Kur’an çalışması
19

Meryem

مَرْيَمَ

98 âyet iniş 44 cüz 16 sayfa 305

Önceki Sonraki
← Önceki Meryem 47 sayfa 308 · Diyanet tefsir grubu 42-48 Sonraki →

قَالَ سَلَامٌ عَلَیْكَۚ سَاَسْتَغْفِرُ لَكَ رَبّٖیؕ اِنَّهُ كَانَ بٖی حَفِیًّا

Diyanet meali

İbrahim şöyle dedi: "Esen kal! Senin için Rabbimden af dileyeceğim. Şüphesiz O, beni nimetleriyle kuşatmıştır."

Kelime meali

قَالَ dedi
سَلَامٌ Selam olsun
عَلَیْكَ Sana
سَاَسْتَغْفِرُ İstiğfar ede- ceğim
لَكَ Senin için
رَبّٖیؕ Rabbime
اِنَّهُ Kuşku- suz o
كَانَ Olmuştur
بٖی Bana olmuştur?)
حَفِیًّا Çok ikram eden

Diyanet bu metni 42-48 âyetleri için birlikte vermiştir.

Bu âyetler, evlâdın ana babaya karşı tavrının nasıl olması gerektiğini göstermesi bakımından ilgi çekicidir. Hz. İbrâhim, babası Âzer’e her sözünün başında “babacığım” diye hitap etmekte, –ilerideki âyetlerden anlaşılacağı üzere– babası müşrik olmasına, kendisine karşı son derece kaba ve tehditkâr ifadeler kullanmasına rağmen ona karşı saygıda kusur etmediği görülmektedir. Âyetlerden aynı zamanda küçüğün de büyüğe öğüt verebileceği ve din konusunda insanları doğru yola iletecek gerçek bilginin ilâhî vahiy olduğu anlaşılmaktadır. 44. âyette, Allah’ın emrine aykırı olmasına rağmen şeytanın emrine itaat etmek, “ona tapma” olarak değerlendirilmiştir. Kur’an akla, hakikate ve ahlâka aykırı olan her türlü hareketi şeytanî olarak; ve şeytanî sâiklere teslimiyet yönünde ortaya konan her bilinçli eylemi de “şeytana tapma” olarak tanımlamaktadır (Esed, II, 615; krş. Nisâ 4/117).

İbrâhim’in babası için dua edeceği yönündeki vaadi, babasının inkârcı olarak öleceğini ve Allah düşmanı olduğunu öğrenmeden önce idi. Bu durumu öğrenince babasının affı için dua etmekten vazgeçti (bk. Tevbe 9/114).

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 602

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Meryem 19/42 · aynı tefsir grubu

اِذْ قَالَ لِاَبٖیهِ یَٓا اَبَتِ لِمَ تَعْبُدُ مَا لَا یَسْمَعُ وَلَا یُبْصِرُ وَلَا یُغْنٖی عَنْكَ شَیْـًٔا

Hani babasına şöyle demişti: "Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?"

Meryem 19/43 · aynı tefsir grubu

یَٓا اَبَتِ اِنّٖی قَدْ جَٓاءَنٖی مِنَ الْعِلْمِ مَا لَمْ یَاْتِكَ فَاتَّبِعْنٖٓی اَهْدِكَ صِرَاطًا سَوِیًّا

"Babacığım! Doğrusu, sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Bana uy ki seni doğru yola ileteyim."

Meryem 19/44 · aynı tefsir grubu

یَٓا اَبَتِ لَا تَعْبُدِ الشَّیْطَانَؕ اِنَّ الشَّیْطَانَ كَانَ لِلرَّحْمٰنِ عَصِیًّا

"Babacığım! Şeytana tapma! Çünkü şeytan Rahmân'a isyankâr olmuştur."

Meryem 19/45 · aynı tefsir grubu

یَٓا اَبَتِ اِنّٖٓی اَخَافُ اَنْ یَمَسَّكَ عَذَابٌ مِنَ الرَّحْمٰنِ فَتَكُونَ لِلشَّیْطَانِ وَلِیًّا

"Babacığım! Doğrusu ben, sana, çok esirgeyici Rahmân tarafından bir azabın dokunmasından, böylece şeytana bir dost olmandan korkuyorum."

Meryem 19/46 · aynı tefsir grubu

قَالَ اَرَاغِبٌ اَنْتَ عَنْ اٰلِهَتٖی یَٓا اِبْرٰهٖیمُۚ لَئِنْ لَمْ تَنْتَهِ࣑ لَاَرْجُمَنَّكَ وَاهْجُرْنٖی مَلِیًّا

Babası, "Ey İbrahim! Sen benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer vazgeçmezsen, mutlaka seni taşa tutarım. Uzun bir süre benden uzaklaş!" dedi.

