Kur’an çalışması
7

A'râf

الْاَعْرَافِ

206 âyet iniş 39 cüz 8 sayfa 151

Önceki Sonraki
← Önceki A'râf 60 sayfa 158 · Diyanet tefsir grubu 60 Sonraki →

قَالَ الْمَلَاُ مِنْ قَوْمِهٖٓ اِنَّا لَنَرٰیكَ فٖی ضَلَالٍ مُبٖینٍ

Diyanet meali

Kavminin ileri gelenleri, "Biz seni açıkça bir sapıklık içinde görüyoruz" dediler.

Kelime meali

قَالَ Dedi
الْمَلَاُ İleri gelenler
مِنْ قَوْمِهٖٓ Onun kavminden
اِنَّا Muhak- kak ki biz
لَنَرٰیكَ Elbette seni görüyoruz
فٖی ضَلَالٍ Bir sapıklıkta
مُبٖینٍ Apaçık

Kur’an’da eski kavimlerden söz edilirken bunların, daha çok zenginler ve soylulardan oluşan reis ve eşraf kesimini ifade etmek üzere sık sık mele’ kelimesi kullanılır. Nûh kavminin ileri gelenleri de onu yukarıdaki dört konuda (risâlet, ibadet, tevhid, âhiret) yanlışa sapmakla suçladılar (Râzî, XIV, 61-63).

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 542

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Hûd 11/25 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا نُوحًا اِلٰى قَوْمِهٖؗ اِنّٖی لَكُمْ نَذٖیرٌ مُبٖینٌۙ

Andolsun, biz Nûh'u kavmine peygamber olarak gönderdik. Onlara şöyle dedi: "Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım."

Hûd 11/26 · bu âyete atıf yapan tefsir

اَنْ لَا تَعْبُدُٓوا اِلَّا اللّٰهَؕ اِنّٖٓی اَخَافُ عَلَیْكُمْ عَذَابَ یَوْمٍ اَلٖیمٍ

"Allah'tan başkasına ibadet ve kulluk etmeyin. Doğrusu ben sizin adınıza elem dolu bir günün azabından korkuyorum."

Hûd 11/49 · bu âyete atıf yapan tefsir

تِلْكَ مِنْ اَنْبَٓاءِ الْغَیْبِ نُوحٖیهَٓا اِلَیْكَۚ مَا كُنْتَ تَعْلَمُهَٓا اَنْتَ وَلَا قَوْمُكَ مِنْ قَبْلِ هٰذَاؕۛ فَاصْبِرْؕۛ اِنَّ الْعَاقِبَةَ لِلْمُتَّقٖینَࣖ

İşte bunlar, sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Bundan önce onları ne sen biliyordun ne de kavmin. O halde sabret. Çünkü (iyi) sonuç Allah'a karşı gelmekten sakınanların olacaktır.

Zâriyât 51/41 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَفٖی عَادٍ اِذْ اَرْسَلْنَا عَلَیْهِمُ الرّٖیحَ الْعَقٖیمَۚ

Ad kavminde de ibretler vardır. Hani onların üzerine köklerini kesen rüzgarı göndermiştik.

Zâriyât 51/42 · bu âyete atıf yapan tefsir

مَا تَذَرُ مِنْ شَیْءٍ اَتَتْ عَلَیْهِ اِلَّا جَعَلَتْهُ كَالرَّمٖیمِؕ

Üzerine uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka onu kül ediyordu.

Zâriyât 51/43 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَفٖی ثَمُودَ اِذْ قٖیلَ لَهُمْ تَمَتَّعُوا حَتّٰى حٖینٍ

Semûd kavminde de ibretler vardır. Hani onlara, "Bir süreye kadar faydalanın bakalım" denmişti

Zâriyât 51/44 · bu âyete atıf yapan tefsir

فَعَتَوْا عَنْ اَمْرِ رَبِّهِمْ فَاَخَذَتْهُمُ الصَّاعِقَةُ وَهُمْ یَنْظُرُونَ

Derken Rablerinin emrinden uzaklaşıp azmışlardı. Bu yüzden bakınıp dururken kendilerini yıldırım çarpıvermişti.

