یَلْبَسُونَ مِنْ سُنْدُسٍ وَاِسْتَبْرَقٍ مُتَقَابِلٖینَۚ
Diyanet meali
İnce ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyinerek karşılıklı otururlar.
Kelime meali
Diyanet bu metni 40-57 âyetleri için birlikte vermiştir.
Dünyanın fâni, insanların ölümlü oldukları açıklanınca yeniden dirilişi takip edecek zaman içinde nelerin olacağı, insanların dünyada yapıp ettiklerine göre ebedî hayatta nelerle karşılaşacakları, kötüleri bekleyen cehennemin nasıl bir yer olduğu, oraya girenlerin çekecekleri ceza; iyiler için hazırlanmış olan cennetin tasviri, buraya girme bahtiyarlığına erecek olanların nâil olacakları çeşitli nimetler, insanların dünyadaki idrakleri, hayalleri, arzuları ve korkularından yola çıkılarak, bu kavramlarla anlatılmaktadır.
“Yargı günü”nden maksat kıyameti takip edecek olan sorgulama ve yargılamanın yapılacağı zamandır. Bu muhâkeme sonunda iyiler ve kötüler, suçlular ve mâsumlar, zalimler ve mazlumlar, cennetlikler ve cehennemlikler birbirinden ayrılacak, herkes dünyada yaptıklarının karşılığını elde edecektir.
43. âyetteki “zakkum ağacı” cehennemde bulunan ve azap için kullanılan bir ağaçtır (bk. Sâffât 37/62).
49. âyette geçen “Sen güçlü ve değerlisin” sözü, dünyada güçlerine güvenen, kendilerini değerli ve önemli bilen, böyle kabul ettiren, bu sayede kendilerine kimsenin dokunamayacağını zanneden kimselerin âhiretteki âcizlik ve çaresizliklerini, alaycı bir üslûpla dile getirmektedir.
56. âyette “İlk ölümlerinden başka bir ölüm tatmayacaklar” buyuruluyor. Mü’min (Gāfir) sûresinde (40/11) ise iki kere öldürme ve iki kere diriltme olacağı ifade edilmişti. “İlk ölümleri” ifadesinden, her ikisi de gelip geçtiği ve “önceki” niteliğini aldığı için “dünyada ve berzahta vuku bulan iki ölüm” kastedilmiş olabilir. Bu ihtimali de geçerli görmekle beraber bize daha güçlü gelen ihtimal, dünya hayatının sonundaki ölümün kastedilmiş olmasıdır. Çünkü burada dünya ile âhiret, geçici ile ebedî, sonunda ölüm bulunan hayat ile bulunmayan hayat karşılaştırılmaktadır. Hangi ihtimal geçerli olursa olsun insanların defalarca ölüp dirileceklerini değil, dünya hayatı sonunda bir kere öleceklerini ifade eden âyet, reenkarnasyon inancını da reddetmiş olmaktadır (bk. Bakara 2/28).
Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 799-800
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
Duhân 44/40 · aynı tefsir grubu
اِنَّ یَوْمَ الْفَصْلِ مٖیقَاتُهُمْ اَجْمَعٖینَۙ
Şüphesiz, hüküm günü, hepsinin bir arada buluşacağı zamandır.
Duhân 44/41 · aynı tefsir grubu
یَوْمَ لَا یُغْنٖی مَوْلًى عَنْ مَوْلًى شَیْـًٔا وَلَا هُمْ یُنْصَرُونَۙ
O gün dostun dosta hiçbir faydası olmaz. Kendilerine yardım da edilmez.
Duhân 44/42 · aynı tefsir grubu
اِلَّا مَنْ رَحِمَ اللّٰهُؕ اِنَّهُ هُوَ الْعَزٖیزُ الرَّحٖیمُࣖ
Yalnız, Allah'ın yardım ettiği kimseler bunların dışındadır. Şüphesiz O mutlak güç sahibidir, çok merhamet edendir.
