Kur’an çalışması
3

Âl-i İmrân

اٰلِ عِمْرٰنَ

200 âyet iniş 89 cüz 3 sayfa 50

Önceki Sonraki
← Önceki Âl-i İmrân 55 sayfa 57 · Diyanet tefsir grubu 55 Sonraki →

اِذْ قَالَ اللّٰهُ یَا عٖیسٰٓى اِنّٖی مُتَوَفّٖیكَ وَرَافِعُكَ اِلَیَّ وَمُطَهِّرُكَ مِنَ الَّذٖینَ كَفَرُوا وَجَاعِلُ الَّذٖینَ اتَّبَعُوكَ فَوْقَ الَّذٖینَ كَفَرُٓوا اِلٰى یَوْمِ الْقِیٰمَةِۚ ثُمَّ اِلَیَّ مَرْجِعُكُمْ فَاَحْكُمُ بَیْنَكُمْ فٖیمَا كُنْتُمْ فٖیهِ تَخْتَلِفُونَ

Diyanet meali

Hani Allah şöyle buyurmuştu: "Ey İsa! Şüphesiz, senin hayatına ben son vereceğim. Seni kendime yükselteceğim. Seni inkar edenlerden kurtararak temizleyeceğim ve sana uyanları kıyamete kadar küfre sapanların üstünde tutacağım. Sonra dönüşünüz yalnızca banadır. Ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında aranızda ben hükmedeceğim."

Kelime meali

اِذْ O vakit ki
قَالَ Demişti
اللّٰهُ Allah
یَا عٖیسٰٓى Ey İsa!
اِنّٖی Muhak- kak ki ben
مُتَوَفّٖیكَ Seni vefat etti- riciyim
وَرَافِعُكَ Ve seni yükselticiyim
اِلَیَّ Kendime
وَمُطَهِّرُكَ Ve seni temizleyiciyim
مِنَ الَّذٖینَ O kimseler- den ki
كَفَرُوا Ka r oldular
وَجَاعِلُ الَّذٖینَ Ve o kimseleri kılıcıyım ki
اتَّبَعُوكَ Sana tabi oldu- lar
فَوْقَ الَّذٖینَ O kimselerin üstünde ki
كَفَرُٓوا İnkar ettiler
اِلٰى یَوْمِ الْقِیٰمَةِ Kıyamet gününe kadar
ثُمَّ اِلَیَّ Sonra da yalnız banadır
مَرْجِعُكُمْ Sizin dönüşünüz
فَاَحْكُمُ Ve ben hükmedeceğim
بَیْنَكُمْ Aranızda
فٖیمَا O konu- da ki
كُنْتُمْ Siz oldunuz
فٖیهِ O ko- nuda
تَخْتَلِفُونَ İhtilaf ediyor

Hz. Îsâ’nın dünya hayatının son bulması ve nezd-i ilâhîye yükseltilmesi konusu, onun öldürüldüğü ve çarmıha gerildiği iddiaları ile yakından ilgili olduğundan Nisâ sûresinin 155-158. âyetlerinin tefsirinde ele alınacaktır.

58. âyette geçen “netlû” fiilinin masdarı olan tilâvet “okuma ve anlatma” mânalarına gelir. “İşte bunlar” mânasını taşıyan “zâlike” kelimesiyle daha önceki âyetlerde bildirilen haberlere işaret edildiği genellikle kabul edilir. Elmalılı ise bunun 55. âyette değinilen ihtilâf konusuna dair hükme işaret ettiği anlayışından hareketle âyete “İşte o hüküm, biz onu sana… okuyoruz” şeklinde mâna vermiştir (II, 1117).

“Deliller”den (âyât) maksat Kur’an âyetleri olabileceği gibi Hz. Muhammed’in peygamberlik iddiasını destekleyen deliller de olabilir. Zira Hz. Peygamber’in okuma-yazma bilmediği ve yetiştiği ortamın koşulları dikkate alındığında, bu haberleri bu biçim ve içerikte verebilmesinin ancak ilâhî vahiy almasıyla izah edilebileceği anlaşılır. Bir başka anlatımla, bu gayb haberlerini verebilmesi onun peygamberliğini ortaya koyan mûcizelerdendir.

“Hikmet dolu sözler” diye çevirdiğimiz “ez-zikrü’l-hakîm” tamlamasında geçen zikir kelimesi sözlükte “öğüt verme, anma, hatırlama, hatırlatma” gibi anlamlara gelir. Burada bu kelimeyle Kur’an-ı Kerîm’in kastedildiği görüşü hâkimdir ve bu görüş Kur’an’ı “zikr-i hakîm” olarak niteleyen bir hadisle (bk. Tirmizî, “Fezâilü’l-Kur’ân”, 14) ve İbn Abbas’tan gelen bir rivayetle desteklenmiştir (İbn Atıyye, I, 446). Diğer bir görüşe göre burada zikirden maksat bütün ilâhî kitapların kaynağı olan levh-i mahfûzdur (Râzî, VIII, 74).

Zikirden maksadın Kur’an-ı Kerîm olduğu kanaatini taşıyan müfessirler bunun sıfatı olarak geçen “el-hakîm” kelimesini, hâkim (hükümlerin ana kaynağı), hikmetlerle dolu, hakîmâne bir üslûba sahip ve muhkem (eksiği gediği olmayan) gibi mânalarla açıklamışlardır. Başka bir izaha göre burada Kur’an-ı Kerîm, sahibinin sıfatı ile nitelendirilmiştir (Zemahşerî, I, 192; Râzî, VIII, 74; Şevkânî, I, 384).

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 1 Sayfa: 584-585

Bu âyet için ilgili âyet kaydı yok.

Aşağıdaki cümleler Diyanet tefsir metninden alınmıştır.

Tirmizî, “Fezâilü'l-Kur'ân”, 14) ve İbn Abbas'tan gelen bir rivayetle desteklenmiştir (İbn Atıyye, I, 446).

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?