Kur’an çalışması
17

İsrâ

الْاِسْرَاۤءِ

111 âyet iniş 50 cüz 15 sayfa 282

Önceki Sonraki
← Önceki İsrâ 57 sayfa 287 · Diyanet tefsir grubu 56-57 Sonraki →

اُو࣑لٰٓئِكَ الَّذٖینَ یَدْعُونَ یَبْتَغُونَ اِلٰى رَبِّهِمُ الْوَسٖیلَةَ اَیُّهُمْ اَقْرَبُ وَیَرْجُونَ رَحْمَتَهُ وَیَخَافُونَ عَذَابَهُؕ اِنَّ عَذَابَ رَبِّكَ كَانَ مَحْذُورًا

Diyanet meali

Onların yalvardıkları bu varlıklar, "hangimiz daha yakın olacağız" diye Rablerine vesile ararlar. Onun rahmetini umarlar, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı gerçekten korkunçtur.

Kelime meali

اُو࣑لٰٓئِكَ İşte onlar
الَّذٖینَ Öyle kim- seler ki
یَدْعُونَ Tapıyorlar
یَبْتَغُونَ Onlar ararlar
اِلٰى رَبِّهِمُ Rablerine
الْوَسٖیلَةَ Vesile
اَیُّهُمْ Onlardan hangisi
اَقْرَبُ Daha yakındır
وَیَرْجُونَ Ve onlar umarlar
رَحْمَتَهُ Allah’ın rahmetini
وَیَخَافُونَ Ve korkarlar
عَذَابَهُؕ Allah’ın azabından
اِنَّ عَذَابَ رَبِّكَ Muhakkak ki rabbinin azabı
كَانَ Olmuştur
مَحْذُورًا Sakınılmış

Diyanet bu metni 56-57 âyetleri için birlikte vermiştir.

Zemahşerî, Râzî, Şevkânî gibi müfessirler burada Allah’tan başka tanrı edinilen varlıkların melekler olduğunu belirtirler. Müşrikler taptıkları putları ve heykelleri meleklerin sembolleri olarak kabul eder, onların şahsında meleklere taptıklarını söylerlerdi. İşte âyet bu bâtıl inancın ne kadar çürük olduğunu ortaya koymaktadır. Çünkü melekler de dahil olmak üzere Allah’tan başka hiçbir varlık, Allah’ın yardımı ve yaratması olmadan kendisini zarardan koruma imkânına dahi sahip değildir.

57. âyetin baş kısmına değişik şekillerde mâna verilmekle birlikte, biz âyeti Zemahşerî’nin tercih ettiği açıklamayı dikkate alarak çevirmeye çalıştık. Zemahşerî’nin açıklaması şöyledir: “Onların tanrı diye taptığı (melekler gibi) varlıkların bizzat kendileri Allah’a vesile ararlar... Yani onların Allah’a en yakın olanları bile O’na daha da yakınlaşmak için yol aradığına göre en yakın olmayanları elbette arayacaktır” (II, 364). Sonuç olarak, melekler –tanrı olmak şöyle dursun– bütün yaratılmışlar gibi onlar da rahmete, yardım ve desteğe muhtaç olup Allah’a yakınlaşmak için çareler aramak durumundadırlar. Âyetteki “azap” kelimesini mutlaka bilinen mânasında anlamak gerekmez; kulun, başına gelmesini istemediği her şey onun için bir azaptır. Şu halde konu melekler olunca onların korktuğu azap da onların varlık yapılarıyla ilgili olumsuz bir durumdur.

Bu iki âyetin, Hz. Îsâ’yı tanrılaştıran hıristiyanlar ve benzeri kitâbî din mensuplarıyla ilgili olduğu da ifade edilmektedir. Ancak bu uzak bir ihtimaldir. Çünkü bu sûrenin indiği Mekke’de kayda değer bir hıristiyan topluluğu bulunmadığı bilinmektedir. Bununla birlikte âyetlerin içeriği o tür bâtıl inançları da reddetmektedir.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 495-496

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

İsrâ 17/56 · aynı tefsir grubu

قُلِ ادْعُوا الَّذٖینَ زَعَمْتُمْ مِنْ دُونِهٖ فَلَا یَمْلِكُونَ كَشْفَ الضُّرِّ عَنْكُمْ وَلَا تَحْوٖیلًا

De ki: "Onu bırakıp da ilah diye ileri sürdüklerinizi çağırın. Onlar, başınızdaki sıkıntıyı ne kaldırabilirler ne de değiştirebilirler."

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?