یَتَوَارٰى مِنَ الْقَوْمِ مِنْ سُٓوءِ مَا بُشِّرَ بِهٖؕ اَیُمْسِكُهُ عَلٰى هُونٍ اَمْ یَدُسُّهُ فِی التُّرَابِؕ اَلَا سَٓاءَ مَا یَحْكُمُونَ
Diyanet meali
Kendisine verilen kötü müjde (!) yüzünden halktan gizlenir. Şimdi onu, aşağılanmış olarak yanında tutacak mı, yoksa toprağa mı gömecek? Bak, ne kötü hüküm veriyorlar!
Kelime meali
Diyanet bu metni 58-59 âyetleri için birlikte vermiştir.
Câhiliye Arapları kız çocuklarını iki sebeple istemezlerdi: İlki geçim sıkıntısı, ikincisi de namus anlayışları (Râzî, XX, 56). Erkek çocuklar ileride kabilenin silâhşoru olacakları için onları istememek şöyle dursun, 57. âyetin sonunda da ima edildiği üzere, erkek çocuklara sahip olmaktan özellikle hoşlanırlar, sayılarının çokluğu ile övünürlerdi; fakat kız çocukları, Türkçe’deki meşhur deyimiyle “kaşık düşmanı” olarak telakki edilirdi. İkinci ve daha önemli sebebe gelince, ardı arkası kesilmeyen kabileler arası savaşlarda kız ve kadınların esir düşmeleri ve câriye olarak tutulmaları, alınıp satılmaları, namusuna çok düşkün olan Câhiliye Arabı için son derece onur kırıcı bir durumdu ve bu yüzden toplumda kız çocuğuna sahip olmak bir utanç sebebi olarak algılanıyordu; aslında sevinmek gerektiği için 59. âyette “müjde” kelimesiyle ifade edilen böyle bir doğum haberi alan baba, tam tersine üzüntüye boğuluyordu. Âyet, bu son derece cahilce telakkinin, acımasız törenin baskısı altında kalan, ama fıtratındaki babalık duygusunun etkisinden de kurtulamayan Câhiliye Arabı’nın bunalımını, kısa fakat oldukça etkileyici bir ifadeyle özetlemektedir: “Böyle bir alçaltıcı duruma rağmen onu yanında mı tutsun yoksa toprağa mı gömsün!” Âyet, onları böylesine korkunç bir ikilemle karşı karşıya bırakan zihniyeti, “Görün işte, ne kötü yargıda bulunuyorlar!” diyerek mahkûm etmektedir (kız çocuklarının öldürülmesi hususunda ayrıca bk. İsrâ 17/31; Tekvîr 81/8-9).
Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 410
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
Nahl 16/58 · aynı tefsir grubu
وَاِذَا بُشِّرَ اَحَدُهُمْ بِالْاُنْثٰى ظَلَّ وَجْهُهُ مُسْوَدًّا وَهُوَ كَظٖیمٌۚ
Onlardan biri, kız ile müjdelendiği zaman içi öfke ile dolarak yüzü simsiyah kesilir!
İsrâ 17/31 · tefsir atıfı
وَلَا تَقْتُلُٓوا اَوْلَادَكُمْ خَشْیَةَ اِمْلَاقٍؕ نَحْنُ نَرْزُقُهُمْ وَاِیَّاكُمْؕ اِنَّ قَتْلَهُمْ كَانَ خِطْــًٔا كَبٖیرًا
Yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin. Onları da, sizi de biz rızıklandırırız. Onları öldürmek gerçekten büyük bir günahtır.
Tekvîr 81/8 · tefsir atıfı
وَاِذَا الْمَوْءُ࣒دَةُ سُئِلَتْۙ
Diri diri gömülen kız çocuğunun, hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulduğu zaman,
Tekvîr 81/9 · tefsir atıfı
بِاَیِّ ذَنْبٍ قُتِلَتْۚ
Diri diri gömülen kız çocuğunun, hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulduğu zaman,
Necm 53/19 · bu âyete atıf yapan tefsir
اَفَرَاَیْتُمُ اللَّاتَ وَالْعُزّٰىۙ
Lât ve Uzza'ya ve diğer üçüncüsü Menat'a ne dersiniz?
Necm 53/20 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَمَنٰوةَ الثَّالِثَةَ الْاُخْرٰى
Lât ve Uzza'ya ve diğer üçüncüsü Menat'a ne dersiniz?
