Kur’an çalışması
1

Fâtiha

الْفَاتِحَةِ

7 âyet iniş 5 cüz 1 sayfa 1

Önceki Sonraki
← Önceki Fâtiha 5 sayfa 1 · Diyanet tefsir grubu 5 Sonraki →

اِیَّاكَ نَعْبُدُ وَاِیَّاكَ نَسْتَعٖینُؕ

Diyanet meali

(Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.

Kelime meali

اِیَّاكَ Yalnız sana
نَعْبُدُ İbadet ederiz
وَاِیَّاكَ Yalnız senden
نَسْتَعٖینُؕ Yardım dileriz

Besmeleden buraya kadar kendisi ve sıfatları, kulları ve kâinat ile kesintisiz ilişkisi, dünya hayatının sonu ve hesap günü hakkında önemli açıklamalar yapan Allah Teâlâ, bunları iman içinde dinleyip anlayan ve şuuruna yerleştiren kullarında hâsıl olacak duygu ve düşünceye, davranış biçimine tercüman olarak “Ancak sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz” buyuruyor. Şu halde yukarıda sıralanan eşsiz ve benzersiz sıfatlar Allah’a mahsus olduğuna göre ibadetin ve yardım dilemenin O’na özgü kılınması da –kul açısından– tabii hale gelmektedir.

İbadet “kulluk ve tapınma” olarak anlaşılmıştır. Bu kavramın içinde kâmil mânada “sevgi, korku ve boyun eğme” vardır; bu üç tavır ve duygunun birlikteliği ibadetin temelini oluşturur. İnsanların yaratılış gayesi ibadettir; ancak onlar buna mecbur tutulmamışlardır; yani terim anlamıyla ibadet, iradeye bağlı olmayan hareketler ve oluşlar gibi hâsıl olmamakta; ilâhî emri kul, –dünya hayatında bir imtihan olarak– serbest iradesiyle yerine getirmekte veya ihmal etmektedir. Dünyanın bütün nimetleri ve imkânları insanın, insanca (yalnız Allah’a kulluk ederek) yaşaması için verilmiş araçlardır. Bunları amaçlarına uygun olarak kullanmayanlar nimetin kıymetini bilmemiş ve israfa sapmış olurlar. İnsanın sınırlı gücü ve iradesi her zaman maddî ve mânevî ihtiyaçlarını karşılamaya ve kendisinden beklenenleri yerine getirmesine yeterli olmamaktadır. Bu sebeple insanlar hem diğer insanlardan hem de insan üstü güçlerden yardım istemeye ve almaya kendilerini mecbur hissetmişlerdir. Fakat onların bu iki kaynaktan yardım istemek ve almak için tuttukları yollar, benimsedikleri sistem ve usuller, ilâhî irşada kulak asmadıkları zamanlarda şirke ve bedbahtlığa düşmelerine sebep olmuş; dolayısıyla birçok bâtıl din, işe yaramaz sistem ortaya çıkmıştır. Bu âyet, ibadet ederken ve yardım isterken yöneleceğimiz doğru adresi bize göstermekte ve tevhidi (bir Allah’a ibadeti, sığınmayı ve yönelmeyi) getirmektedir.

Âyette “ederim, dilerim” yerine “ederiz, dileriz” şeklinin seçilmiş olması tevhid ehli müminlerin bir bütün teşkil ettiklerini, bu sebeple “Sen ben değil, biz varız” ilkesi doğrultusunda hareket etmelerini, fert-toplum arasındaki dengeyi korumalarını işaretlemektedir. Burada “biz”i oluşturan bağ imandır, bir Allah’a kulluktur; “Allah’ın kulları! Kardeş olun” (Buhârî, “Nikâh”, 45; Müslim, “Birr”, 23, 28-32) meâlindeki hadis de bu mânaya açıklık getirmektedir. Müminler kardeşçe yardımlaşırlar, fakat kimin elinden gelirse gelsin gerçekte her nimetin Allah’tan geldiğini, O dilemedikçe kimsenin bir şey veremeyeceğini bilirler.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 1 Sayfa: 62-63

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

A'râf 7/179 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَلَقَدْ ذَرَاْنَا لِجَهَنَّمَ كَثٖیرًا مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِؗ لَهُمْ قُلُوبٌ لَا یَفْقَهُونَ بِهَاؗ وَلَهُمْ اَعْیُنٌ لَا یُبْصِرُونَ بِهَاؗ وَلَهُمْ اٰذَانٌ لَا یَسْمَعُونَ بِهَاؕ اُو࣑لٰٓئِكَ كَالْاَنْعَامِ بَلْ هُمْ اَضَلُّؕ اُو࣑لٰٓئِكَ هُمُ الْغَافِلُونَ

Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridir.

Maûn 107/4 · bu âyete atıf yapan tefsir

فَوَیْلٌ لِلْمُصَلّٖینَۙ

Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki,

Maûn 107/5 · bu âyete atıf yapan tefsir

اَلَّذٖینَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَۙ

Onlar namazlarını ciddiye almazlar.

Maûn 107/6 · bu âyete atıf yapan tefsir

اَلَّذٖینَ هُمْ یُرَٓاؤُ࣒نَۙ

Onlar (namazlarıyla) gösteriş yaparlar.

Maûn 107/7 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَیَمْنَعُونَ الْمَاعُونَ

Ufacık bir yardıma bile engel olurlar.

Aşağıdaki cümleler Diyanet tefsir metninden alınmıştır.

Kardeş olun” (Buhârî, “Nikâh”, 45;

Müslim, “Birr”, 23, 28-32) meâlindeki hadis de bu mânaya açıklık getirmektedir.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?

1 2 3 4 5 6 7