Kur’an çalışması
6

En'âm

الْاَنْعَامِ

165 âyet iniş 55 cüz 7 sayfa 128

Önceki Sonraki
← Önceki En'âm 44 sayfa 132 · Diyanet tefsir grubu 44-45 Sonraki →

فَلَمَّا نَسُوا مَا ذُكِّرُوا بِهٖ فَتَحْنَا عَلَیْهِمْ اَبْوَابَ كُلِّ شَیْءٍؕ حَتّٰٓى اِذَا فَرِحُوا بِمَٓا اُو࣒تُٓوا اَخَذْنَاهُمْ بَغْتَةً فَاِذَا هُمْ مُبْلِسُونَ

Diyanet meali

Derken onlar kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında, (önce) üzerlerine her şeyin kapılarını açtık. Sonra kendilerine verilenle sevinip şımardıkları sırada onları ansızın yakaladık da bir anda tüm ümitlerini kaybedip yıkıldılar.

Kelime meali

فَلَمَّا نَسُوا Ne zaman ki unuttular
مَا O şe- yi ki
ذُكِّرُوا Onlar hatırla- tıldılar
بِهٖ O şey ile
فَتَحْنَا Böylece biz açtık
عَلَیْهِمْ Onların üzerine
اَبْوَابَ كُلِّ شَیْءٍؕ Her şeyin kapısını
حَتّٰٓى اِذَا فَرِحُوا Nihayet ferahlan- dıkları vakit
بِمَٓا O şey- le ki
اُو࣒تُٓوا Kendilerine verildi
اَخَذْنَاهُمْ Onları yakala- yıverdik
بَغْتَةً Ansızın
فَاِذَا هُمْ Birde bakar- sın ki onlar
مُبْلِسُونَ Ümitsizdirler

Diyanet bu metni 44-45 âyetleri için birlikte vermiştir.

İnsanlar kıtlıktan bolluğa, hastalıktan sağlığa, sıkıntıdan esenliğe kavuştukları zaman, bunlarda kendileri için imtihanlar bulunduğunu düşünmeli ve her zamankinden daha dikkatli, daha sorumlu hareket etmeli, bu nimet ve imkânları veren Allah’a minnet ve şükran hissi duymalıdırlar. Âyette söz konusu edilen kavimler, bu imkânların bir imtihan olduğunu düşünerek uyarılara önem verecekleri yerde, kendileri için bir istidrâc (insanın günahlarını daha da arttırmasına yol açabilecek nimetler; bilgi için bk. A‘râf 7/182), bir imtihan olan bu bolluk ve rahatlığa aldandılar; “sonunda kendilerine verilenler yüzünden şımardıkları sırada” Allah Teâlâ onları ansızın yakaladı. “Bir anda bütün ümitlerini yitirdiler.” Böylece artık zulmeden –yani şükretmeleri gerekirken küfredip başkaldıran– kavmin kökü kesildi. Bu şekilde ıslah olma ümidi kalmamış olan kötülerin Allah tarafından yok edilmesi iyiler hakkında bir rahmet olduğu için, bu gelişmeleri anlatan âyetlerin sonunda “Her türlü övgü, âlemlerin rabbi olan Allah’a mahsustur” buyurulmuştur. Rivayete göre Hz. Peygamber, “Bir topluluk günah işlemekte ısrar ederken yine de Allah’ın onlara istedikleri şeyleri verdiğini görürseniz bilin ki bu bir istidrâcdır” buyurmuşlar, ardından da bu âyeti okumuşlardır (İbn Atıyye, II, 292).

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

En'âm 6/45 · aynı tefsir grubu

فَقُطِـعَ دَابِرُ الْقَوْمِ الَّذٖینَ ظَلَمُواؕ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖینَ

Böylece zulmeden o toplumun kökü kesildi. Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.

A'râf 7/182 · tefsir atıfı

وَالَّذٖینَ كَذَّبُوا بِاٰیَاتِنَا سَنَسْتَدْرِجُهُمْ مِنْ حَیْثُ لَا یَعْلَمُونَۚ

Âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, biz onları bilemeyecekleri bir yerden yavaş yavaş felakete götüreceğiz.

Kalem 68/44 · bu âyete atıf yapan tefsir

فَذَرْنٖی وَمَنْ یُكَذِّبُ بِهٰذَا الْحَدٖیثِؕ سَنَسْتَدْرِجُهُمْ مِنْ حَیْثُ لَا یَعْلَمُونَۙ

(Ey Muhammed!) Bu sözü (Kur'an'ı) yalanlayanlarla beni başbaşa bırak. Biz onları bilemeyecekleri biçimde adım adım helaka yaklaştıracağız.

Kalem 68/45 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَاُمْلٖی لَهُمْؕ اِنَّ كَیْدٖی مَتٖینٌ

Onlara mühlet veriyorum. Şüphesiz benim tuzağım sağlamdır.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?