Kur’an çalışması
38

Sâd

صۤ

88 âyet iniş 38 cüz 23 sayfa 453

Önceki Sonraki
← Önceki Sâd 53 sayfa 456 · Diyanet tefsir grubu 49-54 Sonraki →

هٰذَا مَا تُوعَدُونَ لِیَوْمِ الْحِسَابِ

Diyanet meali

İşte bunlar, hesap günü için size vaad edilenlerdir.

Kelime meali

هٰذَا İşte bu
مَا Ol şey- dir ki
تُوعَدُونَ Siz vaat olu- nuyorsunuz
لِیَوْمِ الْحِسَابِ Hesap günü için

Diyanet bu metni 49-54 âyetleri için birlikte vermiştir.

Yukarıda isimleri anılan yüce şahsiyetlerin Allah katındaki mertebeleri ve bu mertebeye ulaşmalarında âhiret şuuru ve sorumluluğu taşımalarının rolüne dair bir hatırlatma yapıldıktan sonra burada da aynı sorumluluğu taşıyıp takva bilinciyle yaşayanlara, Allah’a saygısızlık ve itaatsizlikten sakınanlara âhirette kendilerini bekleyen mutlu hayattan söz edilmektedir. Gerek burada gerekse Kur’an’ın daha başka yerlerinde âhiret mutluluğunun maddî ve somut unsurlarla tasvir edilmesine, dünyevî zevkleri çağrıştıran ifadeler kullanılmasına bakarak bundan oradaki nimetlerinin mutlaka dünyadakilerin aynısı olacağı gibi bir sonuç çıkarmamak gerekir. Amaç insanın uhrevî mutluluğu tahayyül etmesini sağlamaktır. Orada dünyadakilere benzer veya onlardan farklı maddî nimetler olsa bile her şeyin onlardan ibaret olmadığı, asıl ve yüce mutluluk unsurlarının mânevî nimet ve lutuflarda olduğu çeşitli âyet ve hadislerden anlaşılmaktadır (meselâ bk. Tevbe 9/72; Yûnus 10/10, 25; Hicr 17/45-48; Buhârî, “Tevhîd”, 35; adn cennetleri hakkında bk. R‘ad 13/23).

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 587-588

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Sâd 38/49 · aynı tefsir grubu

هٰذَا ذِكْرٌؕ وَاِنَّ لِلْمُتَّقٖینَ لَحُسْنَ مَاٰبٍۙ

Bu bir öğüttür. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için elbette güzel bir dönüş yeri, kapıları kendilerine açılmış olarak Adn cennetleri vardır.

Sâd 38/50 · aynı tefsir grubu

جَنَّاتِ عَدْنٍ مُفَتَّحَةً لَهُمُ الْاَبْوَابُۚ

Bu bir öğüttür. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için elbette güzel bir dönüş yeri, kapıları kendilerine açılmış olarak Adn cennetleri vardır.

Sâd 38/51 · aynı tefsir grubu

مُتَّكِــٖٔینَ فٖیهَا یَدْعُونَ فٖیهَا بِفَاكِهَةٍ كَثٖیرَةٍ وَشَرَابٍ

Onlar orada koltuklara yaslanmış olarak pek çok meyveler ve içecekler isterler.

Sâd 38/52 · aynı tefsir grubu

وَعِنْدَهُمْ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِ اَتْرَابٌ

Yanlarında gözlerini kendilerinden ayırmayan yaşıt eşler vardır.

Sâd 38/54 · aynı tefsir grubu

اِنَّ هٰذَا لَرِزْقُنَا مَا لَهُ مِنْ نَفَادٍۚ

İşte bu bizim verdiğimiz rızıktır. Ona asla tükenme yoktur.

Tevbe 9/72 · tefsir atıfı

وَعَدَ اللّٰهُ الْمُؤْمِنٖینَ وَالْمُؤْمِنَاتِ جَنَّاتٍ تَجْرٖی مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدٖینَ فٖیهَا وَمَسَاكِنَ طَیِّبَةً فٖی جَنَّاتِ عَدْنٍؕ وَرِضْوَانٌ مِنَ اللّٰهِ اَكْبَرُؕ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظٖیمُࣖ

Allah mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara, ebedi olarak kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde çok güzel köşkler vadetti. Allah'ın rızası ise, bunların hepsinden daha büyüktür. İşte bu büyük başarıdır.

Yûnus 10/10 · tefsir atıfı

دَعْوٰیهُمْ فٖیهَا سُبْحَانَكَ اللّٰهُمَّ وَتَحِیَّتُهُمْ فٖیهَا سَلَامٌۚ وَاٰخِرُ دَعْوٰیهُمْ اَنِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖینَࣖ

Bunların oradaki duaları, "Seni eksikliklerden uzak tutarız Allah'ım!", aralarındaki esenlik dilekleri, "selâm"; dualarının sonu ise, "Hamd âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur" sözleridir.

Yûnus 10/25 · tefsir atıfı

وَاللّٰهُ یَدْعُٓوا اِلٰى دَارِ السَّلَامِؕ وَیَهْدٖی مَنْ یَشَٓاءُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَقٖیمٍ

Allah esenlik yurduna çağırır ve dilediğini doğru yola iletir.

Hicr 17/45 · tefsir atıfı

وَاِذَا قَرَاْتَ الْقُرْاٰنَ جَعَلْنَا بَیْنَكَ وَبَیْنَ الَّذٖینَ لَا یُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ حِجَابًا مَسْتُورًاۙ

Kur'an okuduğunda, seninle ahirete inanmayanların arasına gizli bir perde çekeriz.

Hicr 17/46 · tefsir atıfı

وَجَعَلْنَا عَلٰى قُلُوبِهِمْ اَكِنَّةً اَنْ یَفْقَهُوهُ وَفٖٓی اٰذَانِهِمْ وَقْرًاؕ وَاِذَا ذَكَرْتَ رَبَّكَ فِی الْقُرْاٰنِ وَحْدَهُ وَلَّوْا عَلٰٓى اَدْبَارِهِمْ نُفُورًا

Kur'an'ı anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler, kulaklarına da ağırlık koyarız. Kur'an'da (ibadete layık ilah olarak) sadece Rabbini andığın zaman arkalarına dönüp kaçarlar.

Hicr 17/47 · tefsir atıfı

نَحْنُ اَعْلَمُ بِمَا یَسْتَمِعُونَ بِهٖٓ اِذْ یَسْتَمِعُونَ اِلَیْكَ وَاِذْ هُمْ نَجْوٰٓى اِذْ یَقُولُ الظَّالِمُونَ اِنْ تَتَّبِعُونَ اِلَّا رَجُلًا مَسْحُورًا

Onlar seni dinlerlerken hangi maksatla dinlediklerini, kendi aralarında konuşurlarken de o zalimlerin, "Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz" dediklerini çok iyi biliyoruz.

Hicr 17/48 · tefsir atıfı

اُنْظُرْ كَیْفَ ضَرَبُوا لَكَ الْاَمْثَالَ فَضَلُّوا فَلَا یَسْتَطٖیعُونَ سَبٖیلًا

Bak senin için ne türlü benzetmeler yaptılar da saptılar. Artık (doğru) yolu bulamazlar.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?