فَمَا مِنْكُمْ مِنْ اَحَدٍ عَنْهُ حَاجِزٖینَ
Diyanet meali
Hiçbiriniz de bu cezayı engelleyip ondan savamazdı.
Kelime meali
Diyanet bu metni 44-47 âyetleri için birlikte vermiştir.
“Elbette onu kıskıvrak yakalardık” diye tercüme ettiğimiz 45. âyetteki yemîn kelimesi sözlükte “sağ taraf, sağ el” anlamına gelir. Kelime mecazen “güç, kuvvet” mânasında da kullanılmaktadır (Kurtubî, XVIII, 275). 46. âyetteki vetîn ise “büyük atar damar” demektir; bu damar kesildiğinde canlı ölür. Allah Teâlâ Kur’an’ın şair veya kâhin sözü olmadığını yeminle ifade ettikten sonra Hz. Peygamber’in onu uydurup Allah’a isnat etmesinin de mümkün olmadığını, eğer –farzı muhal– böyle bir şey yapmış olsaydı, şiddetli bir şekilde cezalandırılacağını ve hiç kimsenin onu bu cezadan kurtaramayacağını haber vermiştir.
Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 450
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
Hâkka 69/44 · aynı tefsir grubu
وَلَوْ تَقَوَّلَ عَلَیْنَا بَعْضَ الْاَقَاوٖیلِۙ
Eğer (Peygamber) bize isnat ederek bazı sözler uydurmuş olsaydı mutlaka onu kudretimizle yakalardık.
Hâkka 69/45 · aynı tefsir grubu
لَاَخَذْنَا مِنْهُ بِالْیَمٖینِۙ
Eğer (Peygamber) bize isnat ederek bazı sözler uydurmuş olsaydı mutlaka onu kudretimizle yakalardık.
Hâkka 69/46 · aynı tefsir grubu
ثُمَّ لَقَطَعْنَا مِنْهُ الْوَتٖینَؗ
Sonra da onun şah damarını mutlaka keserdik.
Ahkâf 46/7 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاِذَا تُتْلٰى عَلَیْهِمْ اٰیَاتُنَا بَیِّنَاتٍ قَالَ الَّذٖینَ كَفَرُوا لِلْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَهُمْۙ هٰذَا سِحْرٌ مُبٖینٌؕ
Âyetlerimiz onlara açıkça okunduğu zaman, o küfredenler kendilerine geldiğinde Hak (kitap Kur'an) için, düşünmeden "Bu, apaçık bir büyüdür" dediler.
Ahkâf 46/8 · bu âyete atıf yapan tefsir
اَمْ یَقُولُونَ افْتَرٰیهُؕ قُلْ اِنِ افْتَرَیْتُهُ فَلَا تَمْلِكُونَ لٖی مِنَ اللّٰهِ شَیْـًٔاؕ هُوَ اَعْلَمُ بِمَا تُفٖیضُونَ فٖیهِؕ كَفٰى بِهٖ شَهٖیدًا بَیْنٖی وَبَیْنَكُمْؕ وَهُوَ الْغَفُورُ الرَّحٖیمُ
Yoksa, "Onu uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah'tan gelecek olana (cezaya) karşı siz benim için hiçbir şey yapamazsınız. O, sizin, hakkında (düşüncesizce) yaygara kopardığınız şeyi daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şâhit olarak O yeter! O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.