Kur’an çalışması
40

Mü'min

الْمُؤْمِنِ

85 âyet iniş 60 cüz 24 sayfa 467

Önceki Sonraki
← Önceki Mü'min 51 sayfa 473 · Diyanet tefsir grubu 51-52 Sonraki →

اِنَّا لَنَنْصُرُ رُسُلَنَا وَالَّذٖینَ اٰمَنُوا فِی الْحَیٰوةِ الدُّنْیَا وَیَوْمَ یَقُومُ الْاَشْهَادُۙ

Diyanet meali

Şüphesiz ki, peygamberlerimize ve iman edenlere dünya hayatında ve şahitlerin şahitlik edecekleri günde yardım ederiz.

Kelime meali

اِنَّا Muhak- kak ki biz
لَنَنْصُرُ Elbette yardım ederiz
رُسُلَنَا Resullerimize
وَالَّذٖینَ Ve o kimselere ki
اٰمَنُوا İman ettiler
فِی الْحَیٰوةِ الدُّنْیَا Dünya hayatında
وَیَوْمَ یَقُومُ Ve ortaya çıktığı günde
الْاَشْهَادُ Şahitler

Diyanet bu metni 51-52 âyetleri için birlikte vermiştir.

Allah Teâlâ’nın elçilerine ve inanmış kişilere dünyadaki yardımı, kendilerine düşmanlık yapanlar karşısında onları er geç zafere ulaştırması veya onlara kötülük eden düşmanlarını çeşitli felâketlerle cezalandırmasıdır; âhiretteki yardımı da onları cennetiyle ve en güzel nimetleriyle ödüllendirmesidir. Bu açıklamalar, Mekke döneminde inkârcıların maddî ve mânevî baskılarıyla büyük acılar çeken müslümanlara teselli ve ümit aşılama amacı taşımaktadır. Bu âyetlerin inmesinden birkaç yıl sonra Medine döneminde müslümanlar bu vaadlerin dünya ile ilgili olanlarına bir bir kavuşmuşlardır (Taberî, XXIV, 74-75; İbn Atıyye, IV, 564).

Zemahşerî 51. âyetteki “şahitler”i “melekler, peygamberler ve Muham­med ümmeti” olarak açıklamıştır (III, 374); Râzî de insanların yapıp ettiklerine şahit olan melek, peygamber ve mümin olarak herkesin kastedildiğini belirtir (XXVII, 76; Muhammed ümmetinin şahitliği konusunda bk. Bakara 2/143).

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 665-666

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Mü'min 40/52 · aynı tefsir grubu

یَوْمَ لَا یَنْفَعُ الظَّالِمٖینَ مَعْذِرَتُهُمْ وَلَهُمُ اللَّعْنَةُ وَلَهُمْ سُٓوءُ الدَّارِ

O gün zalimlere, mazeretleri fayda vermez. Lânet de onlaradır, kötü yurt da onlaradır.

Bakara 2/143 · tefsir atıfı

وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَاكُمْ اُمَّةً وَسَطًا لِتَكُونُوا شُهَدَٓاءَ عَلَى النَّاسِ وَیَكُونَ الرَّسُولُ عَلَیْكُمْ شَهٖیدًاؕ وَمَا جَعَلْنَا الْقِبْلَةَ الَّتٖی كُنْتَ عَلَیْهَٓا اِلَّا لِنَعْلَمَ مَنْ یَتَّبِـعُ الرَّسُولَ مِمَّنْ یَنْقَلِبُ عَلٰى عَقِبَیْهِؕ وَاِنْ كَانَتْ لَكَبٖیرَةً اِلَّا عَلَى الَّذٖینَ هَدَى اللّٰهُؕ وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِیُضٖیعَ اٖیمَانَكُمْؕ اِنَّ اللّٰهَ بِالنَّاسِ لَرَؤُ࣒فٌ رَحٖیمٌ

Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek) olsun diye sizi orta bir ümmet yaptık. Her ne kadar Allah'ın doğru yolu gösterdiği kimselerden başkasına ağır gelse de biz, yönelmekte olduğun ciheti ancak; Resûl'e tabi olanlarla, gerisin geriye dönecekleri ayırd edelim diye kıble yaptık. Allah imanınızı boşa çıkaracak değildir. Şüphesiz, Allah insanlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?