Kur’an çalışması
33

Ahzâb

الْاَحْزَابِ

73 âyet iniş 90 cüz 21 sayfa 418

Önceki Sonraki
← Önceki Ahzâb 53 sayfa 425 · Diyanet tefsir grubu 53-55 Sonraki →

یَٓا اَیُّهَا الَّذٖینَ اٰمَنُوا لَا تَدْخُلُوا بُیُوتَ النَّبِیِّ اِلَّٓا اَنْ یُؤْذَنَ لَكُمْ اِلٰى طَعَامٍ غَیْرَ نَاظِرٖینَ اِنٰیهُۙ وَلٰكِنْ اِذَا دُعٖیتُمْ فَادْخُلُوا فَاِذَا طَعِمْتُمْ فَانْتَشِرُوا وَلَا مُسْتَاْنِسٖینَ لِحَدٖیثٍؕ اِنَّ ذٰلِكُمْ كَانَ یُؤْذِی النَّبِیَّ فَیَسْتَحْيٖ مِنْكُمْؗ وَاللّٰهُ لَا یَسْتَحْيٖ مِنَ الْحَقِّؕ وَاِذَا سَاَلْتُمُوهُنَّ مَتَاعًا فَسْـَٔلُوهُنَّ مِنْ وَرَٓاءِ حِجَابٍؕ ذٰلِكُمْ اَطْهَرُ لِقُلُوبِكُمْ وَقُلُوبِهِنَّؕ وَمَا كَانَ لَكُمْ اَنْ تُؤْذُوا رَسُولَ اللّٰهِ وَلَٓا اَنْ تَنْكِحُٓوا اَزْوَاجَهُ مِنْ بَعْدِهٖٓ اَبَدًاؕ اِنَّ ذٰلِكُمْ كَانَ عِنْدَ اللّٰهِ عَظٖیمًا

Diyanet meali

Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Peygamber'in evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman girin. Yemeği yiyince de hemen dağılın. Sohbet için beklemeyin. Çünkü bu davranışınız Peygamber'i rahatsız etmekte, fakat o sizden de çekinmektedir. Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. Peygamberin hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Böyle davranmanız hem sizin kalpleriniz ,hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah'ın Resûlüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra hanımlarını nikahlamanız ebediyyen söz konusu olamaz. Çünkü bu Allah katında büyük bir günahtır.

Kelime meali

یَٓا اَیُّهَا الَّذٖینَ اٰمَنُوا Ey iman edenler!
لَا تَدْخُلُوا Girmeyin
بُیُوتَ النَّبِیِّ Peygamberin evlerine
اِلَّٓا Ancak müstesna
اَنْ یُؤْذَنَ İzin ve- rilmesi
لَكُمْ Size
اِلٰى طَعَامٍ Yemeğe
غَیْرَ نَاظِرٖینَ Gözetleyiciler olmaksızın
اِنٰیهُ Onun bıkkınlığını
وَلٰكِنْ Fakat
اِذَا دُعٖیتُمْ Davet edildiğinizde
فَادْخُلُوا Girin
فَاِذَا طَعِمْتُمْ Yemeği yediğinizde de
فَانْتَشِرُوا Hemen dağılın
وَلَا مُسْتَاْنِسٖینَ Dalıcılar olmadığınız halde
لِحَدٖیثٍؕ Söze
اِنَّ ذٰلِكُمْ Çünkü bu
كَانَ Olmuştur
یُؤْذِی Eziyet verir
النَّبِیَّ Peygam- bere
فَیَسْتَحْيٖ O da çekini- yordu
مِنْكُمْؗ Sizden
وَاللّٰهُ Ama Allah
لَا یَسْتَحْيٖ Çekinmez
مِنَ الْحَقِّؕ Hakkı söy- lemekten
وَاِذَا سَاَلْتُمُوهُنَّ Ve onlardan istediğinizde
مَتَاعًا Bir eşya
فَسْـَٔلُوهُنَّ Onlardan isteyin
مِنْ وَرَٓاءِ حِجَابٍؕ Perdenin arkasından
ذٰلِكُمْ Bu
اَطْهَرُ Daha temiz- dir
لِقُلُوبِكُمْ Sizin kalpleriniz için
وَقُلُوبِهِنَّؕ Ve onların kalpleri için
وَمَا كَانَ Olmadı
لَكُمْ اَنْ Sizin için
تُؤْذُوا Üzmeniz
رَسُولَ اللّٰهِ Allah’ın Resûlünü
وَلَٓا Ve yine olmadı
اَنْ تَنْكِحُٓوا Nikahlamanız
اَزْوَاجَهُ O peygamberin eş- lerini
مِنْ بَعْدِهٖٓ Ondan sonra
اَبَدًاؕ Hiçbir zaman
اِنَّ ذٰلِكُمْ Çünkü elbette bu
كَانَ عِنْدَ Olmuştur
اللّٰهِ Allah katında
عَظٖیمًا Büyük

Diyanet bu metni 53-55 âyetleri için birlikte vermiştir.

