Kur’an çalışması
17

İsrâ

الْاِسْرَاۤءِ

111 âyet iniş 50 cüz 15 sayfa 282

Önceki Sonraki
← Önceki İsrâ 46 sayfa 286 · Diyanet tefsir grubu 45-46 Sonraki →

وَجَعَلْنَا عَلٰى قُلُوبِهِمْ اَكِنَّةً اَنْ یَفْقَهُوهُ وَفٖٓی اٰذَانِهِمْ وَقْرًاؕ وَاِذَا ذَكَرْتَ رَبَّكَ فِی الْقُرْاٰنِ وَحْدَهُ وَلَّوْا عَلٰٓى اَدْبَارِهِمْ نُفُورًا

Diyanet meali

Kur'an'ı anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler, kulaklarına da ağırlık koyarız. Kur'an'da (ibadete layık ilah olarak) sadece Rabbini andığın zaman arkalarına dönüp kaçarlar.

Kelime meali

وَجَعَلْنَا Koyduk
عَلٰى قُلُوبِهِمْ Kalplerinin üzerine
اَكِنَّةً Örtüler
اَنْ یَفْقَهُوهُ Onu anlamaların- dan
وَفٖٓی اٰذَانِهِمْ Ve kulaklarına da
وَقْرًاؕ Bir ağırlık
وَاِذَا ذَكَرْتَ Andığında
رَبَّكَ Rabbini
فِی الْقُرْاٰنِ Kuran’da
وَحْدَهُ Tek
وَلَّوْا Dönerler
عَلٰٓى اَدْبَارِهِمْ Arkalarına
نُفُورًا Nefret ediyor oldukları halde

Diyanet bu metni 45-46 âyetleri için birlikte vermiştir.

Müşriklerin “âhirete inanmayanlar” şeklinde tanıtılması, bu inkâra dayalı olarak sorumsuzluğu ilke edindiklerine, bundan dolayı her türlü haksızlığı fütursuzca yapmaktan çekinmediklerine işaret eder. Bu psikolojide olan insanlar, kaçınılmaz olarak akıl ve vicdanlarına göre hüküm vermekten de uzaklaşırlar. Müşrikler, Hz. Peygamber kendilerine Kur’an âyetlerini okuduğunda bunların üzerinde dürüst, samimi ve objektif olarak düşünecekleri yerde ona sorumsuzca karşı çıkıyorlardı. Âyetlerde bu husus Allah tarafından onların gözlerinin perdelenmiş, kalplerinin mühürlenmiş, kulaklarının tıkanmış olmasıyla izah edilmiştir. Bu üslûp, olup biten her şeyin Allah’ın izni ve iradesiyle olduğunu vurgulayan Kur’an’ın hâkim üslûbudur. 47 ve devamındaki âyetler yanında konuya ilişkin başka birçok âyet dikkate alındığında bu âyetin, kesinlikle Allah’ın insanları hak etmedikleri halde böyle durumlara mahkûm ettiği anlamına gelmediği görülür. Onlar bunu istemiş, Allah da bu hususta imkân ve hürriyet vermiştir. Allah âdildir, insanların hakikati görmelerine, bunun üzerinde düşünmelerine asla engel olmaz. Burada anlatılmak istenen, inkârcıların Kur’an karşısındaki olumsuz ön yargılarıdır. Nitekim 46. âyetin sonunda bu tavrın arkasında inanç bozukluğu bulunduğuna işaret edilmektedir; ayrıca 41. âyette de bu husus ifade edilmiştir.

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

İsrâ 17/45 · aynı tefsir grubu

وَاِذَا قَرَاْتَ الْقُرْاٰنَ جَعَلْنَا بَیْنَكَ وَبَیْنَ الَّذٖینَ لَا یُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ حِجَابًا مَسْتُورًاۙ

Kur'an okuduğunda, seninle ahirete inanmayanların arasına gizli bir perde çekeriz.

Sâd 38/49 · bu âyete atıf yapan tefsir

هٰذَا ذِكْرٌؕ وَاِنَّ لِلْمُتَّقٖینَ لَحُسْنَ مَاٰبٍۙ

Bu bir öğüttür. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için elbette güzel bir dönüş yeri, kapıları kendilerine açılmış olarak Adn cennetleri vardır.

