وَبَشِّرِ الْمُؤْمِنٖینَ بِاَنَّ لَهُمْ مِنَ اللّٰهِ فَضْلًا كَبٖیرًا
Diyanet meali
Mü'minlere kendileri için Allah'tan büyük bir lütuf olduğunu müjdele.
Kelime meali
Diyanet bu metni 47-48 âyetleri için birlikte vermiştir.
Müminler çektikleri bunca eziyete karşı bu dünyada Allah’ın rahmeti olan bir Peygamber’i tanıdıkları ve onunla beraber yaşama lutfuna erdikleri, âhirette ise birçok akla hayale gelmez nimete nâil olacakları için rahat ve mutlu olmalıdırlar. Resûlullah da Allah’a dayandığı, güvendiği; başına gelenler, kâfirlerin ve münafıkların isteklerini değil, O’nun emrini yerine getirmek için çırpınırken geldiği için acılara katlanmalı, felâketlere dayanmalıdır; çünkü dayanıp güvenmeye Allah’tan ziyade lâyık olan hiçbir varlık yoktur.
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
Ahzâb 33/48 · aynı tefsir grubu
وَلَا تُطِـعِ الْكَافِرٖینَ وَالْمُنَافِقٖینَ وَدَعْ اَذٰیهُمْ وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِؕ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَكٖیلًا
Kâfirlere ve münafıklara itaat etme! Onların eziyetlerine aldırma ve Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.