قَالُوا رَبَّنَا مَنْ قَدَّمَ لَنَا هٰذَا فَزِدْهُ عَذَابًا ضِعْفًا فِی النَّارِ
Diyanet meali
Şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Bunu bizim önümüze kim sürdüyse cehennemde onun azabını bir kat daha artır."
Kelime meali
Diyanet bu metni 59-61 âyetleri için birlikte vermiştir.
Dünya hayatının inkârcı ve saptırıcı önderleriyle onların peşinden giden kitleler arasında âhiretteki yargılama sırasında böyle çekişmeler ve suçlamaların olacağı Kur’an’da başka vesilelerle de anlatılmaktadır. Maksat her iki tarafı da şimdiden uyararak sonuç vermeyecek olan âhiretteki bu çekişmelerden onları korumaktır (ayrıca bk. Ahzâb 33/66-68; Sâffât 37/27-34).
Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 588
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
Sâd 38/59 · aynı tefsir grubu
هٰذَا فَوْجٌ مُقْتَحِمٌ مَعَكُمْۚ لَا مَرْحَبًا بِهِمْؕ اِنَّهُمْ صَالُوا النَّارِ
(Kendi aralarında şöyle derler:) "İşte sizinle beraber cehenneme tıkılacak bir grup. Onlara rahat ve huzur olmasın! Şüphesiz onlar cehenneme gireceklerdir."
Sâd 38/60 · aynı tefsir grubu
قَالُوا بَلْ اَنْتُمْࣞ لَا مَرْحَبًا بِكُمْؕ اَنْتُمْ قَدَّمْتُمُوهُ لَنَاۚ فَبِئْسَ الْقَرَارُ
O grup da, "Hayır, size rahat ve huzur olmasın. Bu cehennemi bizim önümüze siz sürdünüz. Orası ne kötü durak yeridir!" der.
Ahzâb 33/66 · tefsir atıfı
یَوْمَ تُقَلَّبُ وُجُوهُهُمْ فِی النَّارِ یَقُولُونَ یَا لَیْتَنَٓا اَطَعْنَا اللّٰهَ وَاَطَعْنَا الرَّسُولَا
Yüzlerinin ateşte bir yandan bir yana döndürüleceği gün, "Keşke Allah'a ve Resül'e itaat edeydik" diyecekler.
Ahzâb 33/67 · tefsir atıfı
وَقَالُوا رَبَّنَٓا اِنَّٓا اَطَعْنَا سَادَتَنَا وَكُـبَرَٓاءَنَا فَاَضَلُّونَا السَّبٖیلَا
Yine şöyle diyecekler: "Ey Rabbimiz! Biz önderlerimize ve büyüklerimize itaat ettik de bizi yoldan saptırdılar."
Ahzâb 33/68 · tefsir atıfı
رَبَّنَٓا اٰتِهِمْ ضِعْفَیْنِ مِنَ الْعَذَابِ وَالْعَنْهُمْ لَعْنًا كَبٖیرًاࣖ
"Ey Rabbimiz! Onlara iki kat azap ver ve onları büyük bir lanete uğrat."
Sâffât 37/27 · tefsir atıfı
وَاَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ یَتَسَٓاءَلُونَ
Birbirlerine yönelip sorarlar (çekişirler).
Sâffât 37/28 · tefsir atıfı
قَالُٓوا اِنَّكُمْ كُنْتُمْ تَاْتُونَنَا عَنِ الْیَمٖینِ
Şöyle derler: "Siz bize sağdan gelirdiniz. Bize haktan yana görünürdünüz."
Sâffât 37/29 · tefsir atıfı
قَالُوا بَلْ لَمْ تَكُونُوا مُؤْمِنٖینَۚ
Diğerleri de onlara şöyle derler: "Hayır, siz zaten mü'min kimseler değildiniz."
Sâffât 37/30 · tefsir atıfı
وَمَا كَانَ لَنَا عَلَیْكُمْ مِنْ سُلْطَانٍۚ بَلْ كُنْتُمْ قَوْمًا طَاغٖینَ
"Bizim, sizin üzerinizde hiçbir hakimiyetimiz yoktu. Hatta siz azgın bir kavimdiniz."
Sâffât 37/31 · tefsir atıfı
فَحَقَّ عَلَیْنَا قَوْلُ رَبِّنَاࣗ اِنَّا لَذَٓائِقُونَ
"Artık Rabbimizin sözü (azap) bizim hakkımızda gerçekleşti. Biz onu mutlaka tadacağız."
Sâffât 37/32 · tefsir atıfı
فَاَغْوَیْنَاكُمْ اِنَّا كُنَّا غَاوٖینَ
"Evet, biz sizi saptırdık. Çünkü biz de sapkın kimselerdik."
Sâffât 37/33 · tefsir atıfı
فَاِنَّهُمْ یَوْمَئِذٍ فِی الْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ
Artık onlar o gün azapta ortaktırlar
Sâffât 37/34 · tefsir atıfı
اِنَّا كَذٰلِكَ نَفْعَلُ بِالْمُجْرِمٖینَ
İşte biz suçlulara böyle yaparız.
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.