Kur’an çalışması
10

Yûnus

يُونُسَ

109 âyet iniş 51 cüz 11 sayfa 208

Önceki Sonraki
← Önceki Yûnus 45 sayfa 214 · Diyanet tefsir grubu 45 Sonraki →

وَیَوْمَ یَحْشُرُهُمْ كَاَنْ لَمْ یَلْبَثُٓوا اِلَّا سَاعَةً مِنَ النَّهَارِ یَتَعَارَفُونَ بَیْنَهُمْؕ قَدْ خَسِرَ الَّذٖینَ كَذَّبُوا بِلِقَٓاءِ اللّٰهِ وَمَا كَانُوا مُهْتَدٖینَ

Diyanet meali

Onları yeniden diriltip hepsini bir araya toplayacağı gün, sanki gündüzün bir saatinden başka kalmamışlar (yeni ayrılmışlar) gibi, aralarında tanışırlar. Allah'a kavuşmayı yalan sayanlar ziyana uğramış ve doğru yolu bulamamışlardır.

Kelime meali

وَیَوْمَ Ve o günde ki
یَحْشُرُهُمْ Toplar onları
كَاَنْ Sanki
لَمْ یَلْبَثُٓوا Beklemediler
اِلَّا سَاعَةً Ancak bir vakit beklediler
مِنَ النَّهَارِ Gündüzden
یَتَعَارَفُونَ Onlar tanışırlar
بَیْنَهُمْؕ Aralarında
قَدْ خَسِرَ Elbette hüsrana uğradı
الَّذٖینَ O kim- seler ki
كَذَّبُوا Yalanladılar
بِلِقَٓاءِ اللّٰهِ Allah’ın huzu- runa çıkışı
وَمَا كَانُوا Ve olmadılar
مُهْتَدٖینَ Hidayete erenler

Allah’ın huzurunda hesap vermek üzere mahşerde toplanan insanlar, kıyametin dehşetini ve âhiret hayatının sonsuzluğunu anladıkla­rında dünyadaki hayatlarının veya –daha zayıf bir görüşe göre– kabirde kaldıkları sürenin (bk. Zemahşerî, II, 192) “sadece günün bir saati kadar” kısa sürmüş bir hayat olduğunu (krş. Nâziât 79/46), hâlâ birbirlerini tanıdıklarına göre uzun bir süre ayrı kalmadıklarını, dolayısıyla kabirde bulundukları sürenin de çok fazla olmadığını düşüneceklerdir. Fakat daha sonra insanların dünyada yakınlığı bulunanlarla bağı kopacak, herkes başının derdine düşecek, dünyadaki iman ve ameline göre ya mutlu ve sevinçli olacak ya da kederlere boğulacaktır (bk. Abese 80/34-42); Allah’ın huzuruna çıkartılacaklarına, dünyada iken yapıp ettiklerinin hesabını vereceklerine inanmayan ve bunun sonucunda doğru yolda yaşama sorumluluğunu duymayanlar o gün en büyük hüsranla karşılaşacaklardır. Allah onları mahşerde topladığı vakit, kendilerine öyle gelir ki sadece gündüzün görüşüp tanışacakları bir saati kadar (dünyada) kalmışlar.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 108

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Abese 80/34 · tefsir atıfı

یَوْمَ یَفِرُّ الْمَرْءُ مِنْ اَخٖیهِۙ

Abese 80/35 · tefsir atıfı

وَاُمِّهٖ وَاَبٖیهِۙ

Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır.

Abese 80/36 · tefsir atıfı

وَصَاحِبَتِهٖ وَبَنٖیهِؕ

Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır.

Abese 80/37 · tefsir atıfı

لِكُلِّ امْرِئٍ مِنْهُمْ یَوْمَئِذٍ شَاْنٌ یُغْنٖیهِؕ

Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır.

Abese 80/38 · tefsir atıfı

وُجُوهٌ یَوْمَئِذٍ مُسْفِرَةٌۙ

O gün birtakım yüzler vardır ki pırıl pırıl parlarlar,

Abese 80/39 · tefsir atıfı

ضَاحِكَةٌ مُسْتَبْشِرَةٌۚ

Gülerler, sevinirler.

Abese 80/40 · tefsir atıfı

وَوُجُوهٌ یَوْمَئِذٍ عَلَیْهَا غَبَرَةٌۙ

O gün nice yüzler de vardır ki, toz toprak içindedirler.

Abese 80/41 · tefsir atıfı

تَرْهَقُهَا قَتَرَةٌؕ

Onları bir siyahlık bürür.

Abese 80/42 · tefsir atıfı

اُو࣑لٰٓئِكَ هُمُ الْكَفَرَةُ الْفَجَرَةُ

İşte onlar, kâfirlerdir, günaha dalanlardır.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?