Hicâb (perde, örtü) âyeti diye anılan 53. âyet ile onu takip eden iki âyetin gelmesine sebep olarak iki olay nakledilmektedir. Bunlardan birincisine göre Hz. Peygamber’in kayınpederi de olan Hz. Ömer, “Evinize iyiler de kötüler de girip çıkıyor, eşlerinize perde arkasında olmalarını söyleseniz!” deyip duruyordu, sonunda hicâb âyeti nâzil oldu. En detaylı bir şekilde olayın şahidi Enes b. Mâlik tarafından anlatılan ikinci olay, Hz. Peygamber’in Zeyneb ile evlendiği günün akşamında verdiği düğün yemeği ile ilgilidir. Yemek yendikten sonra davetliler kendi aralarında sohbete dalmışlar, yeni evlileri bir türlü baş başa bırakmamışlardı. Hz. Peygamber birkaç kere dışarı çıkıp girerek rahatsız olduğunu bildirmek istediyse de fayda vermedi, bilhassa sona kalan üç kişi oldukça geç vakitte kalkıp gitti, Resûlullah tam yatak odasına girmek üzere idi ki bu âyet vahyedildi (Buhârî, “Tefsîr”, 33/8).

53. âyette, kuşkusuz beşerî ilişkiler ve muaşeret kuralları bakımından diğer müslümanlar için de aydınlatıcı olan şu hükümlere yer verilmiştir:

a) Hz. Peygamber’in evine, davet edilmeden yemek maksadıyla girmek yasaklanmıştır.

b) Yemeğe gelenlerin erken gelip yemeğin hazırlanmasını evin içinde bekleyerek hâne halkını rahatsız etmemeleri istenmiştir.

c) Yemek yendikten sonra davetlilerin kendi aralarında sohbete dalıp evde gereğinden fazla kalmaları menedilmiştir. Burada Hz. Peygamber’in rahatsız bile olsa bunu sineye çekerek insanları incitmekten geri durduğuna; yani onun güzel ahlâkına, utanıp çekinen kişiliğine, nezaket ve zarafetine de dikkat çekilmiştir.

d) Peygamber eşlerinin her türlü şaibeden, münafıklarla kendini bilmezlerin dedikodu malzemesi olmaktan uzak kalmalarını sağlamak maksadıyla bundan böyle yabancılarla hep perde arkasından görüşüp konuşmaları emredilmiştir.

e) Hz. Peygamber’i üzmek ve kendisinin bırakmasından veya vefa­tından sonra eşleriyle evlenmek müminlere haram kılınmıştır. 57-58. âyetlerde Resûlullah’ı üzme yasağına müminleri üzmek de eklenmiş, bunları üzenin Allah’ı üzmüş olacaklarına işaret edilmiş ve üzenleri bekleyen korkunç âkıbet haber verilmiştir.

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Ahzâb 33/54 · aynı tefsir grubu

اِنْ تُبْدُوا شَیْـًٔا اَوْ تُخْفُوهُ فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِكُلِّ شَیْءٍ عَلٖیمًا

Siz bir şeyi açığa vursanız da gizleseniz de, biliniz ki Allah her şeyi hakkıyla bilendir.

Ahzâb 33/55 · aynı tefsir grubu

لَا جُنَاحَ عَلَیْهِنَّ فٖٓی اٰبَٓائِهِنَّ وَلَٓا اَبْنَٓائِهِنَّ وَلَٓا اِخْوَانِهِنَّ وَلَٓا اَبْنَٓاءِ اِخْوَانِهِنَّ وَلَٓا اَبْنَٓاءِ اَخَوَاتِهِنَّ وَلَا نِسَٓائِهِنَّ وَلَا مَا مَلَكَتْ اَیْمَانُهُنَّۚ وَاتَّقٖینَ اللّٰهَؕ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلٰى كُلِّ شَیْءٍ شَهٖیدًا

Peygamberin hanımlarına, babalarından, oğullarından, erkek kardeşlerinden, erkek kardeşlerinin oğullarından, kız kardeşlerinin oğullarından, mümin kadınlardan ve sahip oldukları cariyelerden ötürü bir günah yoktur. Ey Peygamber hanımları! Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah her şeye hakkıyla şahittir.

Nûr 24/11 · bu âyete atıf yapan tefsir

اِنَّ الَّذٖینَ جَٓاؤُ࣒ بِالْاِفْكِ عُصْبَةٌ مِنْكُمْؕ لَا تَحْسَبُوهُ شَرًّا لَكُمْؕ بَلْ هُوَ خَیْرٌ لَكُمْؕ لِكُلِّ امْرِئٍ مِنْهُمْ مَا اكْتَسَبَ مِنَ الْاِثْمِۚ وَالَّذٖی تَوَلّٰى كِبْرَهُ مِنْهُمْ لَهُ عَذَابٌ عَظٖیمٌ

O ağır iftirayı uyduranlar, sizin içinizden bir güruhtur. Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın. Aksine o sizin için bir hayırdır. Onlardan her biri için, işledikleri günahın cezası vardır. İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır.

