ كَیْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الظَّالِمٖینَ
Diyanet meali
Biz de onu ve askerlerini yakaladık ve onları denize attık (Orada boğuldular). Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bak!
Kelime meali
Diyanet bu metni 38-40 âyetleri için birlikte vermiştir.
Firavunlar Mısır halkı tarafından tanrının oğlu, dolayısıyla tanrı kabul edildiği ve kendisine tapınılma derecesinde yüceltildiği için Mûsâ’nın muhatabı olan Firavun da kendisini “en büyük Tanrı” olarak görmüş (bk. Nâziât 79/24) ve Hz. Mûsâ’nın tarif ettiği âlemlerin rabbi olan Allah ile alay eder bir tavırla veziri Hâmân’a, “Bana bir kule yap, belki oradan Mûsâ’nın tanrısını görürüm” diye emir vermişti.
Hz. Mûsâ, Firavun’a karşı zorlu mücadele verdi. Bu süre içerisinde Firavun Allah tarafından birçok felâket ve sıkıntıya uğratıldı. Buna rağmen gerçeği görmek ve kabul etmek istemediği için hidayete eremedi (bilgi için bk. A‘râf 7/103-138). Sonunda Mûsâ, Allah’ın emri uyarınca bir gece İsrâiloğulları’nı alıp Sînâ yarımadasına geçmek üzere Kızıldeniz’e doğru yola çıktı. Durumdan haberdar olan Firavun da askerlerini alarak peşlerine düştü. Bir mûcize sonucu denizin yol vermesiyle Mûsâ ve İsrâiloğulları karşıya geçerken, aynı yoldan geçmeye çalışan Firavun, ordusuyla birlikte denize gömüldü (bilgi için bk. A‘râf 7/136). Firavun denizde boğulmak üzere iken Allah’a iman etmiş, fakat yeis halindeki imanı kabul edilmemiştir (bk. Yûnus 10/90-91).
Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 229
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
Kasas 28/38 · aynı tefsir grubu
وَقَالَ فِرْعَوْنُ یَٓا اَیُّهَا الْمَلَاُ مَا عَلِمْتُ لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَیْرٖیۚ فَاَوْقِدْ لٖی یَا هَامَانُ عَلَى الطّٖینِ فَاجْعَلْ لٖی صَرْحًا لَعَلّٖٓی اَطَّلِعُ اِلٰٓى اِلٰهِ مُوسٰىۙ وَاِنّٖی لَاَظُنُّهُ مِنَ الْكَاذِبٖینَ
Firavun, "Ey ileri gelenler! Sizin benden başka bir ilahınız olduğunu bilmiyorum. Ey Hâmân! Benim için bir ateş yakıp tuğla pişir de bana bir kule yap! Belki Mûsâ'nın ilahına çıkar bakarım(!) Şüphesiz ben onun mutlaka yalancılardan olduğunu sanıyorum" dedi.
Kasas 28/39 · aynı tefsir grubu
وَاسْتَكْبَرَ هُوَ وَجُنُودُهُ فِی الْاَرْضِ بِغَیْرِ الْحَقِّ وَظَنُّٓوا اَنَّهُمْ اِلَیْنَا لَا یُرْجَعُونَ
O ve askerleri yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar ve gerçekten bize döndürülmeyeceklerini sandılar.
A'râf 7/103 · tefsir atıfı
ثُمَّ بَعَثْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ مُوسٰى بِاٰیَاتِنَٓا اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا࣑ئِهٖ فَظَلَمُوا بِهَاۚ فَانْظُرْ كَیْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُفْسِدٖینَ
Sonra onların ardından Mûsâ'yı, apaçık mucizelerimizle Firavun'a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber olarak gönderdik de onları (mucizeleri) inkar ettiler. Bak, bozguncuların sonu nasıl oldu.
A'râf 7/136 · tefsir atıfı
فَانْتَقَمْنَا مِنْهُمْ فَاَغْرَقْنَاهُمْ فِی الْیَمِّ بِاَنَّهُمْ كَذَّبُوا بِاٰیَاتِنَا وَكَانُوا عَنْهَا غَافِلٖینَ
Bu yüzden onlardan intikam aldık. Âyetlerimizi yalanlamaları ve onları umursamamaları sebebiyle kendilerini denizde boğduk.
Yûnus 10/90 · tefsir atıfı
وَجَاوَزْنَا بِبَنٖٓی اِسْرَٓایٖٔلَ الْبَحْرَ فَاَتْبَعَهُمْ فِرْعَوْنُ وَجُنُودُهُ بَغْیًا وَعَدْوًاؕ حَتّٰٓى اِذَٓا اَدْرَكَهُ الْغَرَقُۙ قَالَ اٰمَنْتُ اَنَّهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا الَّذٖٓی اٰمَنَتْ بِهٖ بَنُٓوا اِسْرَٓایٖٔلَ وَاَنَا࣑ مِنَ الْمُسْلِمٖینَ
İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak üzere iken, "İsrailoğulları'nın iman ettiğinden başka hiçbir ilah olmadığına inandım. Ben de müslümanlardanım" dedi.
Yûnus 10/91 · tefsir atıfı
آٰلْــٰٔنَ وَقَدْ عَصَیْتَ قَبْلُ وَكُنْتَ مِنَ الْمُفْسِدٖینَ
Şimdi mi?! Oysa daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun.
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.