وَاللّٰهُ خَلَقَ كُلَّ دَٓابَّةٍ مِنْ مَٓاءٍۚ فَمِنْهُمْ مَنْ یَمْشٖی عَلٰى بَطْنِهٖۚ وَمِنْهُمْ مَنْ یَمْشٖی عَلٰى رِجْلَیْنِۚ وَمِنْهُمْ مَنْ یَمْشٖی عَلٰٓى اَرْبَعٍؕ یَخْلُقُ اللّٰهُ مَا یَشَٓاءُؕ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَیْءٍ قَدٖیرٌ
Diyanet meali
Allah bütün canlıları sudan yarattı. İşte bunlardan bir kısmı karnı üzerinde sürünür, kimi iki ayak üzerinde yürür, kimisi dört ayak üzerinde yürür. Allah dilediğini yaratır. Çünkü Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.
Kelime meali
Diyanet bu metni 45-46 âyetleri için birlikte vermiştir.
Allah’ın yarattığı ve her şeye ondan hayat verdiği su ile (Enbiyâ 21/30) burada geçen ve kımıldayan canlıların yaratılmasına kaynak olan “bir su” birbirinden farklıdır; bu ikinci suyun sperm ve aşılanmadaki erkek (eril) unsur olduğu anlaşılmaktadır. Âyetin üslûbundan, “her birini kendine mahsus bir sudan” mânası da çıktığı için canlı türlerinin bir asıldan ve kökten değil, farklı ve çeşitli köklerden yaratıldığı anlaşılmaktadır.
“Tam anlamıyla açıklayan” yani açıkladığını mükemmel açıklayan, zihinlerde kuşku, anlamada kapalı alan bırakmadan anlatan âyetler hem Kur’an âyetleridir hem de insanın kendinde ve çevresinde bulunup yaratıcısının varlık, birlik, büyüklük ve eşsizliğini gözler önüne seren “kevnî” âyetlerdir; olgu, oluş ve varlıklardır.
Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 88
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
Nûr 24/46 · aynı tefsir grubu
لَقَدْ اَنْزَلْنَٓا اٰیَاتٍ مُبَیِّنَاتٍؕ وَاللّٰهُ یَهْدٖی مَنْ یَشَٓاءُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَقٖیمٍ
Andolsun, biz açıklayıcı âyetler indirdik. Allah dilediği kimseyi doğru yola iletir.
Enbiyâ 21/30 · tefsir atıfı
اَوَلَمْ یَرَ الَّذٖینَ كَفَرُٓوا اَنَّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ كَانَتَا رَتْقًا فَفَتَقْنَاهُمَاؕ وَجَعَلْنَا مِنَ الْمَٓاءِ كُلَّ شَیْءٍ حَیٍّؕ اَفَلَا یُؤْمِنُونَ
İnkar edenler, göklerle yer bitişikken, bizim onları ayırdığımızı ve diri olan her şeyi sudan meydana getirdiğimizi görmediler mi? Hâlâ inanmayacaklar mı?
Hûd 11/6 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَمَا مِنْ دَٓابَّةٍ فِی الْاَرْضِ اِلَّا عَلَى اللّٰهِ رِزْقُهَا وَیَعْلَمُ مُسْتَقَرَّهَا وَمُسْتَوْدَعَهَاؕ كُلٌّ فٖی كِتَابٍ مُبٖینٍ
Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah'a âit olmasın. Her birinin (dünyada) duracakları yeri de, (öldükten sonra) emaneten konulacakları yeri de o bilir. Bunların hepsi açık bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da yazılı) dır.
Enbiyâ 21/31 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَجَعَلْنَا فِی الْاَرْضِ رَوَاسِیَ اَنْ تَمٖیدَ بِهِمْ وَجَعَلْنَا فٖیهَا فِجَاجًا سُبُلًا لَعَلَّهُمْ یَهْتَدُونَ
Onları sarsmasın diye yere de sabit dağlar yerleştirdik ve (varacakları yere) yol bulabilsinler diye ondan geçitler yollar meydana getirdik.
Enbiyâ 21/32 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَجَعَلْنَا السَّمَٓاءَ سَقْفًا مَحْفُوظًاۚ وَهُمْ عَنْ اٰیَاتِهَا مُعْرِضُونَ
Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise oradaki, (Allah'ın varlığını gösteren) delillerden yüz çevirmektedirler.
Enbiyâ 21/33 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَهُوَ الَّذٖی خَلَقَ الَّیْلَ وَالنَّهَارَ وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَؕ كُلٌّ فٖی فَلَكٍ یَسْبَحُونَ
O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratandır. Her biri bir yörüngede yüzmektedirler.
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.