Kur’an çalışması
18

Kehf

الْكَهْفِ

110 âyet iniş 69 cüz 15 sayfa 293

Önceki Sonraki
← Önceki Kehf 58 sayfa 300 · Diyanet tefsir grubu 58-59 Sonraki →

وَرَبُّكَ الْغَفُورُ ذُوالرَّحْمَةِؕ لَوْ یُؤَاخِذُهُمْ بِمَا كَسَبُوا لَعَجَّلَ لَهُمُ الْعَذَابَؕ بَلْ لَهُمْ مَوْعِدٌ لَنْ یَجِدُوا مِنْ دُونِهٖ مَوْئِلًا

Diyanet meali

Rabbin, çok bağışlayıcıdır, merhamet sahibidir. Eğer yaptıkları yüzünden onları (dünyada) cezaya çarptırsaydı, elbette azaplarını çarçabuk verirdi. Hayır, onlar için belirlenmiş bir gün vardır ki (o gün gelince) hiçbir kurtuluş çaresi bulamazlar.

Kelime meali

وَرَبُّكَ Senin rabbin
الْغَفُورُ Çok mağ ret edendir
ذُوالرَّحْمَةِؕ Çok rahmet sahibi olandır
لَوْ یُؤَاخِذُهُمْ Şayet onları hesaba çekecek olsaydı
بِمَا O şey- lerle ki
كَسَبُوا Onları kazandılar
لَعَجَّلَ Öne alırdı
لَهُمُ Onlar için
الْعَذَابَؕ Azabı
بَلْ Fakat
لَهُمْ Onlar için vardır
مَوْعِدٌ Belirlenmiş bir vakit
لَنْ یَجِدُوا Asla bulamazlar
مِنْ دُونِهٖ Ondan başka
مَوْئِلًا Sığınacak yer

Diyanet bu metni 58-59 âyetleri için birlikte vermiştir.

Yüce Allah’ın mağfireti geniş, merhameti büyüktür. Bu sebeple kullarının kusur ve isyanlarına rağmen onları hemen cezalandırmaz, bilâkis uslanmaları için onlara mühlet verir. Allah’ın âdeti böyledir. Zalimlere mühlet verir, fakat verilen süre içinde tövbe edip hakka dönmezlerse, artık dünya ve / veya âhirette cezalarını verir. Nitekim daha önce kendilerine zulmetmiş olan Âd, Semûd, Lût ve benzeri kavimlere de belli bir süre mühlet vermiş, fakat verilen süre içinde hakka dönmedikleri için onları helâk etmiştir.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 564

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Kehf 18/59 · aynı tefsir grubu

وَتِلْكَ الْقُرٰٓى اَهْلَكْنَاهُمْ لَمَّا ظَلَمُوا وَجَعَلْنَا لِمَهْلِكِهِمْ مَوْعِدًاࣖ

İşte zulmettiklerinde yok ettiğimiz memleketler... Helak edilmeleri için de belli bir zaman tayin etmiştik.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?