Duhân 44/43 · aynı tefsir grubu
اِنَّ شَجَرَتَ الزَّقُّومِۙ
Şüphesiz, zakkum ağacı, günahkarların yemeğidir.
Duhân 44/44 · aynı tefsir grubu
طَعَامُ الْاَثٖیمِۚۛ
Şüphesiz, zakkum ağacı, günahkarların yemeğidir.
Duhân 44/45 · aynı tefsir grubu
كَالْمُهْلِۚۛ یَغْلٖی فِی الْبُطُونِۙ
O, maden eriyiği gibidir. Kaynar suyun kaynaması gibi karınlarda kaynar.
Duhân 44/46 · aynı tefsir grubu
كَغَلْیِ الْحَمٖیمِ
O, maden eriyiği gibidir. Kaynar suyun kaynaması gibi karınlarda kaynar.
Duhân 44/47 · aynı tefsir grubu
خُذُوهُ فَاعْتِلُوهُ اِلٰى سَوَٓاءِ الْجَحٖیمِۚ
(Allah görevli meleklere şöyle der:) "Tutun onu, cehennemin ortasına sürükleyin."
Duhân 44/48 · aynı tefsir grubu
ثُمَّ صُبُّوا فَوْقَ رَاْسِهٖ مِنْ عَذَابِ الْحَمٖیمِؕ
"Sonra başının üstüne kaynar su azabından dökün."
Duhân 44/49 · aynı tefsir grubu
ذُقْۚۙ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَزٖیزُ الْكَرٖیمُ
(Deyin ki:) "Tat bakalım! Hani sen güçlüydün, şerefliydin!?"
Duhân 44/50 · aynı tefsir grubu
اِنَّ هٰذَا مَا كُنْتُمْ بِهٖ تَمْتَرُونَ
"İşte bu şüphelenip durduğunuz şeydir!"
Duhân 44/51 · aynı tefsir grubu
اِنَّ الْمُتَّقٖینَ فٖی مَقَامٍ اَمٖینٍۙ
Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise güvenli bir yerdedirler.
Duhân 44/54 · aynı tefsir grubu
كَذٰلِكَࣞ وَزَوَّجْنَاهُمْ بِحُورٍ عٖینٍؕ
İşte böyle. Ayrıca onları iri siyah gözlü hurilerle evlendirmişizdir.
Duhân 44/55 · aynı tefsir grubu
یَدْعُونَ فٖیهَا بِكُلِّ فَاكِهَةٍ اٰمِنٖینَۙ
Orada güven içinde her türlü meyveyi isterler.
Duhân 44/56 · aynı tefsir grubu
لَا یَذُوقُونَ فٖیهَا الْمَوْتَ اِلَّا الْمَوْتَةَ الْاُو࣒لٰىۚ وَوَقٰیهُمْ عَذَابَ الْجَحٖیمِۙ
Orada ilk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Allah onları cehennem azabından korumuştur.
Duhân 44/57 · aynı tefsir grubu
فَضْلًا مِنْ رَبِّكَؕ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظٖیمُ
Bunlar Rabbinden bir lütuf olarak verilmiştir. İşte bu büyük başarıdır.
Sâffât 37/62 · tefsir atıfı
اَذٰلِكَ خَیْرٌ نُزُلًا اَمْ شَجَرَةُ الزَّقُّومِ
Ziyafet olarak bu mu daha hayırlı, yoksa zakkum ağacı mı?
Bakara 2/28 · tefsir atıfı
كَیْفَ تَكْفُرُونَ بِاللّٰهِ وَكُنْتُمْ اَمْوَاتًا فَاَحْیَاكُمْۚ ثُمَّ یُمٖیتُكُمْ ثُمَّ یُحْیٖیكُمْ ثُمَّ اِلَیْهِ تُرْجَعُونَ
Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En sonunda ona döndürüleceksiniz.
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.