Meryem 19/48 · aynı tefsir grubu

وَاَعْتَزِلُكُمْ وَمَا تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَاَدْعُوا رَبّٖیؗ عَسٰٓى اَلَّٓا اَكُونَ بِدُعَٓاءِ رَبّٖی شَقِیًّا

"Sizi ve Allah'tan başka taptıklarınızı terk ediyor ve Rabb'ime ibadet ediyorum. Rabbime ibadet etmekle de mutsuz olmayacağımı umuyorum."

Nisâ 4/117 · tefsir atıfı

اِنْ یَدْعُونَ مِنْ دُونِهٖٓ اِلَّٓا اِنَاثًاۚ وَاِنْ یَدْعُونَ اِلَّا شَیْطَانًا مَرٖیدًاۙ

Onlar, Allah'ı bırakıp ancak dişilere tapıyorlar. Halbuki (aslında) azgın bir şeytana tapmaktadırlar.

Tevbe 9/114 · tefsir atıfı

وَمَا كَانَ اسْتِغْفَارُ اِبْرٰهٖیمَ لِاَبٖیهِ اِلَّا عَنْ مَوْعِدَةٍ وَعَدَهَٓا اِیَّاهُۚ فَلَمَّا تَبَیَّنَ لَهُٓ اَنَّهُ عَدُوٌّ لِلّٰهِ تَبَرَّاَ مِنْهُؕ اِنَّ اِبْرٰهٖیمَ لَاَوَّاهٌ حَلٖیمٌ

İbrahim'in, babası için af dilemesi, sadece ona verdiği bir söz yüzündendi. Onun bir Allah düşmanı olduğu kendisine açıkça belli olunca, ondan uzaklaştı. Şüphesiz İbrahim, çok içli, yumuşak huylu bir kişiydi.

En'âm 6/74 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَاِذْ قَالَ اِبْرٰهٖیمُ لِاَبٖیهِ اٰزَرَ اَتَتَّخِذُ اَصْنَامًا اٰلِهَةًۚ اِنّٖٓی اَرٰیكَ وَقَوْمَكَ فٖی ضَلَالٍ مُبٖینٍ

Hani İbrahim babası Âzer'e, "Sen putları ilah mı ediniyorsun? Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum" demişti.

Şuarâ 26/83 · bu âyete atıf yapan tefsir

رَبِّ هَبْ لٖی حُكْمًا وَاَلْحِقْنٖی بِالصَّالِحٖینَۙ

"Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat."

Mümtehine 60/4 · bu âyete atıf yapan tefsir

قَدْ كَانَتْ لَكُمْ اُسْوَةٌ حَسَنَةٌ فٖٓی اِبْرٰهٖیمَ وَالَّذٖینَ مَعَهُۚ اِذْ قَالُوا لِقَوْمِهِمْ اِنَّا بُرَءٰٓؤُ࣑ا مِنْكُمْ وَمِمَّا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۘ كَفَرْنَا بِكُمْ وَبَدَا بَیْنَنَا وَبَیْنَكُمُ الْعَدَاوَةُ وَالْبَغْضَٓاءُ اَبَدًا حَتّٰى تُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ وَحْدَهُٓ اِلَّا قَوْلَ اِبْرٰهٖیمَ لِاَبٖیهِ لَاَسْتَغْفِرَنَّ لَكَ وَمَٓا اَمْلِكُ لَكَ مِنَ اللّٰهِ مِنْ شَیْءٍؕ رَبَّنَا عَلَیْكَ تَوَكَّلْنَا وَاِلَیْكَ اَنَبْنَا وَاِلَیْكَ الْمَصٖیرُ

İbrahim'de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine, "Biz sizden ve Allah'ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir" demişlerdi. Yalnız İbrahim'in, babasına, "Senin için mutlaka bağışlama dileyeceğim. Fakat Allah'tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez" sözü başka. Onlar şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Ancak sana dayandık, içtenlikle yalnız sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır."

Mümtehine 60/5 · bu âyete atıf yapan tefsir

رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِلَّذٖینَ كَفَرُوا وَاغْفِرْ لَنَا رَبَّنَاۚ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَزٖیزُ الْحَكٖیمُ

"Ey Rabbimiz! Bizi, inkar edenlerin zulmüne uğratma. Bizi bağışla. Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin."

Mümtehine 60/6 · bu âyete atıf yapan tefsir

لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فٖیهِمْ اُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِمَنْ كَانَ یَرْجُوا اللّٰهَ وَالْیَوْمَ الْاٰخِرَؕ وَمَنْ یَتَوَلَّ فَاِنَّ اللّٰهَ هُوَ الْغَنِیُّ الْحَمٖیدُࣖ

Andolsun, onlarda (İbrahim ve beraberindekilerde) sizin için, Allah'ı ve ahiret gününü arzu edenler için güzel bir örnek vardır. Kim yüz çevirirse bilsin ki, Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övülmeye layıktır.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?