Kur’an çalışması
36

Yâsîn

يٰسۤ

83 âyet iniş 41 cüz 22 sayfa 440

Önceki Sonraki
← Önceki Yâsîn 57 sayfa 444 · Diyanet tefsir grubu 55-58 Sonraki →

لَهُمْ فٖیهَا فَاكِهَةٌ وَلَهُمْ مَا یَدَّعُونَۚ

Diyanet meali

Onlar için orada meyveler vardır. Onlar için diledikleri her şey vardır.

Kelime meali

لَهُمْ Onlar için vardır
فٖیهَا Orada
فَاكِهَةٌ Yemiş/ meyve
وَلَهُمْ Ve onlar için vardır
مَا Ol şey ki
یَدَّعُونَ İstiyorlar

Diyanet bu metni 55-58 âyetleri için birlikte vermiştir.

Cennet ehlinin durumuna ilişkin genel bir tasvir içeren 55. âyetteki şuğul kelimesi sözlükte “meşguliyet, eğlenme, oyalanma” anlamına gelmekle beraber burada kastedilen mâna ile ilgili olarak değişik açıklamalar yapılmıştır (meselâ bk. Taberî, XXIII, 17-18; Râzî, XXVI, 91-92). Bu açıklamaların ortak noktası, cennetle ödüllendirilenlerin cehennemdekilerin karşılaştığı durumlardan uzak, asla sıkıcı olmayan ve eşsiz haz veren tatlı bir meşguliyet ve nimetler içinde olacakları şeklinde özetlenebilir; bu sebeple belirtilen kelimeyi içeren 55. âyet, “O gün cennetlikler safa sürmekle meşguldürler” diye çevrilmiştir. 57. âyetin ilk cümlesi lafzan “Orada onlar için meyve vardır” anlamına gelmektedir. Fakat ifadenin akışı ve bağlamı dikkate alındığında, “Orada onlar için her tür meyveden, yenecek içecek, haz verecek her nimetten bol miktarda vardır” mânasının kastedildiği anlaşılmaktadır (Şevkânî, IV, 431). 58. âyetle ilgili değişik izahlar bulunmakla beraber, burada önemli olan husus, cennet nimetleri hakkında yapılan tasvirlerden sonra, Allah’ın hoşnutluğunu kazanmış olma müjdesinin, belirtilen maddî nimetlerin hepsinden daha değerli olduğuna vurgu yapılmış olmasıdır. Meâlde esas alınan mânaya göre yapılan yorumlarda yüce Allah’ın selâm sözünün melekler vasıtasıyla veya vasıtasız olarak cennet ehline ulaştırılacağı belirtilir (Zemahşerî, III, 290). Farklı bir gramer tahliliyle buradaki selâm kelimesi 57. âyete de bağlanabilmekte ve bu kelimenin başka sözlük anlamlarına göre “istedikleri her şey saftır, şâibesizdir”, “istedikleri her şey verilecektir, teminat altındadır” veya “onlar için esenlik vardır” gibi mânalar verilebilmektedir (Râzî, XXVI, 94-95; Şevkânî, IV, 431; Cenâb-ı Allah’ın cennet ehlini selâmlaması, onlara ne istediklerini sorması ve onların da kendisinin hoşnutluğunu dilediklerini belirtmeleriyle ilgili bazı rivayetler için bk. Taberî, XXIII, 21-22; Elmalılı, VI, 4036-4037; cennet ve nimetleri hakkında bilgi ve değerlendirme için bk. Bakara 2/25; Zuhruf 43/68-73).

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 505-506

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Yâsîn 36/55 · aynı tefsir grubu

اِنَّ اَصْحَابَ الْجَنَّةِ الْیَوْمَ فٖی شُغُلٍ فَاكِهُونَۚ

Şüphesiz cennetlikler o gün nimetlerle meşguldürler, zevk sürerler.

Yâsîn 36/56 · aynı tefsir grubu

هُمْ وَاَزْوَاجُهُمْ فٖی ظِلَالٍ عَلَى الْاَرَٓائِكِ مُتَّكِؤُ࣒نَ

Onlar ve eşleri gölgelerde koltuklara yaslanmaktadırlar.

Yâsîn 36/58 · aynı tefsir grubu

سَلَامٌ قَوْلًا مِنْ رَبٍّ رَحٖیمٍ

Çok merhametli olan Rab'den bir söz olarak (kendilerine) "Selam" (vardır).

Bakara 2/25 · tefsir atıfı

وَبَشِّرِ الَّذٖینَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ اَنَّ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرٖی مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُؕ كُلَّمَا رُزِقُوا مِنْهَا مِنْ ثَمَرَةٍ رِزْقًاۙ قَالُوا هٰذَا الَّذٖی رُزِقْنَا مِنْ قَبْلُ وَاُتُوا بِهٖ مُتَشَابِهًاؕ وَلَهُمْ فٖیهَٓا اَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌ وَهُمْ فٖیهَا خَالِدُونَ

İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her rızık verilişinde, "Bu (tıpkı) daha önce (dünyada iken) bize verilen rızık!" diyecekler. Halbuki bu rızık onlara (dünyadakine) benzer olarak verilmiştir. Onlar için orada tertemiz eşler de vardır. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Zuhruf 43/68 · tefsir atıfı

یَا عِبَادِ لَا خَوْفٌ عَلَیْكُمُ الْیَوْمَ وَلَٓا اَنْتُمْ تَحْزَنُونَۚ

(Allah şöyle der:) "Ey ayetlerimize inanan ve müslüman olan kullarım! Bugün size korku yoktur, siz üzülmeyeceksiniz de."

Zuhruf 43/69 · tefsir atıfı

اَلَّذٖینَ اٰمَنُوا بِاٰیَاتِنَا وَكَانُوا مُسْلِمٖینَۚ

(Allah şöyle der:) "Ey ayetlerimize inanan ve müslüman olan kullarım! Bugün size korku yoktur, siz üzülmeyeceksiniz de."

Zuhruf 43/70 · tefsir atıfı

اُدْخُلُوا الْجَنَّةَ اَنْتُمْ وَاَزْوَاجُكُمْ تُحْبَرُونَ

"Siz ve eşleriniz sevinç ve mutluluk içinde cennete giriniz."

Zuhruf 43/71 · tefsir atıfı

یُطَافُ عَلَیْهِمْ بِصِحَافٍ مِنْ ذَهَبٍ وَاَكْوَابٍۚ وَفٖیهَا مَا تَشْتَهٖیهِ الْاَنْفُسُ وَتَلَذُّ الْاَعْیُنُۚ وَاَنْتُمْ فٖیهَا خَالِدُونَۚ

Onlar için altın tepsiler ve kadehler dolaştırılır. Canlarının istediği ve gözlerinin hoşlandığı her şey oradadır. Siz orada ebedî olarak kalacaksınız.

Zuhruf 43/72 · tefsir atıfı

وَتِلْكَ الْجَنَّةُ الَّتٖٓی اُو࣒رِثْتُمُوهَا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

İşte, bu yapmakta olduklarınıza karşılık size mîras verilen cennettir.

Zuhruf 43/73 · tefsir atıfı

لَكُمْ فٖیهَا فَاكِهَةٌ كَثٖیرَةٌ مِنْهَا تَاْكُلُونَ

Orada sizin için bol bol meyve var, onlardan yersiniz.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?