Sâd 38/50 · bu âyete atıf yapan tefsir

جَنَّاتِ عَدْنٍ مُفَتَّحَةً لَهُمُ الْاَبْوَابُۚ

Bu bir öğüttür. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için elbette güzel bir dönüş yeri, kapıları kendilerine açılmış olarak Adn cennetleri vardır.

Sâd 38/51 · bu âyete atıf yapan tefsir

مُتَّكِــٖٔینَ فٖیهَا یَدْعُونَ فٖیهَا بِفَاكِهَةٍ كَثٖیرَةٍ وَشَرَابٍ

Onlar orada koltuklara yaslanmış olarak pek çok meyveler ve içecekler isterler.

Sâd 38/52 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَعِنْدَهُمْ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِ اَتْرَابٌ

Yanlarında gözlerini kendilerinden ayırmayan yaşıt eşler vardır.

Sâd 38/53 · bu âyete atıf yapan tefsir

هٰذَا مَا تُوعَدُونَ لِیَوْمِ الْحِسَابِ

İşte bunlar, hesap günü için size vaad edilenlerdir.

Sâd 38/54 · bu âyete atıf yapan tefsir

اِنَّ هٰذَا لَرِزْقُنَا مَا لَهُ مِنْ نَفَادٍۚ

İşte bu bizim verdiğimiz rızıktır. Ona asla tükenme yoktur.

Mutaffifîn 83/7 · bu âyete atıf yapan tefsir

كَلَّٓا اِنَّ كِتَابَ الْفُجَّارِ لَفٖی سِجّٖینٍؕ

Hayır, günahkârların yazısı, muhakkak "Siccîn"dedir.

Mutaffifîn 83/8 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَمَٓا اَدْرٰیكَ مَا سِجّٖینٌؕ

"Siccîn"in ne olduğunu sen ne bileceksin.

Mutaffifîn 83/9 · bu âyete atıf yapan tefsir

كِتَابٌ مَرْقُومٌؕ

O, yazılmış bir kitaptır.

Mutaffifîn 83/10 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَیْلٌ یَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّبٖینَۙ

O gün yalanlayanların; hesap ve ceza gününü yalanlayanların vay haline!

Mutaffifîn 83/11 · bu âyete atıf yapan tefsir

اَلَّذٖینَ یُكَذِّبُونَ بِیَوْمِ الدّٖینِؕ

O gün yalanlayanların; hesap ve ceza gününü yalanlayanların vay haline!

Mutaffifîn 83/12 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَمَا یُكَذِّبُ بِهٖٓ اِلَّا كُلُّ مُعْتَدٍ اَثٖیمٍۙ

Onu, ancak her azgın, günahkâr kimse inkar eder.

Mutaffifîn 83/13 · bu âyete atıf yapan tefsir

اِذَا تُتْلٰى عَلَیْهِ اٰیَاتُنَا قَالَ اَسَاطٖیرُ الْاَوَّلٖینَؕ

Ona âyetlerimiz okununca, "Eskilerin masalları" der.

Mutaffifîn 83/14 · bu âyete atıf yapan tefsir

كَلَّا بَلْۜ رَانَ عَلٰى قُلُوبِهِمْ مَا كَانُوا یَكْسِبُونَ

Hayır hayır! Doğrusu onların kazanmakta oldukları kalplerini paslandırmıştır.

Mutaffifîn 83/15 · bu âyete atıf yapan tefsir

كَلَّٓا اِنَّهُمْ عَنْ رَبِّهِمْ یَوْمَئِذٍ لَمَحْجُوبُونَؕ

Hayır, şüphesiz onlar, kıyamet günü Rablerini görmekten mahrum bırakılacaklardır.

Mutaffifîn 83/16 · bu âyete atıf yapan tefsir

ثُمَّ اِنَّهُمْ لَصَالُوا الْجَحٖیمِؕ

Sonra onlar muhakkak cehenneme gireceklerdir.

Mutaffifîn 83/17 · bu âyete atıf yapan tefsir

ثُمَّ یُقَالُ هٰذَا الَّذٖی كُنْتُمْ بِهٖ تُكَذِّبُونَؕ

Sonra da onlara, "Yalanlamakta olduğunuz işte budur" denecektir.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?