Kur’an çalışması
8

Enfâl

الْاَنْفَالِ

75 âyet iniş 88 cüz 9 sayfa 177

Önceki Sonraki
← Önceki Enfâl 55 sayfa 184 · Diyanet tefsir grubu 55-57 Sonraki →

اِنَّ شَرَّ الدَّوَٓابِّ عِنْدَ اللّٰهِ الَّذٖینَ كَفَرُوا فَهُمْ لَا یُؤْمِنُونَۚ

Diyanet meali

Şüphesiz Allah katında, yeryüzünde yürüyen canlıların en kötüsü, inkar edenlerdir. Artık onlar iman etmezler.

Kelime meali

اِنَّ شَرَّ الدَّوَٓابِّ Muhakkak ki canlıların en kötüsü
عِنْدَ اللّٰهِ Allah katında
الَّذٖینَ O kimse- lerdir ki
كَفَرُوا فَهُمْ Ka r oldular
لَا Artık onlar
یُؤْمِنُونَ İman etmezler

Diyanet bu metni 55-57 âyetleri için birlikte vermiştir.

Allah’a göre, fiilleri iyi veya kötü olarak değerlendirilebilen canlıların en kötüsü, en âdi ve aşağılık olanı, inkâr eden, bu şekilde yaşayan ve bir türlü imana gelmeyen, yaptıkları antlaşmaya, verdikleri söze sadık kalmayan, hiçbir şeyden çekinmeyerek her defasında sözünden dönen kimselerdir.

Müşrik, münafık ve yahudilerden bazı grup ve kabileler Hz. Pey­gamber’le saldırmazlık, hak ve hukuka saygı, düşmanla iş birliği yapmama gibi konularda antlaşmalar yapıyor, sonra da bunu bozuyorlardı. Meselâ yahudilerden Benî Kaynukā‘, antlaşmaya aykırı olarak, bölgelerinde alışveriş yapmaya gelen bir müslüman kadına tacizde bulunmuşlar, kadın yere düşüp mahrem yerleri açılınca da gülüşüp eğlenmişlerdi. Orada bulunan bir müslüman sataşan yahudiyi öldürdü, diğerleri de müslümanı öldürdüler. Bedir’le Uhud savaşları arasında meydana gelen bu olay üzerine müslümanlar, Benî Kaynukā‘ya karşı harekete geçtiler. Yine münafıkların reisi Abdullah b. Übey adamlarıyla beraber Uhud Harbi’nde müslümanların safında yer almış, sonra askerlerin üçte birini teşkil eden gücünü geri çekerek müslümanlara zarar vermişti (İbn Hişâm, Sîre, III, 68; İbn Âşûr, X, 48). Allah’tan korkmayanları cezalandırmak ve geride kalanlar için de caydırıcı bir örnek oluşturmak üzere sert tedbirler alınmış, savaşta yakalanmaları halinde aman verilmemesi istenmiştir.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 701-702

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Enfâl 8/56 · aynı tefsir grubu

اَلَّذٖینَ عَاهَدْتَ مِنْهُمْ ثُمَّ یَنْقُضُونَ عَهْدَهُمْ فٖی كُلِّ مَرَّةٍ وَهُمْ لَا یَتَّقُونَ

Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın, sonra da her defasında antlaşmalarını hiç çekinmeden bozan kimselerdir.

Enfâl 8/57 · aynı tefsir grubu

فَاِمَّا تَثْقَفَنَّهُمْ فِی الْحَرْبِ فَشَرِّدْ بِهِمْ مَنْ خَلْفَهُمْ لَعَلَّهُمْ یَذَّكَّرُونَ

Eğer onları savaşta yakalarsan, bunlar(a vereceğin ceza) ile arkalarındakileri de dağıt ki ibret alsınlar.

Mücâdele 58/14 · bu âyete atıf yapan tefsir

اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذٖینَ تَوَلَّوْا قَوْمًا غَضِبَ اللّٰهُ عَلَیْهِمْؕ مَا هُمْ مِنْكُمْ وَلَا مِنْهُمْۙ وَیَحْلِفُونَ عَلَى الْكَذِبِ وَهُمْ یَعْلَمُونَ

Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmez misin? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Onlar bile bile yalan yere yemin ederler.

Mücâdele 58/15 · bu âyete atıf yapan tefsir

اَعَدَّ اللّٰهُ لَهُمْ عَذَابًا شَدٖیدًاؕ اِنَّهُمْ سَٓاءَ مَا كَانُوا یَعْمَلُونَ

Allah onlara çetin bir azap hazırlamıştır. Gerçekten onların yaptıkları şey ne kötüdür!

