وَیْلٌ یَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّبٖینَࣖ
Diyanet meali
O gün vay yalanlayanların haline!
Kelime meali
Diyanet bu metni 38-40 âyetleri için birlikte vermiştir.
“Ayırım günü”nden maksat hakkın bâtıldan, haklının haksızdan, inananın inkâr edenden ayırt edileceği yargı günüdür. Allah o gün gerek Kur’an’ın hitap ettiği topluluğu ve sonraki nesilleri, gerekse Kur’an’ın inmesinden önce gelip geçmiş bütün insanları mahşerde toplayıp aralarında hükmünü verecektir (krş. Vâkıa 56/49-50). Bir yoruma göre “siz ve sizden öncekiler” ifadesiyle bilhassa Hz. Peygamber’in muhatapları olan Arap müşrikleriyle önceki dönemlerin inkârcıları kastedilmiştir. Âyetin özellikle tehdit ve uyarı amacı taşıdığı dikkate alındığında bu yorum daha isabetli görülebilir. Nitekim 39. âyet de bu yorumu desteklemektedir. Burada inkârcılara, “Bir planınız varsa haydi bana karşı uygulayın planınızı!” denilerek hak ettikleri cezadan kurtulma hususunda bir çareleri varsa onu kullanmaları istenir. Ancak bu istek, gerçekten onların bir çare bulmaları için değil, içine düşecekleri çaresizliği ortaya koymak içindir.
Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 530-531
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
Mürselât 77/38 · aynı tefsir grubu
هٰذَا یَوْمُ الْفَصْلِۚ جَمَعْنَاكُمْ وَالْاَوَّلٖینَ
Bu, hüküm ve ayırma günüdür. Sizi ve öncekileri bir araya toplamışızdır.
Mürselât 77/39 · aynı tefsir grubu
فَاِنْ كَانَ لَكُمْ كَیْدٌ فَكٖیدُونِ
Eğer bir tuzağınız varsa haydi bana tuzak kurun!
Vâkıa 56/49 · tefsir atıfı
قُلْ اِنَّ الْاَوَّلٖینَ وَالْاٰخِرٖینَۙ
De ki: "Şüphesiz öncekiler ve sonrakiler, mutlaka belli bir günün belli bir vaktinde toplanacaklardır."
Vâkıa 56/50 · tefsir atıfı
لَمَجْمُوعُونَ اِلٰى مٖیقَاتِ یَوْمٍ مَعْلُومٍ
De ki: "Şüphesiz öncekiler ve sonrakiler, mutlaka belli bir günün belli bir vaktinde toplanacaklardır."
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.