Necm 53/21 · bu âyete atıf yapan tefsir
اَلَكُمُ الذَّكَرُ وَلَهُ الْاُنْثٰى
Erkek size de, dişi O'na mı?
Necm 53/22 · bu âyete atıf yapan tefsir
تِلْكَ اِذًا قِسْمَةٌ ضٖیزٰى
Öyle ise bu çok insafsızca bir paylaştırmadır.
Necm 53/23 · bu âyete atıf yapan tefsir
اِنْ هِیَ اِلَّٓا اَسْمَٓاءٌ سَمَّیْتُمُوهَٓا اَنْتُمْ وَاٰبَٓاؤُ࣑كُمْ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ بِهَا مِنْ سُلْطَانٍؕ اِنْ یَتَّبِعُونَ اِلَّا الظَّنَّ وَمَا تَهْوَى الْاَنْفُسُۚ وَلَقَدْ جَٓاءَهُمْ مِنْ رَبِّهِمُ الْهُدٰىؕ
Onlar ancak sizin ve atalarınızın (ilah edindiğiniz şeylere) taktığınız isimlerdir. Allah, onlar hakkında hiçbir delil indirmemiştir. Onlar (putperestler)yalnız zanna ve nefislerin arzusuna tâbi oluyorlar. Andolsun ki, kendilerine, Rableri katından yol gösterici gelmiştir.
Necm 53/24 · bu âyete atıf yapan tefsir
اَمْ لِلْاِنْسَانِ مَا تَمَنّٰىؗ
Yoksa insan (kayıtsız şartsız), her temenni ettiği şeye sahip mi olacaktır?
Necm 53/25 · bu âyete atıf yapan tefsir
فَلِلّٰهِ الْاٰخِرَةُ وَالْاُو࣒لٰىࣖ
Oysa, Ahiret de dünya da Allah'ındır.
Necm 53/26 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَكَمْ مِنْ مَلَكٍ فِی السَّمٰوَاتِ لَا تُغْنٖی شَفَاعَتُهُمْ شَیْـًٔا اِلَّا مِنْ بَعْدِ اَنْ یَاْذَنَ اللّٰهُ لِمَنْ یَشَٓاءُ وَیَرْضٰى
Göklerde nice melekler vardır ki onların şefaatleri; ancak Allah'ın izniyle, dilediği ve hoşnut olduğu kimselere yarar sağlar.
Necm 53/27 · bu âyete atıf yapan tefsir
اِنَّ الَّذٖینَ لَا یُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ لَیُسَمُّونَ الْمَلٰٓئِكَةَ تَسْمِیَةَ الْاُنْثٰى
Şüphesiz ahirete iman etmeyenler, meleklere dişi isimleri veriyorlar.
Necm 53/28 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَمَا لَهُمْ بِهٖ مِنْ عِلْمٍؕ اِنْ یَتَّبِعُونَ اِلَّا الظَّنَّۚ وَاِنَّ الظَّنَّ لَا یُغْنٖی مِنَ الْحَقِّ شَیْـًٔاۚ
Halbuki onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece zanna uyuyorlar. Şüphesiz zan, hakikat namına hiçbir şey ifade etmez.
Necm 53/29 · bu âyete atıf yapan tefsir
فَاَعْرِضْ عَنْ مَنْ تَوَلّٰى عَنْ ذِكْرِنَا وَلَمْ یُرِدْ اِلَّا الْحَیٰوةَ الدُّنْیَاؕ
Öyle ise bizim zikrimizden (Kur'an'dan) yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyen kimselerden yüz çevir.
Necm 53/30 · bu âyete atıf yapan tefsir
ذٰلِكَ مَبْلَغُهُمْ مِنَ الْعِلْمِؕ اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَبٖیلِهٖ وَهُوَ اَعْلَمُ بِمَنِ اهْتَدٰى
İşte onların ilimden ulaşabildikleri nokta! Şüphesiz senin Rabbin, yolundan sapanı daha iyi bilir. O, hidayete ereni de daha iyi bilir.
Tekvîr 81/2 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاِذَا النُّجُومُ انْكَدَرَتْࣕۙ
Yıldızlar, bulanıp söndüğü zaman,
Tekvîr 81/4 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاِذَا الْعِشَارُ عُطِّلَتْࣕۙ
Gebe develer salıverildiği zaman.
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.