Mücâdele 58/16 · bu âyete atıf yapan tefsir

اِتَّخَذُٓوا اَیْمَانَهُمْ جُنَّةً فَصَدُّوا عَنْ سَبٖیلِ اللّٰهِ فَلَهُمْ عَذَابٌ مُهٖینٌ

Onlar yeminlerini kalkan yapıp (insanları) Allah'ın dininden alıkoydular. Bunun için onlara alçaltıcı bir azap vardır.

Mücâdele 58/17 · bu âyete atıf yapan tefsir

لَنْ تُغْنِیَ عَنْهُمْ اَمْوَالُهُمْ وَلَٓا اَوْلَادُهُمْ مِنَ اللّٰهِ شَیْـًٔاؕ اُو࣑لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ فٖیهَا خَالِدُونَ

Onların malları da, evlatları da Allah'a karşı kendilerine bir yarar sağlamayacaktır. Onlar, cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Mücâdele 58/18 · bu âyete atıf yapan tefsir

یَوْمَ یَبْعَثُهُمُ اللّٰهُ جَمٖیعًا فَیَحْلِفُونَ لَهُ كَمَا یَحْلِفُونَ لَكُمْ وَیَحْسَبُونَ اَنَّهُمْ عَلٰى شَیْءٍؕ اَلَٓا اِنَّهُمْ هُمُ الْكَاذِبُونَ

Allah'ın onları hep birden dirilteceği, onların da (kendilerini kurtaracak) bir iş üzerinde olduklarını sanarak size yemin ettikleri gibi Allah'a da yemin edecekleri günü düşün! İyi bilin ki, onlar yalancıların ta kendileridir.

Mücâdele 58/19 · bu âyete atıf yapan tefsir

اِسْتَحْوَذَ عَلَیْهِمُ الشَّیْطَانُ فَاَنْسٰیهُمْ ذِكْرَ اللّٰهِؕ اُو࣑لٰٓئِكَ حِزْبُ الشَّیْطَانِؕ اَلَٓا اِنَّ حِزْبَ الشَّیْطَانِ هُمُ الْخَاسِرُونَ

Şeytan onları hakimiyeti altına alıp kendilerine Allah'ı anmayı unutturmuştur. İşte onlar şeytanın tarafında olanlardır. İyi bilin ki, şeytanın tarafında olanlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.

Mücâdele 58/20 · bu âyete atıf yapan tefsir

اِنَّ الَّذٖینَ یُحَٓادُّونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُٓ اُو࣑لٰٓئِكَ فِی الْاَذَلّٖینَ

Allah'a ve peygamberine düşman olanlar var ya, işte onlar en aşağı kimselerin arasındadırlar.

Mücâdele 58/21 · bu âyete atıf yapan tefsir

كَتَبَ اللّٰهُ لَاَغْلِبَنَّ اَنَا࣑ وَرُسُلٖیؕ اِنَّ اللّٰهَ قَوِیٌّ عَزٖیزٌ

Allah, "Şüphesiz ben ve peygamberlerim galip geleceğiz" diye yazmıştır. Şüphe yok ki Allah çok kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.

Mücâdele 58/22 · bu âyete atıf yapan tefsir

لَا تَجِدُ قَوْمًا یُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْیَوْمِ الْاٰخِرِ یُوَٓادُّونَ مَنْ حَٓادَّ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَلَوْ كَانُٓوا اٰبَٓاءَهُمْ اَوْ اَبْنَٓاءَهُمْ اَوْ اِخْوَانَهُمْ اَوْ عَشٖیرَتَهُمْؕ اُو࣑لٰٓئِكَ كَتَبَ فٖی قُلُوبِهِمُ الْاٖیمَانَ وَاَیَّدَهُمْ بِرُوحٍ مِنْهُؕ وَیُدْخِلُهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرٖی مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدٖینَ فٖیهَاؕ رَضِیَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُؕ اُو࣑لٰٓئِكَ حِزْبُ اللّٰهِؕ اَلَٓا اِنَّ حِزْبَ اللّٰهِ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

Allah'a ve ahiret gününe iman eden hiçbir topluluğun, babaları, oğulları, kardeşleri yahut kendi soy-sopları olsalar bile, Allah'a ve peygamberine düşman olan kimselere sevgi beslediğini göremezsin. İşte Allah onların kalplerine imanı yazmış ve onları kendi katından bir ruh ile desteklemiştir. Onları, içlerinden ırmaklar akan ve içlerinde ebedi kalacakları cennetlere sokacaktır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan razı olmuşlardır. İşte onlar, Allah'ın tarafında olanlardır. İyi bilin ki, Allah'ın tarafında olanlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

