وَقٖیلَ ادْعُوا شُرَكَٓاءَكُمْ فَدَعَوْهُمْ فَلَمْ یَسْتَجٖیبُوا لَهُمْ وَرَاَوُا الْعَذَابَۚ لَوْ اَنَّهُمْ كَانُوا یَهْتَدُونَ
Diyanet meali
Onlara, "Haydi ortaklarınızı çağırın!" denir. Onlar da çağırırlar fakat ortakları onlara cevap veremez. Azabı görürler. Keşke onlar (dünyada iken) doğru yola gelselerdi.
Kelime meali
وَقٖیلَ
Denir
ادْعُوا
Çağırın
شُرَكَٓاءَكُمْ
Ortaklarınızı
فَدَعَوْهُمْ
Onlar da on- ları çağırırlar
فَلَمْ یَسْتَجٖیبُوا
Fakat onlar karşılık vermezler
لَهُمْ
O çağı- ranlara
وَرَاَوُا
Ve görürler
الْعَذَابَ
Azabı
لَوْ اَنَّهُمْ
Keşke onlar
كَانُوا
Olsalardı
یَهْتَدُونَ
Doğru yola ererler
Sözde tanrı sayıp taptıkları varlıkların hiçbir fayda vermeyeceğini göstermek maksadıyla, müşriklere alay yollu hitap edilerek âhiret azabından kendilerini kurtarmaları için tanrılarını yardıma çağırmaları istenir. Onlar da tanrılarından yardım isterler, ancak tanrıları yardım etmek şöyle dursun onlara cevap dahi veremezler. “Keşke vaktiyle doğru yola girmiş olsalardı!” cümlesi inkârcılar adına söylenmiş olup, onların Allah’a ortak koşmanın cezasının ne olduğunu görünce dünyada iken doğru yolu seçmediklerine hayıflanacaklarını dile getirmektedir.
Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 241
Bu âyet için ilgili âyet kaydı yok.
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.