قَالَ سَاٰوٖٓی اِلٰى جَبَلٍ یَعْصِمُنٖی مِنَ الْمَٓاءِؕ قَالَ لَا عَاصِمَ الْیَوْمَ مِنْ اَمْرِ اللّٰهِ اِلَّا مَنْ رَحِمَۚ وَحَالَ بَیْنَهُمَا الْمَوْجُ فَكَانَ مِنَ الْمُغْرَقٖینَ
Diyanet meali
O, "Ben, kendimi sudan koruyacak bir dağa sığınacağım" dedi. Nûh, "Bugün Allah'ın rahmet ettikleri hariç, onun azabından korunacak hiç kimse yoktur" dedi. Derken aralarına dalga giriverdi de oğlu boğulanlardan oldu.
Kelime meali
Diyanet bu metni 42-43 âyetleri için birlikte vermiştir.
Nihayet sular Allah’ın takdir ettiği seviyeye geldiğinde (Kamer 54/12) gemi dağlar gibi dalgalar arasında yüzmeye başladı. Bu arada Hz. Nûh, kendisini yalanlayanlardan olup yalnız olarak bir kenara çekilmiş bulunan dördüncü oğlu Yâm’a (İbn Kesîr, IV, 256) babalık şefkat ve merhametiyle son olarak bir daha seslenip gemiye çağırdı. Oğlu babasının bu çağrısına kulak vermedi; çünkü olayın diğer tabii âfetler gibi bir afet olduğunu düşünüyor ve yüksek yerlere çıkarak kurtulabileceğini sanıyordu. Bu sebeple babasının çağrısına, “Beni sudan koruyacak bir dağa sığınacağım” diye cevap verdi. Oysa olay tabii bir âfet değil, azgın bir kavmi cezalandırmak üzere Allah tarafından özel olarak gerçekleştirilmiş olağan üstü bir tûfandı ve Allah’ın emriyle yapılmış olan geminin dışında kalanlar bu tûfandan kurtulamayacaklardı. Ancak oğlunun kalbi katılaşmıştı, artık peygamber babanın öğütleri onu etkilemiyordu. Derken baba ile oğul arasına dağlar gibi dalgalar giriverdi, o da diğer inkârcılarla birlikte boğulanlardan oldu.
Tûfanın bütün dünyayı mı yoksa sadece Nûh kavminin yaşadığı bölgeyi mi kapsadığı konusunda farklı görüşler vardır. “Ve yalnız onun (Nûh’un) soyunu kalıcı kıldık” (Sâffât 37/77) meâlindeki âyet, suların o gün yeryüzünde mevcut olan insanların yaşadığı bütün bölgeleri kapladığı kanaatini (Elmalılı, IV, 2784) destekler gibi görünmektedir. Bununla birlikte bu tûfanın alanı hakkında Kur’an ve Sünnet’te sarih ve kesin bir delil bulunmadığı için bu ihtimallerin her biri mümkündür (bilgi için bk. es-Sâffât 75/82). Kesin olan bir şey varsa o da Nûh kavminin peygambere isyan etmesi sebebiyle tûfanda boğularak helâk olması, müminlerin ise Nûh peygamberle birlikte kurtulmuş olmalarıdır.
Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 172-173
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
Hûd 11/42 · aynı tefsir grubu
وَهِیَ تَجْرٖی بِهِمْ فٖی مَوْجٍ كَالْجِبَالِ وَنَادٰى نُوحٌࣙ ابْنَهُ وَكَانَ فٖی مَعْزِلٍ یَا بُنَیَّ ارْكَبْۭ مَعَنَا وَلَا تَكُنْ مَعَ الْكَافِرٖینَ
Gemi, dağlar gibi dalgalar arasında onları götürüyordu. Nûh, ayrı bir yere çekilmiş olan oğluna, "Yavrucuğum, bizimle beraber sen de bin, inkârcılarla birlikte olma" diye seslendi.
Kamer 54/12 · tefsir atıfı
وَفَجَّرْنَا الْاَرْضَ عُیُونًا فَالْتَقَى الْمَٓاءُ عَلٰٓى اَمْرٍ قَدْ قُدِرَۚ
Yeryüzünü pınar pınar fışkırttık. Derken sular takdir edilmiş bir iş için birleşti.
Sâffât 37/77 · tefsir atıfı
وَجَعَلْنَا ذُرِّیَّتَهُ هُمُ الْبَاقٖینَؗ
Onun neslini yeryüzünde kalanlar kıldık.
Sâffât 37/75 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَلَقَدْ نَادٰینَا نُوحٌ فَلَنِعْمَ الْمُجٖیبُونَۚ
Andolsun, Nûh bize dua edip seslenmişti. Biz ne güzel cevap vereniz!
Sâffât 37/76 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَنَجَّیْنَاهُ وَاَهْلَهُ مِنَ الْكَرْبِ الْعَظٖیمِؗ
Onu ve ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
Sâffât 37/78 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَتَرَكْنَا عَلَیْهِ فِی الْاٰخِرٖینَؗ
Sonradan gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık.
Sâffât 37/79 · bu âyete atıf yapan tefsir
سَلَامٌ عَلٰى نُوحٍ فِی الْعَالَمٖینَ
Âlemler içinde Nûh'a selam olsun!
Sâffât 37/80 · bu âyete atıf yapan tefsir
اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِی الْمُحْسِنٖینَ
İşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
Sâffât 37/81 · bu âyete atıf yapan tefsir
اِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِنٖینَ
Çünkü o, bizim mü'min kullarımızdandı.
Sâffât 37/82 · bu âyete atıf yapan tefsir
ثُمَّ اَغْرَقْنَا الْاٰخَرٖینَ
Sonra biz, diğerlerini suda boğduk.
Nûh 71/25 · bu âyete atıf yapan tefsir
مِمَّا خَطٖٓیـَٔاتِهِمْ اُغْرِقُوا فَاُدْخِلُوا نَارًا فَلَمْ یَجِدُوا لَهُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَنْصَارًا
Hataları (küfür ve isyanları) yüzünden suda boğuldular ve cehenneme sokuldular da kendileri için Allah'tan başka yardımcılar bulamadılar.
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.