Kur’an çalışması
4

Nisâ

النِّسَاءِ

176 âyet iniş 92 cüz 4 sayfa 77

Önceki Sonraki
← Önceki Nisâ 64 sayfa 88 · Diyanet tefsir grubu 64 Sonraki →

وَمَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ رَسُولٍ اِلَّا لِیُطَاعَ بِاِذْنِ اللّٰهِؕ وَلَوْ اَنَّهُمْ اِذْ ظَلَمُٓوا اَنْفُسَهُمْ جَٓاؤُ࣒كَ فَاسْتَغْفَرُوا اللّٰهَ وَاسْتَغْفَرَ لَهُمُ الرَّسُولُ لَوَجَدُوا اللّٰهَ تَوَّابًا رَحٖیمًا

Diyanet meali

Biz her peygamberi sırf, Allah'ın izni ile itaat edilmek üzere gönderdik. Eğer onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler de Allah'tan günahlarının bağışlamasını dileseler ve Peygamber de onlara bağışlama dileseydi, elbette Allah'ı tövbeleri çok kabul edici ve çok merhametli bulacaklardı.

Kelime meali

وَمَٓا اَرْسَلْنَا Biz göndermedik
مِنْ رَسُولٍ Hiçbir peygamberi
اِلَّا Ancak
لِیُطَاعَ İtaat edilsin diye
بِاِذْنِ اللّٰهِؕ Allah’ın izniyle
وَلَوْ اَنَّهُمْ Şayet onlar
اِذْ O va- kit ki
ظَلَمُٓوا Zulmettiler
اَنْفُسَهُمْ Kendilerine
جَٓاؤُ࣒كَ Sana gelseler
فَاسْتَغْفَرُوا Ve mağ ret dile- selerdi
اللّٰهَ Allah’tan
وَاسْتَغْفَرَ Ve mağ ret dile- seydi
لَهُمُ Onlar için
الرَّسُولُ Peygamber
لَوَجَدُوا Elbette bulur- lardı
اللّٰهَ Allah’ı
تَوَّابًا Tevbeleri kabul edici
رَحٖیمًا Ve merhamet edici olarak

İtaat eylemi bir üst ve bir de astın olmasını gerektirir. Allah bütün kullarını insanlık şerefi ve kulluk fırsatı bakımından eşit yaratmıştır. Birilerinin, kendilerine itaat gerekli olması bakımından diğerlerinden üstün ve onların üstü olması, peygamberlik gibi Allah vergisi olan vasıflar dışında genellikle insanların gayretleriyle elde ettikleri faziletlere, becerilere, bilgilere ve ümmetin, usulüne göre kendilerine yetki vermesine ve bütün bu vasıflarından dolayı onlara itaat edilmesini Allah’ın istemesine (izni) bağlıdır. Bu cümleden olarak Allah Teâlâ peygamberlerini, kendilerine itaat edilsin diye göndermiştir; çünkü onlar Allah’ın elçileridir, peygamberlere itaat, Allah’a itaat demektir.

Münafıklar olsun, günahkâr, âsi (itaat etmeyen) müminler olsun bu davranışlarıyla Allah Teâlâ’ya zarar veremezler. O’nun kullarına verdiği sıkıntılar da, kulların vereceği müsbet, meşrû tepkilere göre dünyada ve âhirette lehlerine olabilecektir. Şu halde Allah’a ve resulüne itaat etmeyenlerin kötülükleri, zulümleri, zararları eninde sonunda kendilerine dönmekte, kendilerine dokunmaktadır. Bu mânada “kendilerine kötülük edenler” için de tövbe kapısı açıktır. Allah Teâlâ tövbeleri hemen kabul edeceğini, içtenlikle tövbe edenlerin daha öncesine ait kirli sicillerini tertemiz kılacağını vaad etmiştir. Nifak ve isyana sapanlar kendilerini temize çıkarmak için çıkmaz yollara girmek, tutarsız te’villere başvurmak yerine samimi olarak pişman olmalı, Resûlullah’a gelip suçlarını itiraf etmeli, bağışlaması için Allah’a yalvarmalı ve O’nun sevgili peygamberinden de kendileri için dua etmesini, Allah’ın bağışlamasını dilemesini istemelidirler.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 90

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Mâide 5/35 · bu âyete atıf yapan tefsir

یَٓا اَیُّهَا الَّذٖینَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَابْتَغُٓوا اِلَیْهِ الْوَسٖیلَةَ وَجَاهِدُوا فٖی سَبٖیلِهٖ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının, ona yaklaşmaya vesile arayın ve onun yolunda cihad edin ki kurtuluşa eresiniz.

Mâide 5/36 · bu âyete atıf yapan tefsir

اِنَّ الَّذٖینَ كَفَرُوا لَوْ اَنَّ لَهُمْ مَا فِی الْاَرْضِ جَمٖیعًا وَمِثْلَهُ مَعَهُ لِیَفْتَدُوا بِهٖ مِنْ عَذَابِ یَوْمِ الْقِیٰمَةِ مَا تُقُبِّلَ مِنْهُمْۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَلٖیمٌ

Şüphesiz yeryüzünde olanların hepsi ve yanında bir o kadarı daha kendilerinin (kafirlerin) olsa da onu kıyamet gününün azabından kurtulmak için fidye verecek olsalar onlardan yine kabul edilmez. Onlara elem dolu bir azap vardır.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?