Nûr 24/12 · bu âyete atıf yapan tefsir

لَوْلَٓا اِذْ سَمِعْتُمُوهُ ظَنَّ الْمُؤْمِنُونَ وَالْمُؤْمِنَاتُ بِاَنْفُسِهِمْ خَیْرًاۙ وَقَالُوا هٰذَٓا اِفْكٌ مُبٖینٌ

Bu iftirayı işittiğiniz zaman, iman eden erkek ve kadınlar, kendi (din kardeş)leri hakkında iyi zan besleyip de, "Bu apaçık bir iftiradır" deselerdi ya!

Nûr 24/13 · bu âyete atıf yapan tefsir

لَوْلَا جَٓاؤُ࣒ عَلَیْهِ بِاَرْبَعَةِ شُهَدَٓاءَۚ فَاِذْ لَمْ یَاْتُوا بِالشُّهَدَٓاءِ فَاُو࣑لٰٓئِكَ عِنْدَ اللّٰهِ هُمُ الْكَاذِبُونَ

Onlar (iftiracılar) bu iddialarına dair dört şahit getirselerdi ya! Madem ki şahit getirmediler; işte onlar Allah yanında yalancıların ta kendileridir.

Nûr 24/14 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَیْكُمْ وَرَحْمَتُهُ فِی الدُّنْیَا وَالْاٰخِرَةِ لَمَسَّكُمْ فٖی مَٓا اَفَضْتُمْ فٖیهِ عَذَابٌ عَظٖیمٌۚ

Eğer size dünya ve ahirette Allah'ın lütfu ve rahmeti olmasaydı, içine daldığınız bu iftiradan dolayı size mutlaka büyük bir azap dokunurdu!

Nûr 24/15 · bu âyete atıf yapan tefsir

اِذْ تَلَقَّوْنَهُ بِاَلْسِنَتِكُمْ وَتَقُولُونَ بِاَفْوَاهِكُمْ مَا لَیْسَ لَكُمْ بِهٖ عِلْمٌ وَتَحْسَبُونَهُ هَیِّنًاࣗ وَهُوَ عِنْدَ اللّٰهِ عَظٖیمٌ

Hani o iftirayı dilden dile dolaştırıyor; hakkında hiçbir bilginiz olmayan şeyleri ağzınıza alıp söylüyor ve bunu önemsiz bir iş sanıyordunuz. Halbuki bu, Allah katında büyük bir günahtır.

Nûr 24/16 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَلَوْلَٓا اِذْ سَمِعْتُمُوهُ قُلْتُمْ مَا یَكُونُ لَنَٓا اَنْ نَتَكَلَّمَ بِهٰذَاࣗ سُبْحَانَكَ هٰذَا بُهْتَانٌ عَظٖیمٌ

Bu iftirayı işittiğiniz vakit, "Böyle sözleri ağzımıza almamız bize yaraşmaz. Seni eksikliklerden uzak tutarız Allah'ım! Bu çok büyük bir iftiradır" deseydiniz ya!

Nûr 24/17 · bu âyete atıf yapan tefsir

یَعِظُكُمُ اللّٰهُ اَنْ تَعُودُوا لِمِثْلِهٖٓ اَبَدًا اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنٖینَۚ

Eğer inanıyorsanız, bu gibi şeylere bir daha ebediyyen dönmemeniz için Allah size öğüt veriyor.

Nûr 24/18 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَیُبَیِّنُ اللّٰهُ لَكُمُ الْاٰیَاتِؕ وَاللّٰهُ عَلٖیمٌ حَكٖیمٌ

Allah size âyetleri açıklıyor. Allah her şeyi hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Nûr 24/19 · bu âyete atıf yapan tefsir

اِنَّ الَّذٖینَ یُحِبُّونَ اَنْ تَشٖیعَ الْفَاحِشَةُ فِی الَّذٖینَ اٰمَنُوا لَهُمْ عَذَابٌ اَلٖیمٌۙ فِی الدُّنْیَا وَالْاٰخِرَةِؕ وَاللّٰهُ یَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

İnananlar arasında hayasızlığın yayılmasını arzu eden kimseler var ya; onlar için dünya ve ahirette elem dolu bir azap vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Nûr 24/20 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَیْكُمْ وَرَحْمَتُهُ وَاَنَّ اللّٰهَ رَؤُ࣒فٌ رَحٖیمٌࣖ

Allah'ın lütfu ve rahmeti sizin üzerinize olmasaydı ve Allah çok esirgeyici ve çok merhametli olmasaydı haliniz nice olurdu?

Aşağıdaki cümleler Diyanet tefsir metninden alınmıştır.

Peygamber birkaç kere dışarı çıkıp girerek rahatsız olduğunu bildirmek istediyse de fayda vermedi, bilhassa sona kalan üç kişi oldukça geç vakitte kalkıp gitti, Resûlullah tam yatak odasına girmek üzere idi ki bu âyet vahyedildi (Buhârî, “Tefsîr”, 33/8).

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?