Kur’an çalışması
21

Enbiyâ

الْاَنْبِيَاءِ

112 âyet iniş 73 cüz 17 sayfa 322

Önceki Sonraki
← Önceki Enbiyâ 51 sayfa 326 · Diyanet tefsir grubu 51 Sonraki →

وَلَقَدْ اٰتَیْنَٓا اِبْرٰهٖیمَ رُشْدَهُ مِنْ قَبْلُ وَكُنَّا بِهٖ عَالِمٖینَۚ

Diyanet meali

Andolsun, daha önce de İbrahim'e doğruyu yanlıştan ayırma yeteneğini verdik. Biz zaten onu biliyorduk.

Kelime meali

وَلَقَدْ Andolsun ki
اٰتَیْنَٓا Biz verdik
اِبْرٰهٖیمَ İbrahim’e
رُشْدَهُ Rüştünü
مِنْ قَبْلُ Bundan önce
وَكُنَّا Ve biz idik
بِهٖ Onu
عَالِمٖینَ Biliciler

Metindeki rüşd kelimesi sözlükte, “doğru düşünme ve doğru davranma” anlamlarına gelir. Hz. İbrâhim’e verilen rüşdden maksat ya peygamberliktir veya peygamber olmazdan önce de sahip olduğu fikrî olgunluk, sağduyu ve fıtrî akıldır. Hz. İbrâhim kendisine verilen bu yetenek sayesinde Allah’ın birliğini, kudretini, eşsiz ve benzersiz oluşunu kavramıştır. Âyet, Hz. İbrâhim’e Allah tarafından verilmiş olan bu kişisel zihnî kapasitenin üstünlüğüne işaret etmektedir.

Sûrede Hz. Mûsâ ve Hârûn’un kıssasına değinildikten sonra Hz. İbrâ­him kıssasına geniş bir şekilde yer verilmektedir. Zira Hz. İbrâhim’in Mekkeli müşrikler üzerindeki etkisi büyüktü; onu ataları olarak tanıyor, kurduğu Kâbe’yi kutsal miras olarak görüyorlardı. Bu sebeple onun, en yakın akrabalarından başlamak üzere hayatı boyunca putperestliğe karşı verdiği mücadelenin anlatılmasının müşrikler üzerinde etkili olacağı umulmuştur (Hz. İbrâhim ve kavmi hakkında bilgi için bk. Bakara 2/124; Âl-i İmrân 3/95).

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 686

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Bakara 2/124 · tefsir atıfı

وَاِذِ ابْتَلٰٓى اِبْرٰهٖیمَ رَبُّهُ بِكَلِمَاتٍ فَاَتَمَّهُنَّؕ قَالَ اِنّٖی جَاعِلُكَ لِلنَّاسِ اِمَامًاؕ قَالَ وَمِنْ ذُرِّیَّتٖیؕ قَالَ لَا یَنَالُ عَهْدِی الظَّالِمٖینَ

Bir zaman Rabbi İbrahim'i bir takım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder yapacağım." İbrahim de, "Soyumdan da (önderler yap, ya Rabbi!)" demişti. Bunun üzerine Rabbi, "Benim ahdim (verdiğim söz) zalimleri kapsamaz" demişti.

Âl-i İmrân 3/95 · tefsir atıfı

قُلْ صَدَقَ اللّٰهُ فَاتَّبِعُوا مِلَّةَ اِبْرٰهٖیمَ حَنٖیفًاؕ وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِكٖینَ

De ki: "Allah doğru söylemiştir. Öyle ise hakka yönelen İbrahim'in dinine uyun. O, Allah'a ortak koşanlardan değildi."

Ankebût 29/24 · bu âyete atıf yapan tefsir

فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِهٖٓ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا اقْتُلُوهُ اَوْ حَرِّقُوهُ فَاَنْجٰیهُ اللّٰهُ مِنَ النَّارِؕ اِنَّ فٖی ذٰلِكَ لَاٰیَاتٍ لِقَوْمٍ یُؤْمِنُونَ

(İbrahim'in) kavminin cevabı, "Onu öldürün veya yakın" demekten ibaret oldu. Allah da onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır.

Ankebût 29/25 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَقَالَ اِنَّمَا اتَّخَذْتُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَوْثَانًاۙ مَوَدَّةَ بَیْنِكُمْ فِی الْحَیٰوةِ الدُّنْیَاۚ ثُمَّ یَوْمَ الْقِیٰمَةِ یَكْفُرُ بَعْضُكُمْ بِبَعْضٍ وَیَلْعَنُ بَعْضُكُمْ بَعْضًاؗ وَمَاْوٰیكُمُ النَّارُ وَمَا لَكُمْ مِنْ نَاصِرٖینَࣗ

İbrahim onlara dedi ki: "Sırf aranızda dünya hayatına mahsus bir sevgi (ve çıkar) uğruna Allah'ı bırakıp bir takım putlar edindiniz. Sonra kıyamet gününde kiminiz kiminizi inkar edip tanımayacak; kiminiz kiminize lanet edecektir. Barınağınız cehennem olacaktır. Yardımcılarınız da olmayacaktır."

Sâffât 37/94 · bu âyete atıf yapan tefsir

فَاَقْبَلُٓوا اِلَیْهِ یَزِفُّونَ

Kavmi (telaş içinde) koşarak ona doğru geldi.

Sâffât 37/95 · bu âyete atıf yapan tefsir

قَالَ اَتَعْبُدُونَ مَا تَنْحِتُونَۙ

İbrahim şöyle dedi: "Yonttuğunuz putlara mı tapıyorsunuz?"

Sâffât 37/96 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَاللّٰهُ خَلَقَكُمْ وَمَا تَعْمَلُونَ

"Oysa Allah sizi de, yaptığınız şeyleri de yaratmıştır."

Sâffât 37/97 · bu âyete atıf yapan tefsir

قَالُوا ابْنُوا لَهُ بُنْیَانًا فَاَلْقُوهُ فِی الْجَحٖیمِ

Kavmi, "Onun için bir bina yapın, (içinde ateş yakın) ve onu ateşe atın" dedi.

Sâffât 37/98 · bu âyete atıf yapan tefsir

فَاَرَادُوا بِهٖ كَیْدًا فَجَعَلْنَاهُمُ الْاَسْفَلٖینَ

Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de onları en alçak kimseler kıldık.

Sâffât 37/99 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَقَالَ اِنّٖی ذَاهِبٌ اِلٰى رَبّٖی سَیَهْدٖینِ

İbrahim şöyle dedi: "Ben Rabbime (onun emrettiği yere) gideceğim. O bana yol gösterecektir."

Sâffât 37/100 · bu âyete atıf yapan tefsir

رَبِّ هَبْ لٖی مِنَ الصَّالِحٖینَ

"Ey Rabbim! Bana salihlerden olacak bir çocuk bağışla."

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?