Kur’an çalışması
19

Meryem

مَرْيَمَ

98 âyet iniş 44 cüz 16 sayfa 305

Önceki Sonraki
← Önceki Meryem 62 sayfa 309 · Diyanet tefsir grubu 60-63 Sonraki →

لَا یَسْمَعُونَ فٖیهَا لَغْوًا اِلَّا سَلَامًاؕ وَلَهُمْ رِزْقُهُمْ فٖیهَا بُكْرَةً وَعَشِیًّا

Diyanet meali

Orada boş söz işitmezler. Yalnızca (meleklerin) "selam!" (deyişini) işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da vardır.

Kelime meali

لَا یَسْمَعُونَ İşitmezler
فٖیهَا Orada
لَغْوًا Boş söz
اِلَّا Ancak
سَلَامًاؕ Selam
وَلَهُمْ Onlar için vardır
رِزْقُهُمْ Kendi rızıkları
فٖیهَا Orada
بُكْرَةً Sabah
وَعَشِیًّا Akşam

Diyanet bu metni 60-63 âyetleri için birlikte vermiştir.

İnsanların günahları ne olursa olsun tövbenin silemeyeceği günah yoktur. Bir defa tövbe edip bunu da samimi iman, ibadet ve güzel davranışlarla destekleyenler ve bu suretle gerçek olarak Hakk’a yönelenler onun cennet vaadini de hak etmiş olurlar. Adn, cennetin müstesna bölümlerinden biri olup oranın, mukarrebûn denilen ve peygamberler, şehidler, sıddîklar ve âlimlerden oluşan Allah’ın en seçkin kulları­na tahsis edildiği bildirilmektedir. Adn cennetlerine alınacak olan müminler orada korku ve endişeye kapılacak bir söz işitmeyecekler, hep mutluluk ve esenlik içinde olacak ve daima yeni mutlulukların müjdesi anlamında “selâm” sözü işiteceklerdir (adn cennetleri hakkında bilgi için bk. Ra‘d 13/23).

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 609

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Meryem 19/60 · aynı tefsir grubu

اِلَّا مَنْ تَابَ وَاٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًا فَاُو࣑لٰٓئِكَ یَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ وَلَا یُظْلَمُونَ شَیْـًٔاۙ

Ancak tövbe edip inanan ve salih amel işleyenler başka. Onlar cennete, Rahmân'ın, kullarına gıyaben vaad ettiği "Adn" cennetlerine girecekler ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır. Şüphesiz onun va'di kesinlikle gerçekleşir.

Meryem 19/61 · aynı tefsir grubu

جَنَّاتِ عَدْنٍࣙ الَّتٖی وَعَدَ الرَّحْمٰنُ عِبَادَهُ بِالْغَیْبِؕ اِنَّهُ كَانَ وَعْدُهُ مَاْتِیًّا

Ancak tövbe edip inanan ve salih amel işleyenler başka. Onlar cennete, Rahmân'ın, kullarına gıyaben vaad ettiği "Adn" cennetlerine girecekler ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır. Şüphesiz onun va'di kesinlikle gerçekleşir.

Meryem 19/63 · aynı tefsir grubu

تِلْكَ الْجَنَّةُ الَّتٖی نُورِثُ مِنْ عِبَادِنَا مَنْ كَانَ تَقِیًّا

İşte bu, kullarımızdan Allah'a karşı gelmekten sakınanlara miras kılacağımız cennettir.

Ra'd 13/23 · tefsir atıfı

جَنَّاتُ عَدْنٍ یَدْخُلُونَهَا وَمَنْ صَلَحَ مِنْ اٰبَٓائِهِمْ وَاَزْوَاجِهِمْ وَذُرِّیَّاتِهِمْ وَالْمَلٰٓئِكَةُ یَدْخُلُونَ عَلَیْهِمْ مِنْ كُلِّ بَابٍۚ

Bu sonuç da Adn cennetleridir. Atalarından, eşlerinden ve çocuklarından iyi olanlarla beraber oraya girerler. Melekler de her bir kapıdan yanlarına girerler (ve şöyle derler):

Sâffât 37/40 · bu âyete atıf yapan tefsir

اِلَّا عِبَادَ اللّٰهِ الْمُخْلَصٖینَ

Ancak Allah'ın halis kulları başka.

Sâffât 37/41 · bu âyete atıf yapan tefsir

اُو࣑لٰٓئِكَ لَهُمْ رِزْقٌ مَعْلُومٌۙ

İşte onlar için belli bir rızık, meyveler vardır. Onlar ikram gören kimselerdir.

Sâffât 37/42 · bu âyete atıf yapan tefsir

فَوَا‌كِهُۚ وَهُمْ مُكْرَمُونَۙ

İşte onlar için belli bir rızık, meyveler vardır. Onlar ikram gören kimselerdir.

Sâffât 37/43 · bu âyete atıf yapan tefsir

فٖی جَنَّاتِ النَّعٖیمِۙ

Onlar Naim cennetlerindedirler.

Sâffât 37/44 · bu âyete atıf yapan tefsir

عَلٰى سُرُرٍ مُتَقَابِلٖینَ

Koltuklar üzerinde karşılıklı olarak otururlar.

Sâffât 37/45 · bu âyete atıf yapan tefsir

یُطَافُ عَلَیْهِمْ بِكَاْسٍ مِنْ مَعٖینٍۙ

Onların etrafında cennet pınarından doldurulmuş, berrak ve içenlere lezzet veren kadehler dolaştırılır.

Sâffât 37/46 · bu âyete atıf yapan tefsir

بَیْضَٓاءَ لَذَّةٍ لِلشَّارِبٖینَۚ

Onların etrafında cennet pınarından doldurulmuş, berrak ve içenlere lezzet veren kadehler dolaştırılır.

Sâffât 37/47 · bu âyete atıf yapan tefsir

لَا فٖیهَا غَوْلٌ وَلَا هُمْ عَنْهَا یُنْزَفُونَ

Onda baş döndürme özelliği yoktur. Onlar, onu içmekle sarhoş da olmazlar.

Sâffât 37/48 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَعِنْدَهُمْ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِ عٖینٌۙ

Yanlarında bakışlarını yalnızca kendilerine çevirmiş iri gözlü eşler vardır.

Sâffât 37/49 · bu âyete atıf yapan tefsir

كَاَنَّهُنَّ بَیْضٌ مَكْنُونٌ

Sanki onlar (beyazlıklarıyla), saklanmış (gün yüzü görmemiş) yumurtalardır.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?