فَاَوْحَیْنَٓا اِلٰى مُوسٰٓى اَنِ اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْبَحْرَؕ فَانْفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍ كَالطَّوْدِ الْعَظٖیمِۚ
Diyanet meali
Bunun üzerine Mûsâ'ya, "Asan ile denize vur" diye vahyettik. Deniz derhal yarıldı. Her parçası koca bir dağ gibiydi.
Kelime meali
Diyanet bu metni 61-68 âyetleri için birlikte vermiştir.
İsrâiloğulları, mûcize eseri olarak denizden açılan yollardan geçip Sînâ yarımadasına çıktılar. Bunları izlemekte olan Firavun da açılmış olan bu yollara ordularıyla birlikte girdi. Ancak yüce Allah, Mûsâ ve beraberindeki müminleri kurtardı, Firavun ve beraberindekileri ise denizde boğdu (Hz. Mûsâ ve Firavun hakkında bk. Bakara 2/49-59; A‘râf 7/103-141; Tâhâ 20/9-80; Kasas 28/3-46).
Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 154
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
Şuarâ 26/61 · aynı tefsir grubu
فَلَمَّا تَرَٓاءَ الْجَمْعَانِ قَالَ اَصْحَابُ مُوسٰٓى اِنَّا لَمُدْرَكُونَۚ
İki topluluk birbirini görünce Mûsâ'nın arkadaşları, "Eyvah yakalandık" dediler.
Şuarâ 26/62 · aynı tefsir grubu
قَالَ كَلَّاۚ اِنَّ مَعِیَ رَبّٖی سَیَهْدٖینِ
Mûsâ, "Hayır!, Rabbim şüphesiz benimledir, bana yol gösterecektir" dedi.
Şuarâ 26/65 · aynı tefsir grubu
وَاَنْجَیْنَا مُوسٰى وَمَنْ مَعَهُٓ اَجْمَعٖینَۚ
Mûsâ'yı ve beraberindekilerin hepsini kurtardık.
Şuarâ 26/67 · aynı tefsir grubu
اِنَّ فٖی ذٰلِكَ لَاٰیَةًؕ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنٖینَ
Bunda şüphesiz bir ibret vardır. Ama pek çokları iman etmiş değillerdi.
Şuarâ 26/68 · aynı tefsir grubu
وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزٖیزُ الرَّحٖیمُࣖ
Şüphesiz ki senin Rabbin elbette mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.
Bakara 2/49 · tefsir atıfı
وَاِذْ نَجَّیْنَاكُمْ مِنْ اٰلِ فِرْعَوْنَ یَسُومُونَكُمْ سُٓوءَ الْعَذَابِ یُذَبِّحُونَ اَبْنَٓاءَكُمْ وَیَسْتَحْیُونَ نِسَٓاءَكُمْؕ وَفٖی ذٰلِكُمْ بَلَٓاءٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَظٖیمٌ
Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden (gelen) büyük bir imtihan vardı.
A'râf 7/103 · tefsir atıfı
ثُمَّ بَعَثْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ مُوسٰى بِاٰیَاتِنَٓا اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا࣑ئِهٖ فَظَلَمُوا بِهَاۚ فَانْظُرْ كَیْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُفْسِدٖینَ
Sonra onların ardından Mûsâ'yı, apaçık mucizelerimizle Firavun'a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber olarak gönderdik de onları (mucizeleri) inkar ettiler. Bak, bozguncuların sonu nasıl oldu.
Kasas 28/3 · tefsir atıfı
نَتْلُوا عَلَیْكَ مِنْ نَبَاِ مُوسٰى وَفِرْعَوْنَ بِالْحَقِّ لِقَوْمٍ یُؤْمِنُونَ
İman eden bir kavm için Mûsâ ile Firavun'un haberlerinden bir kısmını sana gerçek olarak anlatacağız.
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.