Zâriyât 51/45 · bu âyete atıf yapan tefsir

فَمَا اسْتَطَاعُوا مِنْ قِیَامٍ وَمَا كَانُوا مُنْتَصِرٖینَۙ

Artık, ne yerlerinden kalkmaya güçleri yetti ne de başkasından yardım görebildiler.

Zâriyât 51/46 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَقَوْمَ نُوحٍ مِنْ قَبْلُؕ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمًا فَاسِقٖینَࣖ

Bunlardan önce de Nûh kavmini helak etmiştik. Çünkü onlar fâsık bir toplum idiler.

Hâkka 69/9 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَجَٓاءَ فِرْعَوْنُ وَمَنْ قَبْلَهُ وَالْمُؤْتَفِكَاتُ بِالْخَاطِئَةِۚ

Firavun, ondan öncekiler ve yerle bir olan şehirler (halkı olan Lût kavmi) hep o suçu işlediler.

Hâkka 69/10 · bu âyete atıf yapan tefsir

فَعَصَوْا رَسُولَ رَبِّهِمْ فَاَخَذَهُمْ اَخْذَةً رَابِیَةً

Öyle ki Rablerinin elçilerine karşı geldiler. Bunun üzerine Allah da onları gittikçe artan bir azap ile yakaladı.

Hâkka 69/11 · bu âyete atıf yapan tefsir

اِنَّا لَمَّا طَغَا الْمَٓاءُ حَمَلْنَاكُمْ فِی الْجَارِیَةِۙ

Şüphesiz, (Nûh zamanında) su bastığı vakit, sizi gemide biz taşıdık ki, bu olayı sizin için bir uyarı yapalım ve belleyecek kulaklar da onu bellesin.

Hâkka 69/12 · bu âyete atıf yapan tefsir

لِنَجْعَلَهَا لَكُمْ تَذْكِرَةً وَتَعِیَهَٓا اُذُنٌ وَاعِیَةٌ

Şüphesiz, (Nûh zamanında) su bastığı vakit, sizi gemide biz taşıdık ki, bu olayı sizin için bir uyarı yapalım ve belleyecek kulaklar da onu bellesin.

Nûh 71/1 · bu âyete atıf yapan tefsir

اِنَّٓا اَرْسَلْنَا نُوحًا اِلٰى قَوْمِهٖٓ اَنْ اَنْذِرْ قَوْمَكَ مِنْ قَبْلِ اَنْ یَاْتِیَهُمْ عَذَابٌ اَلٖیمٌ

Şüphesiz biz Nûh'u, kavmine, "Kendilerine elem dolu bir azap gelmeden önce kavmini uyar" diye peygamber olarak gönderdik.

Nûh 71/2 · bu âyete atıf yapan tefsir

قَالَ یَا قَوْمِ اِنّٖی لَكُمْ نَذٖیرٌ مُبٖینٌۙ

Nûh şöyle dedi: "Ey kavmim! Şüphesiz, ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım."

Nûh 71/3 · bu âyete atıf yapan tefsir

اَنِ اعْبُدُوا اللّٰهَ وَاتَّقُوهُ وَاَطٖیعُونِۙ

"Allah'a ibadet edin. Ona karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir vakte kadar ertelesin. Şüphesiz, Allah'ın belirlediği vakit gelince ertelenmez. Keşke bilseydiniz."

Nûh 71/4 · bu âyete atıf yapan tefsir

یَغْفِرْ لَكُمْ مِنْ ذُنُوبِكُمْ وَیُؤَخِّرْكُمْ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّىؕ اِنَّ اَجَلَ اللّٰهِ اِذَا جَٓاءَ لَا یُؤَخَّرُۘ لَوْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ

"Allah'a ibadet edin. Ona karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir vakte kadar ertelesin. Şüphesiz, Allah'ın belirlediği vakit gelince ertelenmez. Keşke bilseydiniz."

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?