وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ ذُكِّرَ بِاٰیَاتِ رَبِّهٖ فَاَعْرَضَ عَنْهَا وَنَسِیَ مَا قَدَّمَتْ یَدَاهُؕ اِنَّا جَعَلْنَا عَلٰى قُلُوبِهِمْ اَكِنَّةً اَنْ یَفْقَهُوهُ وَفٖٓی اٰذَانِهِمْ وَقْرًاؕ وَاِنْ تَدْعُهُمْ اِلَى الْهُدٰى فَلَنْ یَهْتَدُٓوا اِذًا اَبَدًا
Diyanet meali
Kim, kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatılıp da onlardan yüz çeviren ve elleriyle yaptığını unutandan daha zalimdir? Şüphesiz biz, onu anlamamaları için, kalplerine perdeler gerdik, kulaklarına da ağırlıklar koyduk. Sen onları hidayete çağırsan da artık ebediyen hidayet bulamazlar.
Kelime meali
Şüphesiz ki Allah’ın âyetleri kendisine hatırlatıldığı halde kibirlenip onlara sırt çeviren ve yapmış olduğu kötülükleri unutup hatırlamazlıktan gelen kimse, kendisine en büyük zulmü yapmıştır. Çünkü onun bu davranışı, ebedî hayatının azap içinde geçmesine sebep olmaktadır. Yüce Allah böyle peşin fikirli, inatçı kimselerin inkârları yüzünden kalplerini mühürler, kulaklarını da kapatır (bk. Nisâ 4/155). Dolayısıyla bunlar hakkı işitmez ve anlamazlar. Peygamberin veya diğer davetçilerin daveti bunlara fayda vermez ve ebediyen doğru yolu bulamazlar.
Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 564
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
Nisâ 4/155 · tefsir atıfı
فَبِمَا نَقْضِهِمْ مٖیثَاقَهُمْ وَكُفْرِهِمْ بِاٰیَاتِ اللّٰهِ وَقَتْلِهِمُ الْاَنْبِیَٓاءَ بِغَیْرِ حَقٍّ وَقَوْلِهِمْ قُلُوبُنَا غُلْفٌؕ بَلْ طَبَعَ اللّٰهُ عَلَیْهَا بِكُفْرِهِمْ فَلَا یُؤْمِنُونَ اِلَّا قَلٖیلًاࣕ
Verdikleri sağlam sözü bozmalarından, Allah'ın âyetlerini inkar etmelerinden, peygamberleri haksız yere öldürmelerinden ve "kalplerimiz muhafazalıdır" demelerinden dolayı (başlarına türlü belalar verdik. Onların kalpleri muhafazalı değildir), tam aksine inkarları sebebiyle Allah onların kalplerini mühürlemiştir. Artık onlar inanmazlar.
Mutaffifîn 83/7 · bu âyete atıf yapan tefsir
كَلَّٓا اِنَّ كِتَابَ الْفُجَّارِ لَفٖی سِجّٖینٍؕ
Hayır, günahkârların yazısı, muhakkak "Siccîn"dedir.
Mutaffifîn 83/8 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَمَٓا اَدْرٰیكَ مَا سِجّٖینٌؕ
"Siccîn"in ne olduğunu sen ne bileceksin.
Mutaffifîn 83/10 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَیْلٌ یَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّبٖینَۙ
O gün yalanlayanların; hesap ve ceza gününü yalanlayanların vay haline!
Mutaffifîn 83/11 · bu âyete atıf yapan tefsir
اَلَّذٖینَ یُكَذِّبُونَ بِیَوْمِ الدّٖینِؕ
O gün yalanlayanların; hesap ve ceza gününü yalanlayanların vay haline!
Mutaffifîn 83/12 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَمَا یُكَذِّبُ بِهٖٓ اِلَّا كُلُّ مُعْتَدٍ اَثٖیمٍۙ
Onu, ancak her azgın, günahkâr kimse inkar eder.
Mutaffifîn 83/13 · bu âyete atıf yapan tefsir
اِذَا تُتْلٰى عَلَیْهِ اٰیَاتُنَا قَالَ اَسَاطٖیرُ الْاَوَّلٖینَؕ
Ona âyetlerimiz okununca, "Eskilerin masalları" der.
Mutaffifîn 83/14 · bu âyete atıf yapan tefsir
كَلَّا بَلْۜ رَانَ عَلٰى قُلُوبِهِمْ مَا كَانُوا یَكْسِبُونَ
Hayır hayır! Doğrusu onların kazanmakta oldukları kalplerini paslandırmıştır.
Mutaffifîn 83/15 · bu âyete atıf yapan tefsir
كَلَّٓا اِنَّهُمْ عَنْ رَبِّهِمْ یَوْمَئِذٍ لَمَحْجُوبُونَؕ
Hayır, şüphesiz onlar, kıyamet günü Rablerini görmekten mahrum bırakılacaklardır.
Mutaffifîn 83/16 · bu âyete atıf yapan tefsir
ثُمَّ اِنَّهُمْ لَصَالُوا الْجَحٖیمِؕ
Sonra onlar muhakkak cehenneme gireceklerdir.
Mutaffifîn 83/17 · bu âyete atıf yapan tefsir
ثُمَّ یُقَالُ هٰذَا الَّذٖی كُنْتُمْ بِهٖ تُكَذِّبُونَؕ
Sonra da onlara, "Yalanlamakta olduğunuz işte budur" denecektir.
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.