Haşr 59/11 · bu âyete atıf yapan tefsir

اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذٖینَ نَافَقُوا یَقُولُونَ لِاِخْوَانِهِمُ الَّذٖینَ كَفَرُوا مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ لَئِنْ اُخْرِجْتُمْ لَنَخْرُجَنَّ مَعَكُمْ وَلَا نُطٖیعُ فٖیكُمْ اَحَدًا اَبَدًاۙ وَاِنْ قُوتِلْتُمْ لَنَنْصُرَنَّكُمْؕ وَاللّٰهُ یَشْهَدُ اِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ

Kitap ehlinden O inkar eden kardeşlerine, "Yemin ederiz ki, siz (Medine'den) çıkarılırsanız, muhakkak biz de sizinle beraber çıkarız. Sizin hakkınızda asla kimseye boyun eğmeyiz. Eğer size karşı savaşılırsa size mutlaka yardım ederiz" diyerek münafıklık yapanlara bakmaz mısın? Halbuki Allah onların kesinlikle yalancı olduklarına şahitlik eder.

Haşr 59/12 · bu âyete atıf yapan tefsir

لَئِنْ اُخْرِجُوا لَا یَخْرُجُونَ مَعَهُمْۚ وَلَئِنْ قُوتِلُوا لَا یَنْصُرُونَهُمْۚ وَلَئِنْ نَصَرُوهُمْ لَیُوَلُّنَّ الْاَدْبَارَࣞ ثُمَّ لَا یُنْصَرُونَ

Andolsun, eğer (kardeşleri Medine'den) çıkarılırsa, onlarla beraber çıkmazlar. Kendilerine karşı savaşılırsa, onlara yardım etmezler. Yardım edecek olsalar bile, andolsun mutlaka arkalarını dönüp kaçarlar, sonra kendilerine de yardım edilmez.

Haşr 59/13 · bu âyete atıf yapan tefsir

لَاَنْتُمْ اَشَدُّ رَهْبَةً فٖی صُدُورِهِمْ مِنَ اللّٰهِؕ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا یَفْقَهُونَ

Onların kalplerinde size karşı duydukları korku, Allah'a karşı duydukları korkudan daha baskındır. Bu onların anlamaz bir toplum olmaları sebebiyledir.

Haşr 59/14 · bu âyete atıf yapan tefsir

لَا یُقَاتِلُونَكُمْ جَمٖیعًا اِلَّا فٖی قُرًى مُحَصَّنَةٍ اَوْ مِنْ وَرَٓاءِ جُدُرٍؕ بَاْسُهُمْ بَیْنَهُمْ شَدٖیدٌؕ تَحْسَبُهُمْ جَمٖیعًا وَقُلُوبُهُمْ شَتّٰىؕ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا یَعْقِلُونَۚ

Onlar müstahkem kaleler içinde veya duvarlar arkasında olmadan sizinle toplu halde savaşmazlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen onları toplu sanırsın. Halbuki kalpleri darmadağınıktır. Bu, onların akılları ermez bir topluluk olmalarındandır.

Haşr 59/15 · bu âyete atıf yapan tefsir

كَمَثَلِ الَّذٖینَ مِنْ قَبْلِهِمْ قَرٖیبًا ذَاقُوا وَبَالَ اَمْرِهِمْۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَلٖیمٌۚ

Onların durumu, kendilerinden az öncekilerin (Mekkeli müşriklerin) durumu gibidir. Onlar (Bedir'de) yaptıklarının cezasını tatmışlardır. Onlara (Ahirette de) elem dolu bir azap vardır.

Haşr 59/16 · bu âyete atıf yapan tefsir

كَمَثَلِ الشَّیْطَانِ اِذْ قَالَ لِلْاِنْسَانِ اكْفُرْۚ فَلَمَّا كَفَرَ قَالَ اِنّٖی بَرٖٓیءٌ مِنْكَ اِنّٖٓی اَخَافُ اللّٰهَ رَبَّ الْعَالَمٖینَ

Münafıkların durumu ise tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana, "İnkar et" der; insan inkar edince de, "Şüphesiz ben senden uzağım. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım" der.

Haşr 59/17 · bu âyete atıf yapan tefsir

فَكَانَ عَاقِبَتَهُمَٓا اَنَّهُمَا فِی النَّارِ خَالِدَیْنِ فٖیهَاؕ وَذٰلِكَ جَزٰٓؤُا الظَّالِمٖینَࣖ

Nihayet ikisinin de (azdıranın da azanın da) akıbeti, ebediyen ateşte kalmaları olmuştur. İşte zalimlerin cezası budur.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?