وَهُوَ الَّذٖی جَعَلَ الَّیْلَ وَالنَّهَارَ خِلْفَةً لِمَنْ اَرَادَ اَنْ یَذَّكَّرَ اَوْ اَرَادَ شُكُورًا
Diyanet meali
O, öğüt almak isteyen ve çok şükredici olmayı dileyen kimseler için geceyi ve gündüzü birbiri ardınca getirendir.
Kelime meali
Diyanet bu metni 61-62 âyetleri için birlikte vermiştir.
“Yıldız kümeleri” diye çevirdiğimiz bürûc kelimesi, her ne kadar klasik tefsirlerde genellikle eski Grek astronomi-astrolojisinden gelen bilgiler ışığında yorumlanmışsa da (meselâ bk. Râzî, XXIV, 106; Kurtubî, X, 14; Şevkânî, III, 142; IV, 99), Kur’an’ın bu kavramını, modern astronominin verileri ışığında “yıldız kümeleri” veya “galaksiler” olarak anlamak gerekir. Eski tefsirlerde bürûc, “büyük yıldızlar” olarak da açıklanmıştır (bilgi için bk. Hicr 15/16. âyetin tefsiri).
“Işık kaynağı” diye çevirdiğimiz sirâc kelimesi sözlükte “kandil, lamba” anlamına gelir; burada ise güneşi ifade etmek üzere kullanılmıştır. Yûnus sûresinde (10/5) güneş ziya (aydınlatıcı, ışık) kavramıyla nitelendirilmiştir. Buna göre Kur’an güneşin, gerek dünyamız gerekse güneş sistemindeki diğer gezegenler için bir ışık kaynağı olduğuna işaret etmektedir.
Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 134
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
Furkân 25/61 · aynı tefsir grubu
تَبَارَكَ الَّذٖی جَعَلَ فِی السَّمَٓاءِ بُرُوجًا وَجَعَلَ فٖیهَا سِرَاجًا وَقَمَرًا مُنٖیرًا
Göğe burçlar yerleştiren, orada bir ışık kaynağı (güneş) ve aydınlatıcı bir ay yaratanın şanı çok yücedir.
Hicr 15/16 · tefsir atıfı
وَلَقَدْ جَعَلْنَا فِی السَّمَٓاءِ بُرُوجًا وَزَیَّنَّاهَا لِلنَّاظِرٖینَۙ
Andolsun, biz gökte burçlar yaptık ve onu, bakanlar için süsledik.
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.