Kur’an çalışması
11

Hûd

هُودٍ

123 âyet iniş 52 cüz 11 sayfa 221

Önceki Sonraki
← Önceki Hûd 47 sayfa 227 · Diyanet tefsir grubu 46 Sonraki →

قَالَ رَبِّ اِنّٖٓی اَعُوذُ بِكَ اَنْ اَسْـَٔلَكَ مَا لَیْسَ لٖی بِهٖ عِلْمٌؕ وَاِلَّا تَغْفِرْ لٖی وَتَرْحَمْنٖٓی اَكُنْ مِنَ الْخَاسِرٖینَ

Diyanet meali

Nûh, "Rabbim! Şüphesiz ben senden hakkında bilgim olmayan şeyi istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve bana acımazsan, şüphesiz ziyana uğrayanlardan olurum" dedi.

Kelime meali

قَالَ Ey Dedi rabbim
رَبِّ Kesinlik- le ben
اِنّٖٓی
اَعُوذُ Sığınırım
بِكَ Sana
اَنْ اَسْـَٔلَكَ Senden iste- mekten
مَا O şe- yi ki
لَیْسَ لٖی Benim için yoktur
بِهٖ Onun hakkında
عِلْمٌؕ Hiçbir bilgi
وَاِلَّا تَغْفِرْ Eğer bağışla- mazsan
لٖی Beni
وَتَرْحَمْنٖٓی Ve bana merha- met etmezsen
اَكُنْ مِنَ Ben olurum
الْخَاسِرٖینَ Hüsrana uğra- yanlardan
Nûh’un oğlu iman etmediği için onun kendi ailesinden sayılmadığı, iman olmayınca tek başına kan bağının birçok hak ve ödev için yeterli olmadığı bildirilmektedir. Çünkü inkârcıları kurtarmak Hz. Nûh’un gönderiliş hikmetine aykırıydı. Nûh insanları bir olan Allah’a iman etmeye ve O’ndan başkasına kulluk etmemeye çağırmak, onları inkârcılık ve putperestlikten kurtarmak için gönderilmiştir. Oysa onlar peygambere isyan ve işkence etmişler, hatta davetine son vermediği takdirde onu öldüreceklerini söylemişlerdir. Artık böyle zalimlerin kurtuluşu söz konusu değildir. Bu sebeple yüce Allah, hakkında bilgi sahibi olmadığı bir şeyi kendisinden istememesi hususunda Nûh’u uyarmakta ve onun gibi büyük bir peygamberin bu tür isteklerden sakınmasını ve cahillerden olmamasını tavsiye etmektedir. Bu uyarı Hz. Nûh’un bir iman zaafına düştüğü anlamına gelmez. Nitekim kendisinin bu uyarıya verdiği karşılık onun Allah’a teslimiyetinin ne kadar güçlü olduğunu göstermektedir. Şüphesiz o da diğer peygamberler gibi bir beşer olarak çocuk sevgisi ve benzeri insanî duygulara sahipti. Oğlunun tûfandan kurtulması için Allah’a yalvarması da bu duygudan kaynaklanıyordu. Cenâb-ı Allah bir peygamberin inkârcı biri hakkında böyle bir istekte bulunmasının doğru olmadığını bildirdi ve böyle hatalara düşmemesini tavsiye etti. Nitekim Hz. Peygamber’e de buna benzer bir uyarı yapılmıştır (bk. Tevbe 9/113). İbn Âşûr, Hz. Nûh’un bu isteğinin gemi karaya oturduktan sonra ve oğlunun dünyada kurtulmasından ümidini kesmiş olduğu bir anda gerçekleştiğini dikkate alarak Nûh’un bu talebinin oğlunun âhirette bağışlanmasına yönelik olduğu kanaatine varmıştır (XII, 83-85).

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Tevbe 9/113 · tefsir atıfı

مَا كَانَ لِلنَّبِیِّ وَالَّذٖینَ اٰمَنُٓوا اَنْ یَسْتَغْفِرُوا لِلْمُشْرِكٖینَ وَلَوْ كَانُٓوا اُو࣑لٖی قُرْبٰى مِنْ بَعْدِ مَا تَبَیَّنَ لَهُمْ اَنَّهُمْ اَصْحَابُ الْجَحٖیمِ

Cehennem ehli oldukları açıkça kendilerine belli olduktan sonra, -yakınları da olsalar- Allah'a ortak koşanlar için af dilemek ne Peygambere yaraşır ne de mü'minlere.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?