نَحْنُ اَعْلَمُ بِمَا یَسْتَمِعُونَ بِهٖٓ اِذْ یَسْتَمِعُونَ اِلَیْكَ وَاِذْ هُمْ نَجْوٰٓى اِذْ یَقُولُ الظَّالِمُونَ اِنْ تَتَّبِعُونَ اِلَّا رَجُلًا مَسْحُورًا
Diyanet meali
Onlar seni dinlerlerken hangi maksatla dinlediklerini, kendi aralarında konuşurlarken de o zalimlerin, "Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz" dediklerini çok iyi biliyoruz.
Kelime meali
Hz. Peygamber, kendisine âyetler geldikçe onları insanlara okur açıklardı. Fakat özellikle putperestlerin ileri gelenleri, kendilerinin Peygamber’e itibar ettiği, değer verdiği gibi bir anlam çıkarılmasın diye genellikle onun okuduğu âyetleri açıktan dinlemekten kaçınırlardı. Ancak burada belirtildiği gibi zaman zaman onların bir yerlere gizlenerek âyetleri dinledikleri de olurdu ve bu sırada onda bir noksanlık yakalamaya çalışırlar, alaylı ve yalanlayıcı ifadelerle aralarında fısıltılı konuşmalar yaparlardı. Âyette bu tür konuşmalardan söz edilmekte; genellikle Peygamber’e yönelttikleri “büyülenmiş” şeklindeki iftiralarına değinilmektedir.
Âyetin iniş sebebiyle ilgili bir rivayete göre Resûlullah, Hz. Ali’nin bir yemek hazırlamasını isteyerek, Kureyş eşrafını yemeğe davet etmiş, davet sırasında onlara âyetler okuyarak kendilerini tevhid inancını kabul etmeye çağırmış; o takdirde –sandıklarının aksine– itibar kaybetmek şöyle dursun, hem kendi çevrelerinde öncekine göre daha çok saygı göreceklerini hem de Arap olmayanlar nezdinde itibar kazanacaklarını ifade etmişti. Fakat onlar bu çağrıyı kabul etmemekle kalmamış, bir de Hz. Peygamber konuşurken nezaket kurallarını hiçe sayarak fısıltılı konuşmalarla onun büyülenmiş olduğunu ileri sürmüşlerdir (Râzî, XX, 223). İbn İshak’ın anlattığına göre Ebû Cehil, Ebû Süfyân, Ahnes b. Şerîk gibi putperest büyükleri bazı gecelerde biri diğerinden habersiz olarak Resûlullah’ın bulunduğu yere giderek gizlice onun Kur’an okumasını dinler, yolda tesadüfen karşılaştıklarında da birbirlerini suçlarlardı (Sîretü İbn İshâk, s. 169-170).
Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 489-490
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
Sâd 38/49 · bu âyete atıf yapan tefsir
هٰذَا ذِكْرٌؕ وَاِنَّ لِلْمُتَّقٖینَ لَحُسْنَ مَاٰبٍۙ
Bu bir öğüttür. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için elbette güzel bir dönüş yeri, kapıları kendilerine açılmış olarak Adn cennetleri vardır.
Sâd 38/50 · bu âyete atıf yapan tefsir
جَنَّاتِ عَدْنٍ مُفَتَّحَةً لَهُمُ الْاَبْوَابُۚ
Bu bir öğüttür. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için elbette güzel bir dönüş yeri, kapıları kendilerine açılmış olarak Adn cennetleri vardır.
Sâd 38/51 · bu âyete atıf yapan tefsir
مُتَّكِــٖٔینَ فٖیهَا یَدْعُونَ فٖیهَا بِفَاكِهَةٍ كَثٖیرَةٍ وَشَرَابٍ
Onlar orada koltuklara yaslanmış olarak pek çok meyveler ve içecekler isterler.
Sâd 38/52 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَعِنْدَهُمْ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِ اَتْرَابٌ
Yanlarında gözlerini kendilerinden ayırmayan yaşıt eşler vardır.
Sâd 38/53 · bu âyete atıf yapan tefsir
هٰذَا مَا تُوعَدُونَ لِیَوْمِ الْحِسَابِ
İşte bunlar, hesap günü için size vaad edilenlerdir.
Sâd 38/54 · bu âyete atıf yapan tefsir
اِنَّ هٰذَا لَرِزْقُنَا مَا لَهُ مِنْ نَفَادٍۚ
İşte bu bizim verdiğimiz rızıktır. Ona asla tükenme yoktur.
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.